'21. yüzyılda yasakçılık mümkün değil'

'21. yüzyılda yasakçılık mümkün değil'

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, internette kısıtlama iddialarına ilişkin, 21. yüzyılda gizliliğin mümkün olmadığını ifade ederek, "Hükümetler açısından da yasakçılık mümkün değil. 21. yüzyıl, yasakçılığın minimuma indiği bir yüzyıl olacaktır" dedi.

Kanal 24 ekranlarında yayınlanan Gökhan Gökçe'nin sunduğu Söz Kampüsten İçeri programının dün akşamki bölümüne Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün konuk oldu oldu. Ergün, İstanbul Aydın üniversitesi'nde öğrencilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye'nin rekabet gücünü nasıl arttıracağına ilişkin soruya Ergün, "Dünya şu anda rekabetçi bir ekonomik yapıyla karşı karşıya. Ancak her ülkenin rekabet koşulları ve rekabet avantajları aynı değil. Mesela Türkiye gibi bir ülke, rekabeti ucuz hammadde, ucuz emek ve ucuz enerji kaynağı bir ülke olmadığı için buralarda araması ve bulması doğru da değil mümkün de değil" dedi.

"TÜRKİYE PAZARLARINI ÇEŞİTLENDİREREK YOLA DEVAM EDİYOR"

Ne yapılırsa yapılsın Çin kadar ucuza işgücü çalıştıramayacaklarını belirten Ergün şöyle devam etti:

"Hindistan keza aynı şekilde bu avantajlara sahip. Bizim iş gücü, ucuz emek açısından bazı bölgelerle rekabet etme şansımız yok. Hammadde ve enerji açısından da aynı. O zaman bizim rekabet gücünü gerilerde değil daha ileride aramamız ve bulmamız gerekir. İleri aramaktan neyi kastediyoruz; bizim ileri teknoloji ürünler üreten, yüksek katma değerli ürünler üreten, markalaşmaya önem veren ve ARGE'ye önem veren bir ülke olmak mecbriyetimiz var. Bizim sanayimizin temelini buralar oluşturmalı ve biz rekabeti burada yakalayabiliriz. Genç nüfusumuz, eğitimli nüfusumuz, ARGE'ye, yenilikçiliğe yatkın olan nüfusumuz bize bu avantakı sağlıyor. Zengin pazarlara yakınlığımızın da sağlamış olduğu avantajlar var. Aynı zamanda ülkemizin coğrafyasının ve tarihininin bize sunmuuş olduğu avantajlar var. Dolayısıyla biz Avrupa pazarlarıyla ticaretimizi, ilişkilerimizi devam ettiriyoruz. Türkiye pazarlarını çeşitlendirerek yola devam ediyor."

"21. YÜZYIL YASAKÇILIĞIN MİNİMUM'A İNDİĞİ BİR YÜZYIL OLACAKTIR"

Bir öğrencinin, İnternette kısıtlama iddialarının doğru olup olmadığını soruması üzerine ise Bakan Ergün, Türkiye'nin interneti en iyi kullanan ve en özgür kullanan ülkelerden bir tanesi olduğuna dikkat çekti. "Dolayısıyla internet alt yapısının bu kadar güçlü olduğu ve bu kadar iyi ve özgür kullanıldığı bir ortamda, internetin kullanılmasının kısıtlanması gibi kaygıları biz hükümet olarak asla taşımayız" diyen Ergün şunları söyledi:

"Bizimle ilgili kurumlarda asla taşımazlar. Ama internetle suç işlenecekse o zaman işlenen suçlara karşı tedbir tabiki alınacaktır. Bu çerçevenin dışına çıkan, internetten insanlar çok haberleşiyorlar bunların önüne geçelim gibi şeyler mümkün değil. 21. yüzyılda gizlilik mümkün değil, hükümetler açısından da yasakçılık mümkün değil. Neyi yasaklamaya kalkarsanız kalkın, arzu ettiğiniz boyutlarda bir yasakçılık yapamazsınız. Çünkü o yasakladığınız şey, bir başka yerden delinip özgürlük alanı oluşturmaya son derece müsaittir. Hükümetler bunu düşünmeliler. 21. yüzyıl, yasakçılığın minimuma indiği bir yüzyıl olacaktır. 21. yüzyıl kimsenin gizli saklı bir iş yapmasına ihtiyaç hissettirmeyen, herkesin şeffaf olamaya mecbur olduğu bir yüzyıl olacaktır."

"İSTİKRARLI BİR ÇIKIŞIN SÜRMESİNİ ARZU EDİYORUZ"

Ergün, bir öğrencinin "Türkiye büyümeye devam edecek mi?" sorusuna karşılık da, "Ekonomik büyümenin istikrarlı bir çizgi takip etmesi ve bir büyüme trendinin sürdürülmesidir. Bunun ani bazı çıkışlar veya ani bazı inişler göstermesi normal olmayan bir durum olur. Dolayısıyla istikrarlı bir çıkışın sürmesidir bizim arzu ettiğimiz şey" diye konuştu.

"Büyümede veya tüketim harcamalarında zaman zaman kontrollü bir gidişin elde edilebilmesi için mekanizmalar devreye alınır" diyen Bakan Ergün, "Merkez Bankası'nın son zamanlarda uyguladığı kredilere yönelik mekanizmalarda bir anlamda fren mekanizmalarıdır. Yani Dünya'daki gelişmeleri takip eden riskleri takip eden mesela, Avrupa pazarlarındaki genişleme, bizim ihracat yaptığımız pazarlardaki genişleme, iç pazardaki genişleme. Bütün bunları Kuzey Afrika'daki riskler, ABD'nin, Japonya'nın yaşamış olduğu bir takım bütçe açıklarıyla ilgili riskler, küresel bazı riskler, hepsi birden değerlendirildiğinde o zaman büyüme rakamlarınız, iç pazardaki tüketim rakamlarınız, insanların gelir durumlarını, bankalarda vade yapısını,bütün bunların hesaplanması, bir vade dengesinin kurulması, tüketim harcamalarının daha düzenli bir artış, yatırım harcamalarının daha düzenli, istikrarlı bir artış içerisinde olması lazımdır. Bunu sağlamak amacıyla bazı önlemler alındı. O önlemlere paralel bu gelişmeler söz konusu oluyor. Yoksa o önlemler olmasa insanlar doğal olarak herşeyi devlet kadar ayrıntılı bir şekilde göremeyebilirler" şeklinde konuştu.

BEYAZ GAZETE
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile