12 Eylül'le yüzleşeceğiz

 



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 12 Eylül'de genç yaşlarında idam edilen solcu Necdet Adalı ile ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu'nun mektuplarından ve onlar adına yazılan şiirlerden bölümler okurken zor anlar yaşadı. Gözleri dolan Erdoğan, 'CHP ve MHP 12 Eylül ile yüzleşemese de biz yüzleşeceğiz. 12 Eylül, iade-i itibar olacaktır' dedi.


Erdoğan, dün TBMM'deki AKP grup toplantısının büyük bölümünü 12 Eylül'de yapılacak referanduma ayırdı. 12 Eylül'deki referandumda hükümet icraatlarının değil, ülke geleceğinin oylanacağını söyleyen Erdoğan, CHP ve MHP'yi, 12 Eylül'de kurulan idam sehpaları üzerinden eleştirirken, miting stratejisi konusunda da ipucu verdi. Erdoğan, şunları söyledi:
 

'12 EYLÜL'DE SİYASİ TERCİH YOK'
Bu anayasa değişikliği AK Parti projesi değildir.  Bu paket Türkiye'nin topyekun ihtiyaç duyduğu, talep ettiği değişimlerin önemli bir kısmını içeren bir Türkiye projesidir. Vatandaşımın 12 Eylül'de yapacağı tercih, siyasi partilerle ilgili bir tercih değildir. 12 Eylül'de aziz milletimiz, hükümet icraatlarını değil, kendi geleceğini, ülke geleceğini oylayacaktır.
 

'ADALI, SUÇSUZDU'
Necdet Adalı daha 19 yaşında lise öğrencisiyken cinayet işlediği iddiasıyla 1977 yılında tutuklandı. 22 yaşındayken 8 Ekim 1980'de asılarak idam edildi. 12 Eylül cuntasının idam ettiği ilk gençtir. Sonradan suçlular, yakalandı ama Necdet Adalı geri gelmedi.'
 

'BİR SOLDAN, BİR SAĞDAN İDAM'
'12 Eylülcüler, kendi ifadeleri ile asılan solcu ile denge kurmak için bir de sağcı idam etmek istediler. Necdet Adalı'dan birkaç saat sonra yine 22 yaşında bir genç Mustafa Pehlivanoğlu darağacına gitti. Ailesi, infazdan 3 gün sonra çocuklarını ziyarete geldiklerinde idam edildiğini öğrendiler. Bir başka isim Erdal Eren. Daha 17 yaşındayken tutuklandı, 13 Aralık 1980'de Ankara Merkez Cezaevi'nde 18 yaşından küçük olmasına rağmen idam edildi.

'ÖLÜMLERLE HESAPLAŞACAĞIZ'
Tam 30 yıl sonra çocukları yağlı urgana taşıyan zihniyetle hesaplaşacağız.  CHP ve MHP, 12 Eylül'le hesaplaşamasa da biz hesaplaşacağız. Onun için MHP'li, CHP'li ve BDP'li kardeşlerimden 'evet' bekliyorum. CHP ve MHP aynı dili, aynı üslubu kullanıyor. Her üç cümlede bir dizi Yüce Divan ile şahsımı tehdit ediyorlar. Biz millete hizmet yoluna başımızı koyduk. Biz korkularla değil, ideallerle, aşkla siyaset yapıyoruz. O kuru sıkı tehditler bize hiçbir şey ifade etmiyor!'  ANKARA

CHP GECEKONDUDAN ÇIKSIN
Bİz milletin gönlünde kendimize yer edinmişiz. CHP Genel Başkanı bize Anayasa Mahkemesi'ne yakın ev ayarlayacağına, önce kendisi Anayasa Mahkemesi'nin bahçesine kurduğu gecekondudan bir çıksın.

BDP'YE ANAYASA TEPKİSİ
BDP soruyor: 'Bu anayasa değişikliği paketinde Kürtlerin lehine olabilecek madde yok, orada Kürt adı geçmiyor.'Hangi etnik unsurun adı geçiyor? Kürt kökenli vatandaşlarımın aleyhine olan bir madde var mı? 27 maddenin hepsinde 73 milyonun hepsi için eşit her şey var.

ŞAFAK TÜRKÜSÜ
BAŞBAKAN Erdoğan konuşmasında Nevzat Çelik'in Necdet Adalı için yazdığı Şafak Türküsü adlı şiirden alıntı yaptı: 'Beni burada arama anne/ Kapıda adımı sorma/Saçlarına yıldız düşmüş koparma anne, ağlama/ Kaç zamandır yüzüm tıraşlı/Gözlerim şafak bekledim/Uzarken ellerim, kulağım kirişte/Ölümü özledim anne/Yaşamak isterken delice...

SON MEKTUP
Mustafa Pehlivanoğlu'nun ailesine yazdığı son mektuptan da alıntı yaptı:
'Sevgili anne ve babacığım, Beni bu yaşa kadar getirdiniz yetiştirdiniz. Ben sizlerin bir evladınız olarak bugüne kadar Cenabı Hakk'ın ve onun resulünün, yüce peygamberimizin yolundan ayrılmadım. Alın yazımız böyle imiş, ne ise onu çekeceğiz. Eğer benim günahım varsa Cenabı Allah'ın huzurunda çekmeye hazırım. Yok bir yanlışlık sonucu ölümüme karar verenler, idam edenler, Allah'tan bulsunlar! Anne sizlerle helalleşmek isterdim, fakat olmadı. Hakkım varsa helal ediyorum, siz de helal edin. Son olarak abime, yengeme...' (Duygulanan Erdoğan, konuşmasına devam edemedi)'

'BASBAKAN AĞLAMA NUMARASI YAPIYOR'
Grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan'a cevap gecikmedi.  Barış Harekatı kutlamalarına katılmak üzere Kıbrıs'ta bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan'ın yalandan ağladığını belirterek, istismarcılıkla suçladı. Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: 'Başbakan'ın bir özelliği var, her şeyi istismar eder. Erdal Eren'i de istismar eder. 12 Eylül'de işkence görmüş herkesi istismar eder. Çünkü bunların kafasının arkasında başka planlar var. Bunlar dini de istismar etmedi mi?' diye konuştu.  Başbakan'ın, yaptığını ayıp olarak değerlendiren Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:Eğer hesap sorulacaksa idam edilenlerin aileleri hesap soracaktır. O aileler  bile, Erdoğan'ın getirdiği düzenlemelerin 12 Eylül'le hesaplaşma olmadığını çok iyi biliyor.

'12 EYLÜL ÜRÜNÜ PARTİ'
 12 Eylül ürünü olan bir parti 12 Eylül'le hesaplaşamaz. 12 Eylül'de onlar kapatılmadı. Onların sırtı sıvazlandı, onlar büyütüldü. 12 Eylül faturasını bizler çektik, acısını bizler çektik. Bizim partimiz kapatıldı, bizim genel başkanlarımız Zincirbozan'a götürüldü. Şimdi beyefendi kalkmış 12 Eylül'le hesaplaşacakmış. Öyle şey olmaz.'

 


Akşam
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile