33 Stk`dan Ortak Kınama

33 Stk`dan Ortak Kınama

Eğitim Bir-Sen Bitlis Şube Başkanı Rasim Taşcan, son saldırıların yediden yetmişe herkesi rahatsız ettiğini belirterek, "Çocuklarımıza geçmişin karanlığını değil, barış ve huzur dolu aydınlık bir gelecek bırakmak istiyoruz.

Buna engel olmak isteyenlere karşı bölgede faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri olarak daha kararlı bir şekilde duracağımızı ve gerektiğinde her türlü bedeli ödemeyi göze aldığımızı deklare ediyoruz" dedi.

İl merkezi ile ilçelerinde faaliyet gösteren 33 sivil toplum kuruluşu (STK), son günlerden yaşanan terör olaylarını kınamak amacıyla ortak bir basın açıklaması yaptılar. Bir otelin konferans salonunda gerçekleştirilen basın açıklamasını okuyan Eğitim Bir-Sen Bitlis Şube Başkanı Rasim Taşcan, Bitlis`in yetiştirdiği Şems-i Bitlis, Said-i Nursi ve daha birçok ilim adamıyla `evliyalar diyarı` olarak anıldığını ve hem Türkiye`de hem de bölgede huzurlu iklimi ile bilinen bir şehir olduğunu söyledi. Ancakyaşanan son saldırılarla bazı kesimlerin bu huzuru halka çok gördüğünü ifade eden Taşcan, yediden yetmişe herkesin bu yaşanan olaylardan rahatsızlık duyduğunu belirterek, "Siyasal iktidarın Kürt sorununun çözümüne yönelik açılım politikası ile paralel ülkemizin dış politikada yakaladığı başarılı grafik hem içeride hem dışarıda birilerini rahatsız etmiştir. Öyle ki, demokratikleşme süreci hızla sürerken ve kültürel haklar konusunda önemli yasal adımlar ve uygulamalar hayata geçirilirken bitmesi gerekenterör olaylarının sürekli ve planlı bir şekilde artış göstermesi oldukça dikkat çekici ve düşündürücüdür. Çünkü geldiğimiz noktada sorunun kaynağını teşkil eden Ergenekon yapılanmasının büyük bir darbe aldığını, gözaltında işkencelerin ve faili meçhullerin yaşanmadığını, demokratikleşme yolunda önemli adımların atıldığını müşahede etmekteyiz. Bütün yaşanan olumlu gelişmelere rağmen demokratikleşme sürecini desteklemek yerine bölge halkının vicdanını yaralayacak şekilde Türk`ü ile Kürt`ü ilevatandaşlarımızın ölümleri ile sonuçlanan tüm saldırıları kınadığımızı belirtmek istiyoruz" diye konuştu.

Cumhuriyet tarihi boyunca ülkemiz halklarına zulmeden karanlık yapılanmaların son yaşanan saldırılarda parmağının olduğunu düşündüklerini de ifade eden Taşcan, "Her iki tarafında taşeron örgütleri bu amaçlara hizmet etmektedir. Başlattığı demokratikleşme sürecinden taviz vermeden daha kararlı bir şekilde yoluna devam etmesi için hükümete çağrıda bulunuyoruz. Aynı şekilde, Kürt halkının adını kullanarak terör üreten PKK`ya da saldırılara derhal son vermesi, siyasetle müzakere sürecinin önünü açmasıçağrısında bulunuyoruz. Hangi kesimden olursa olsun artık analar ağlamasın diyoruz. Bu ülkenin, dünya ülkeleri karşısındaki en büyük gücü olan, bu ülkenin temel taşları olan ve bu ülkenin yarınları olan gençler artık ölmesin diyoruz. Ayrıca bu saldırılarda zaafiyet gösteren birimlerle ilgili bir an önce gereğinin yapılmasını istiyoruz. Zira ilimizde yaşanan son saldırılar gündüz saatlerinde ve düz arazide meydana gelmiş olup gereken önlemler alınamamıştır. Saldırı sonrası saldırıyıgerçekleştirenlere yönelik etkili bir takibin yapılamamasının da kamuoyunu vicdanını çok rahatsız ettiğini ifade etmek istiyoruz. Netice itibarıyla bu bölgede yaşayan insanlar olarak, toplum huzurunu sağlamaya yönelik atılacak her adımı desteklediğimizi belirtmek istiyoruz. Çocuklarımıza geçmişin karanlığını değil, barış ve huzur dolu aydınlık bir gelecek bırakmak istiyoruz. Buna engel olmak isteyenlere karşı bölgede faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri olarak daha kararlı bir şekilde duracağımızıve gerektiğinde her türlü bedeli ödemeyi göze aldığımızı deklare ediyoruz. Yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden güvenlik güçleri ve sivil vatandaşlarımıza Allah`tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve tüm milletimize başsağlığı diliyoruz. Bu süreçte bütün tarafların sağduyulu davranmasını ve bir daha böyle bir açıklama yapmayı gerektirecek olayların yaşanmamasını diliyoruz" şeklinde konuştu.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile