ANKARA - Tarim ve Orman Bakani Bekir Pakdemirli, “2017 yilinda 12,9 milyar lira olan tarimsal destek miktarini 2 kat artirarak 2022 yilinda 25,8 milyar liraya çikardik” dedi.
2022 merkezi Yönetim Bütçe ve 2020 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüsmeleri devam ediyor. Tarim ve Orman Bakanligi bütçesinde Bakan Pakdemirli, milletvekillerine sunum yapti.
Bakan Pakdemirli, yilinin küresel isinma ve iklim degisikliginin en çok hissedilen yil olarak da kayitlara geçtigini söyleyerek, “Bazi bölgelerde asiri yagis ve sellere, bazi bölgelerimizde ise orman yanginlarina ve kurakliklara sahit oluyoruz. Küresel isinma ve iklim degisikliginin tarim ve gida üzerindeki bu etkileri pandemi sürecinde zirve yapmistir. Ülkemizin son 5 yillina baktigimizda; don afeti yasanan alanlarda 3,5 kat, kuraklik afeti yasanan alanlarda 8,5 kat, yangin afeti yasanan alanlarda 3,5 kat, sel-su baskini yasanan alanlarin sayisinda 2 kat artis oldugunu görüyoruz. IPCC-Hükümetler Arasi Iklim Degisikligi Paneli raporu; sicaklik ve yagis degisikliklerinin, gida üretiminde fiyat artislarina neden oldugunu göstermektedir. Arastirmalar, 2050 yilindaki nüfusu beslemek için bugünkünden yüzde 60 daha fazla gidaya, bu gida üretimi için de yüzde 15 daha fazla suya ihtiyacimiz olacagini gösteriyor” ifadelerini kullandi.
Çiftçilere yönelik tedbirler aldiklarini vurgulayan Bakan Pakdemirli, “Üreticinin verim kaybina göre dekara 30 lira ila 100 lira arasi destek. Bu kapsamda kurakliktan etkilenen çiftçimiz için yaklasik 2,5 milyar lira bütçe ayirdik. 2021 yili basinçli sulama destegi basvurularinda belge eksigi olmayan tüm projeleri kabul ettik. Bu projeler için 300 milyon lira kaynak sagladik. Çiftimizin alin terinin güvencesi olan TARSIM kapsaminda poliçedeki devlet destegini ve çiftçiye ödenen hasar tazminat oranini yüzde 10 arttirdik. Besicimiz, süt üreticimiz, un ve yem sanayicimizin maliyetlerini azaltmak için TMO araciligiyla uygun fiyatli arpa ve bugday satislari baslattik. Bitkisel Üretimi Gelistirme Projeleri ile yüzde 75 hibeli tohum ve fidan temini gerçeklestirdik. Il ve bölgesel bazli toplantilar gerçeklestirerek sektörle birlikte küresel isinmaya karsi alacagimiz önlemleri içeren yol haritamizi belirliyoruz” diye konustu.
Pakdemirli, destekler konusunda, “Son 19 yilda, reel rakamlarla toplam 396 milyar lira destek ödemesi yaptik. Son 3 yilda verdigimiz desteklerde muazzam bir artis sagladik. 2017 yilinda 12,9 milyar lira olan tarimsal destek miktarini 2 kat artirarak 2022 yilinda 25,8 milyar liraya çikardik. Türkiye,2020 yilinda OECD ülkeleri arasinda tarimsal destegin GSYH’ya oraninda yüzde 1,61 ile ilk siradadir. Son 19 yilda bugünkü rakamlarla; 261 milyar lira bitkisel üretim destegi ödedik. 59 milyar lira mazot ve gübre destegi ödemesi yaptik. Stratejik ürünlere ilave desteklerle çiftçimizin yaninda olduk. 2002’de 5 ürüne prim destegi verilirken, bugün 18 ürüne pirim destegi sagliyoruz. Pamuk primini yüzde 37,5 artisla bir lira 10 kurusa, ayçiçegi destegini yüzde 25 artisla 50 kurusa yükselttik. Bu kapsamda; Hububat grubunda 2020 yilinda dekara 16 lira olan gübre destegini, 2021 yilinda 20 liraya, 2022 üretim sezonu için 32 liraya çikardik. Yine diger ürünlerde 2020 yilinda dekara 4 lira olan gübre destegini, 2021 yilinda 8 liraya, 2022 üretim sezonu için 16 liraya çikardik. Hububat grubunda sertifikali tohum desteklerini ise 2020 yilinda dekara 16 liradan, 2022 üretim sezonu için dekara 24 liraya çikariyoruz” bilgilerini verdi.
Pakdemirli söyle konustu:
“Çiftçimizin alin terini güvence altina aldigimiz TARSIM ile 2006’dan bu zamana kadar toplam; 16,8 Milyon adet poliçe düzenlenmis, 15,6 milyar lira hasar tazminati ödenmistir. Bakanlik olarak sigorta poliçesi bedelinin yüzde 66’sina kadar biz karsiliyoruz. Kirsal kalkinmanin önemli bir araci olan cografi isaretli ürünler konusunda yürüttügümüz çalismalar ile; Son 19 yilda; 772 tarim ve gida ürünü cografi isaret tescili almis, bunlardan 511’i, yani yüzde 70’e yakini son 3 yilda tescil edilmistir. AB’de 7 tescilli ürünümüzün 4 adedi de son üç yilda tescil edilmistir.”
Pakdemirli sözlesmeli tarim konusunda, “Dünyanin birçok ülkesinde basarili bir sekilde uygulanan sözlesmeli tarimin çiftçimizi korumak için çok önemli bir sistem oldugunu biliyor ve ülke geneline yayiyoruz. Çünkü; sözlesmeli üretimin yayginlasmasi ile birlikte; tarimsal üretim planlamamiza katki saglayacak, üretimde öngörülebilirlik artirilacak ve fiyat dalgalanmalarinin önüne geçilecek, çiftçinin ürettigi ürünü deger fiyattan satabilmesini saglayarak ürün pazarlama riskini minimuma indirecek, sanayinin ihtiyaç duydugu kalitede ve miktarda ürünü tedarik edebilmesi saglanacak, tarladan sofraya kadar geçen süreçte ürün zayiatinin önüne geçilecek, tarim-sanayi entegrasyonunu sözlesmeli tarim uygulamalarini yayginlastirarak saglamis olacagiz. Uygulamakta oldugumuz tarimsal desteklemeler, müdahale alimlari ve sübvansiyonlu tarimsal krediler ile çiftçimizin ve üreticimizin her zaman yaninda olduk” seklinde konustu.
2022 Bütçe Görüsmeleri
Ahmet Umur Öztürk



















