12 Eylül 2010 da tarihe geçecek - GÜNCEL
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Anayasa değişikliğiyle ilgili halkoylamasına ilişkin ''Nasıl 12 Eylül 1980 tarihi önemli bir tarih olduysa Türkiye'nin bazı açılarından, 12 Eylül 2010 tarihi de önemli bir tarih olacaktır'' dedi.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Anayasa değişikliğiyle ilgili halkoylamasına ilişkin ''Nasıl 12 Eylül 1980 tarihi önemli bir tarih olduysa Türkiye'nin bazı açılarından, 12 Eylül 2010 tarihi de önemli bir tarih olacaktır'' dedi.
Bazı tmaslarda bulunmak üzere Sivas'a gelen Bakan Ergün Valiliği ziyaretinde bir gazetecinin ''12 Eylül 1982 Anayasası 12 Eylül'de değişecek mi?'' sorusu üzerine bir ülkenin iktisadi gelişmesiyle, o ülkedeki siyasi ve hukuki gelişmeler arasında çok yakın bağlantı olduğunu söyledi.
Bunların birbiriyle at başı gittiklerini ifade eden Bakan Ergün, ''İnsan hakları, özgürlükler de, demokrasi, hukuk devleti zemini ekonomik gelişmeler içinde güçlü bir zemindir. Bu konularda sıkıntı yaşayan, bu konuda tereddütleri olan, insanların kafasında soru işareti bulunan ülkeler de iktisadi gelişmeler yeterince olmaz'' dedi.
Yapmak istediklerinin Anayasa'da bulunan özgürlükleri kısıtlayıcı, hukuk devlet ilkesini zedeleyici, demokrasiyi zayıflatan hareketlere imkan verici unsurları restore etmek olduğunu anlatan Ergün, şunları kaydetti:
''Büyük bir restorasyon yapılmaktadır. Türkiye'nin demokrasisi, Türkiye'nin hukuk devleti, Türkiye'nin hak ve özgürlükler alanı genişletilmekte ve güçlendirilmektedir. Onun için 12 Eylül tarihinde ben milletimizin çok önemli bir karar vereceğini, Türkiye'nin geleceğini aydınlatacak önemli bir karara imza atacağına şahsen düşünüyorum. Keşke daha önce olsaydı. Bu meseleyi Temmuzun ortasında 60 günlük süre içerisinde bitirebilmiş olsaydık. Ama 120 günlük süreye yayılmış oldu. Önemli değil. Onu da bu milletimiz bu 120 günlük süre içerisinde iyi bir şekilde değerlendirecektir ve 12 Eylül tarihinde 12 Eylül 1982 yılıyla beraber, ondan sonraki gelişmelerle beraber ortaya çıkan demokrasi eksikliği, hukuk devleti eksikliği, insan hakları, özgürlükler alanındaki eksikliklerin bir kısmı zaten bu süreç içerisinde toparlanmıştı, düzeltilmişti. Ama geri kalanların da önemli bir bölümü bu düzenlemeyle düzeltilmiş, bu eksiklikler giderilmiş olacaktır. Ve bu önümüzü aydınlatacak önemli bir süreçtir, önemli bir tarihtir. Nasıl 12 Eylül 1980 tarihi önemli bir tarih olduysa Türkiye'nin bazı açılarından, 12 Eylül 2010 tarihi de önemli bir tarih olacaktır, Türkiye'nin geleceğini aydınlatmak açısından.''
