Akyazı ilçesinde bulunan Topağaç köyü sakinleri , darbe anayasasına ' hayır ' dedikleri için dönemin askeri yönetimi tarafından cezalandırılması ve yeni anayasa değişliğine yüzde yüz ' evet ' diyeceklerinin basında yer almasından sonra köy büyük ilgi görüyor .
Köy muhtarı Mustafa Başer , köylerinin bir anda ilgi odağı olduğunu belirterek , çeşitli yerlerden ziyarete gelenler olduğunu , ayrıca Türkiye ' nin her yerinden kutlama telefonları aldığını söyledi . Başer , " Hatta köyün adının ' Demokrasi Köyü ' olarak değiştirilmesini teklif edenler bile oldu . Türkiye ' nin her bölgesinden tebrik telefonları geldi . Muş ' tan aldığım telefon çok anlamlıydı . Acılarımız ortak . " diye konuştu .
KAHRAMAN İLAN EDİLDİ
Eğitim Bir Sen Sakarya Şubesi , köyü ' Kahmaran ' ilan etti . Bir grup üye ile birlikte Topağaç köyünde basın açıklaması yapan Eğitim Bir Sen Sakarya Şube Başkanı Sevban Yıldırım , Türkiye ' nin demokratikleşmesine , sivilleşmesine , özgürleşmesine katkı sunmanın görevleri olduğunu kaydetti . Yıldırım şöyle konuştu : " Bu köyümüz 1982 darbe anayasasına hayır demiş kahraman bir köydür . O dönemin muhtarı merhum İsmail Başer ve ahirete göç edenleri rahmetle anıyoruz . Bu gün ise kamu çalışanları olarak bizlerin önemsediği önemli değişiklikleri ve düzenlemeleri içeren ' Anayasa değişikliği ' referandumuna bu günden ' evet ' diyeceklerini açıklayarak , demokrasiye , hak ve özgürlüklere , yani insanlık onuruna sahip çıkan Topağaç köyü muhtarını ve sakinlerini tebrik etmek onlara destek olmak için buradayız . "
Darbe öncesi ve sonrası hiç silah atılmayan , bu sebeple askerden taktir alan köy bir anda , ' darbe anayasaya hayır ' oyu vermesiyle hedef olmuştu . Köy muhtarı ve halk silah teslim edilmemesi bahanesi ile adeta canından bezdirilmiş , bir bacağı kesik , astım hastası olan dönemin muhtarı merhum İsmail Başer 45 gün nezaretin yanı sıra 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı . Her gün akşam üzeri köye gelip kötü muamelede bulunan , 80 yaşındaki ihtiyarları koşturup baskı yapan askerlerden bunalan halk , askerler köyü terk edene kadar çareyi mısır tarlaları , orman ve dere kenarlarına kaçmakta bulmuştu .



















