Deli yaptığı açıklamada, Türkiye Ziraat Odaları Birliği öncülüğünde her yıl düzenli olarak kutlanan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü‘nün dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye‘de tarımsal üretimin ve üreticilerin hatırlandığı, tarımsal sorunlarımızın görüşüldüğü bir gün olmasını temenni ettiklerini belirterek, "Bilindiği gibi tarım sektörü, ülkelerin gıda güvenliği, kırsal kalkınma, istihdam, milli gelire katkı, ihracat ve çevre koruma gibi çok fonksiyonlu özelliği ile dünyanın her ülkesinde stratejik bir
öneme sahiptir. Ülkemizde milli gelirin yüzde 14‘ü, ihracatın yüzde 15‘i, istihdamın yüzde 40‘ı tarım sektörüne aittir. Sanayinin önemli bir bölümü tarıma dayalı olduğu gibi, tarımsal girdi talebiyle sanayi sektörünün önemli bir müşterisi durumundadır. Ayrıca, diğer sektörlere kaynak transferi sağlayan tarım sektörü, aynı zamanda, bu sektörde mevcut 1,5 milyon gizli işsizin, işsizlik sigortası gibi çalışmakta ve bu bakımdan adeta Sosyal Sigorta görevini yerine getiren, sosyal krizleri önleyen bir sektör
durumundadır. Ekonomik sıkıntıların, üretimle aşılacağı bilincinden hareketle, tarımın tüm alanlarında ki üretime büyük önem verilmelidir. Kurulan üretici birlikleri ve kooperatiflerine verilen kaynaklar artırılarak çiftçilerimiz bu yolla desteklenmeli hayvancılığın geliştirilmesi için yem bitkileri, damızlık hayvan destekleri arttırılmalı, mera ıslah çalışmalarına ağırlık verilmeli, hayvancılık ve süt entegre tesislerinin artırılması konusundaki çalışmalar hızlandır ılmalıdır. Hayvancılık sektöründe
sınırlarda kontrollerin yetersiz olması, sığırlarda kayıt için küpe sistemi varken küçükbaşlarda beyanın esas alınması, pazarlarda gerekli tedbirlerin alınmaması; bunların dışında üreticilerin üretim maliyetlerinin çok yüksek olması neticesinde ülkemize kaçak hayvan girişleri olmaktadır. Kaçakçılığı önlemek için s ınır bölgeleri başta olmak üzere yetiştirici maliyetlerini düşürmeye yönelik destekleme politikalarının uygulanması ve kurumlar arası koordinasyon sağlanarak kaçakçılığa yönelik idari
tedbirler alınmalıdır. Hayvan ithalatı durdurulmalı ve hayvan üreticilerine yaygın ve sürekli destekler verilmelidir. Üretimde verimliliği arttırmak için; girdilerin daha etkin kullanılmasını, modern yöntem ve araçları n kullanımının yaygınlaştırılmasını, tarımsal eğitim, yayım ve dan ışmanlık hizmetlerinin daha etkin hale getirilmesini ve gelişen tarımsal teknolojinin uygulanması sağlanmalıdır. Hayvancılık ürünleri, hububat ve yağlık bitkiler gibi temel gıda niteliği taşıyan fakat rekabet gücümüz zayıf
olan ürünlerin üretim ve verimlerinin artırılmasını teşvik edici politikalara ağırlık verilmelidir. Köylerimiz ve kırsal alanın alt yapısının tamamlanmas ı veya modernize edilmesi suretiyle, köylerimizde ki yaşam kalitesi yükseltilmeli, kırsal alanlar daha iyi yaşanabilir hale getirilmelidir. İşletme yapımızın iyileştirilmesi, küçük işletmelerin ekonomik ölçeklere uygun hale gelmesi, bölünmüş tarım arazilerinin birleştirilmesi için AB ülkelerindeki gibi arazi düzenleme kuruluş ları oluşturulmalıdır. Yapısal
dönüşümün gerçekleştirilmesi, maliyetlerin azaltılması ve desteklerin zamanında ödenmesi için bütçeden yeterli ödenek ayrılmalıdır. Yeni çıkarılan üretici birlikleri yasası ihtiyaca cevap vermemektedir. Çiftçilerimizi ilgilendiren yasa taslakları mutlaka taşra kuruluşlarından ve Çiftçilerin anayasal tek meslek kuruluşu olan Türkiye Ziraat Odaları Birliğinden görüş alınarak hazırlanmalıdır" dedi.