-CHP'NİN ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURUSU-
Milletvekillerinin Anayasa değişiklikleri konusunda 110 imzayla Anayasa Mahkemesine gitme hakkı bulunduğunu söyleyen Ergün, ''Ancak bu şekil yönünden itiraz ile ilgilidir. Şekil de Anayasa'da bellidir. Yani 184 imzayla verilip, verilmediği, ya da 48 saat geçtikten sonra görüşülüp görüşülmediği veya oylamalarda 330'un üzerinde oy alıp almadığı konularıyla ilgilidir şekil meselesi. Bu şekil başka bir şekilde yorumlanamaz'' dedi. Ergün, şöyle devam etti:
''Ama Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlar başka bir şekilde yorumlamayı adet haline getirdiler. Şimdi işin esasını tartıştıracak bir şekilde Anayasa Mahkemesi'ne götürmek istiyorlar. İşin esasıyla, içeriğiyle ilgili tartışmaların yapılacağı yer Meclistir ve bu tartışmalar yapılmıştır. Bu tartışmalar yapılmış ve parlamento bir karara varamadığı için halka götürme kararına varmıştır. Halk karar verecektir. İkinci tartışma içerik tartışması, halk arasında referandum sürecinde yapacaktır ve gerçek kararı, nihai kararı halk verecektir. Şimdi kararı henüz verilmemiş bir konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götürmenin hukuki ve demokratik bir yolu bulunmuyor.
Yapılan iş hukuku değildir. Yapılan iş demokratik değildir. Halkın ortaya çıkmamış iradesini mahkemeye götürmenin demokrasiye sığan, hukuka sığan bir tarafı yoktur. Kaldı ki referandum sonuçlandıktan sonra eğer Anayasa Mahkemesi'ne götürülürse bunun da özü itibarıyla hukuka, demokrasiye uygun yolu yoktur. Ondan sonraki yapılacak mahkeme süreçleri ise halkı mahkemeye vermek anlamına gelir. Demokraside halk mahkemeye verilmez. Halk siyasi tartışmalarda zaten mahkemedir. Son kararı halk verir. Hukuki tartışmalarda mahkemeye gidersiniz, ama siyasi tartışmaların son karar merci halktır, halkın sözüne uyulur. Bizim de düşüncemiz budur.''
CHP'nin hukuk devleti ve demokrasi ilkesi açısından yanlış bir yolda gittiğini ifade eden Ergün, ''Bu yanlış yolu kendilerine biz hatırlatıyoruz. Gittiğiniz yol yanlıştır, hukukta, demokraside yeri yoktur. Halk da bunu yakından izlemektedir'' dedi.
Ergün, CHP'nin tutumuyla ilgili değerlendirmeyi halkın kendisinin yapacağını belirterek, ''Şüphesiz Anayasa Mahkemesi'ni de Cumhuriyet Halk Partisi'nin hukuk dışına çıkmaya zorlama hakkı yoktur. Mahkemeler bu kadar zorlanmamalıdır. 367 kararında 10 ve 42. maddenin görüşülmesi sırasında mahkemeler bir nevi zorlanmıştır. Mahkemeleri daha fazla zorlamaya kimsenin hakkı olmadığını düşünüyorum.''
Vali Ali Kolat da, Sivas'ın köklü bir tarihi yapısı olduğunu belirterek, kentte yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Vali Kolat, Bakan Ergün'e ziyaret anısına çift başlı kartal armalı plaket ile Valiliğin çeşitli kültür yayınlarından armağan etti.
-BAKAN ERGÜN'ÜN DİĞER ZİYARETLERİ -
Bakan Ergün, sabah saatlerinde de Organize Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikaları gezdi.
OSB'deki bazı fabrikaları gezen Bakan Ergün, bu arada Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile telefonla görüştü. Ergün, Şimşek'e ''Sivaslıların size selamı var. 'Maliye Bakanımızın paraya ihtiyacı olursa haberimiz olsun' diyorlar'' diye espri yaptı.
Bakan Ergün'e gezdiği fabrikalarda renkli lensler ile mermerden yapılmış bir satranç takımı armağan edildi. Bakan Ergün, Sivas'a bir daha geldiğinde mavi gözlü geleceğini belirterek esprilerini sürdürdü.
OSB'den Cumhuriyet Üniversitesinde yapımı tamamlanma aşamasına gelen Teknokenti gezen Bakan Ergün, daha sonra üniversite yolu üzerindeki tarihi Eğri köprüyü gezerek, bu alanın sosyal hayata açılması için çalışma yapılmasının önemli olduğunu belirtti.
Star Gazete



















