
Prof. Dr. Beyhan Asma
DİJİTAL İŞÇİLİKLİKLE ALAKALI ÇALIŞMA BİÇİM VE YÖNTEMLERİ
Dijital emek, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yükselişiyle ortaya çıkan ve çeşitli sektörlerde çalışanların işlerini yerine getirirken kullandıkları dijital araçlar, platformlar ve uzaktan çalışma yöntemleri gibi unsurları içermektedir.Teknolojik ilerlemelerin hız kesmediği çağımızda yaşamımızı ilgilendiren tüm süreçler sürekli olarak bir değişim ve dönüşüm içerisindedir. Dijital çağ, bilgi çağı, post-modern çağ gibi birçok tanımlama kullanılan ve herkesin yeni bir çağ başladığına dair hem fikir olduğu bu çağın belirleyicisi şüphesiz teknoloji alanında yaşanan gelişmelerdir. Hayatımızın her alanına dahil olan dijital teknolojilerin iş gücü piyasasına da dahil olmasıyla tarihte birçok sömürünün öznesi olan emeğin yeni ekonomide varlığı dijital emek olarak güncel biçimini almıştır. İş organizasyonu ile ilgili neredeyse tüm süreçlerin dijital teknolojiler sebebiyle değişikliğe uğraması, yeni iş modellerinin de ortaya çıkmasına yol açmıştır. Covid-19 Pandemisi kapsamında salgının bulaşma hızını azaltmak için ülkeler uzaktan dijital çalışmaya hızlı bir şekilde geçiş yapmış, böylelikle 2020 yılı tarihte yaşanan en geniş toplu uzaktan çalışmanın yapıldığı yıl olmuştur. Küresel şirketler tarafından verimli olarak algılanan bu çalışma modeline geçiş, salgının seyri hafiflediğinde de birçok ülkede kalıcı hale getirilmiştir. Hazırlamış olduğum bu çalışma hemen her şeyin dijitalleştiği çağımızda dijitalleşmenin iş gücü piyasalarına etkisini, emeğin dijitalleşmesini ve yeni iş modeli olarak Türkiye ve Dünyada uzaktan çalışma uygulamalarını ele alarak irdelemek gerekir. Okuma, sahip olduğu önem nedeniyle bilim alanımızda ve diğer alanlarda neredeyse hep gündemde kalan bir araştırma konusu olmuştur. Okumanın tarihi başlı başına bir konudur ve yazıdan başlayarak günümüze kadar gelir. Okuma anlamı genişlemiş temel bir beceridir; okuma alışkanlığı da yaşam boyu öğrenmenin anahtarıdır. İnsanlar kendilerini anlatmak, birbirleriyle anlaşmak, çevreleriyle ilgili bilgiler edinmek amacıyla iletişim kurarlar. Duyguların, düşüncelerin, fikirlerin, bilgi ve kültürü kapsayan anlamların semboller yardımıyla aktarılması, iletilmesi, alışverişi ve ortak davranışı ortaya çıkaran etkileşim sürecine iletişim denir. Okuma değişik işaretlerin ve sembollerin anlaşılmasını, kavranmasını, açıklanmasını ve yorumlanmasını içeren bir iletişim sürecidir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin özellikle yeni medya platformlarının, ağlarının ve teknolojilerin okuma alışkanlıklarında ve davranışlarında değişikliğe yol açtığı literatürde sıklıkla dile getirilmektedir. Dijital teknolojilerin bütününün gençlerin okuma alışkanlıklarını değiştirmekte olup olmadığını; gençlerin neleri okuduklarını ve nasıl okuduklarını bilmek, onlara rehberlik edebilmenin ön koşuludur. Ayrıca bilgi ve iletişim teknolojilerinin ürünü olan internet ve diğer dijital kaynakların gençlerin okuma alışkanlıklarına etkisini irdelemek ve halk kütüphanelerinin basılı ve dijital ortamda okumayı özendirme konusundaki rollerini ortaya koymak da önemlidir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler internet yanında okuma alışkanlığını etkileyen birçok yeni elektronik medyanın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Okuma ve okuryazarlık kavramlarının anlam sınırları genişlemiş; literatüre “dijital okuma”, “ekran okuması”, “dijital bilgi okuryazarlığı” gibi yeni kavramlar girmiştir. Kütüphaneler de dijital çağın gereklerini dermelerine ve hizmetlerine yansıtarak kullanıcılarının bilgi gereksinimlerini karşılamaya çalışmaktadırlar. Okuma kültürünün oluşturulup geliştirilmesine katkı sağlamak özellikle de halk kütüphanelerinin temel görevleri arasındadır.
Yasal Sorumluluk
Sitemizde yayımlanan köşe yazıları ve yorumlar yazarların kendi görüşleridir.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
Tüm hukuki ve cezai sorumluluk yazarlara aittir.
Site yönetimi bu içeriklerden dolayı sorumlu tutulamaz.