Türk çiftçisine ucuz üret, dünya ile rekabet et denildiğini vurgulayan Deli sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu yarışta Türk çiftçisi rakipleri ile rekabet şansı bulunmamaktadır. Türk çiftçisinin dünya çiftçisi ile rekabet edebilmesi için girdi maliyetleri mutlaka aşağı çekilmeli, çiftçiye verilen destekler AB ülkelerindeki seviyelere çıkartılmalıdır. Türk çiftçisi daha çok üretmek için sadece biraz destek, biraz teşvik ve biraz sahiplenme beklemektedir. Tarımsal üretim konusunda çiftçilerin ciddi sorunları bulunmaktadır. Çiftçi yapıcı ve çözüm üreten yaklaşımlar beklemektedir. İlgili kurumların bu işi
sahiplenmesi gerekmekte ve çözüm önerilerini ortaya koymalarını beklemekteyiz. Türk çiftçisi, yıllardır pahalı üretmekte, para kazanamamaktadır. Girdi maliyetleri, mazot, gübre, zirai ilaç fiyatlarının yüksekliği üretim maliyetlerini yükseltmekte, çiftçimizi çaresizlikle karşı karşıya koymaktadır. Çiftçilerimiz bu konularda destek beklemektedir. Yapılacak desteklemelerin de en az Avrupa Birliği‘ndeki oranlara yakın olması gerekmektedir. Tarım tüm dünyada en fazla risk taşıyan bir sektördür. Türk
çiftçisinin beklentisi, yıllardır biriken yapısal sorunların artık çözü lmesidir. Sulanabilir arazilerin alanlarının artırılması zaruridir. Türkiye‘deki tarım politikaları Avrupa‘daki tarım politikalarına entegre edilmelidir. Bizi asıl üzen nokta ülkemizde fazlasıyla potansiyel olduğu halde çift çi üretememektir. Çiftçiyi destekleyerek tekrar tarıma, üretmeye döndürülmelidir. Bunun da yolu desteklemelerden geçmektedir. Bu süreç değişmez ve köyden kente göçler başlarsa bu ülke ekonomisi iç in büyük bir
felaket olur. Çiftçiyi, köylüyü yerinde toprağında bırakacak, üretimi destekleyecek tarım politikaları acilen uygulanmalıdır. Çiftçi Kendisine karşı ithalat tehdidinin kullanılması nı istememektedir. Çiftçinin maddi ve manevi morale, motive edilmeye ihtiyacı vardır. Üretim eksenli bir tarım stratejisinin oluşturulmasını, üretimin sürdürülebilirliğini ve sürekliliğin sağlanması na yönelik tedbirlerin bir an önce alınmasını gerekmektedir. Bu meselenin çözümü sanıld ığı kadar zor ve ekonomiye de yük değildir.
Aksine kalkınma ve sanayimize destektir. Bu meselenin çözümü, milletimizin hala köylerde oturan ve geçimini topraktan ve tarımdan sağlayan büyük bir kesimin daha çok üretmesine imkân sağlamakla olacaktır. Tarım sektörünün bel kemiği olan çiftçilerimizin üretmeleri ve maliyetlerin düşürülmesi ile daha müreffeh yaşamasına ve iç huzurumuz ile sosyal barışımı za katkı sağlayacaktır.Sektörün rekabet gücünün arttırılması, ülkemizi ekonomik yönden güçlü kılacak, böylelikle köylülerimize ve çiftçilerimize çağdaş
yaşam olanakları sunulabilecektir. Doğru politikalar ile tarımın, üreten, ülke gereksinimlerini karşılayan, dış satımda ağırlıklı yeri olan, kalkınmaya katkıda bulunan bir sektör durumuna getirilmesi en büyük isteklerimiz arasında yer almaktadır. Nüfusumuzun büyük çoğunluğu köylerde çiftçilik yaparak yaşamını sürdürmektedir. Çiftçiler her mevsimde, kışın soğuğunda, yazın sıcağında, ayazda, zor koşullar altında çalışmaktadırlar. Bu çalışmalarının sonucu olarak sofralarımızın ekmeğini meyvesini sebzesini
üretmektedirler. Yaşamımızı çiftçilerimizin ürettikleri gıdaları yiyerek sürdürmekteyiz. Güç şartlar altında çalışan yorulan çiftçilerimize destek olmalıyız. Yiyeceklerimizin her birinde çiftçilerimizin alın teri ve göz nuru olduğunu unutmamalıyız. Şunu hiçbir zaman unutmayalım ki eğer Türk çiftçisi üretmez ise Türkiye aç kalır."
14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü
Kilis Ziraat Odası Genel Sekreteri Ümit Deli, Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu‘nun 1984 yılında aldığı bir kararla 14 Mayıs günleri, her yıl Dünya Çiftçiler Günü olarak kutlandığını söyledi.



















