AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek açıklamalarda bulunuyor...

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek açıklamalarda bulunuyor...

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek saat 19.30'da başlayan Sürmanşet programında çarpıcı açıklamalarda bulundu...

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Beyaz Tv'de yayınlanan Sürmanşet programında, açıklamalarda bulundu.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in konuşmalarından satır başları:

ÖZGÜR ÖZEL, KENDİSİYLE ÇELİŞTİ!

Bu kişiyle görüşemediğini söyleyen kendisi, sonra 'bunu ispatlarsanız ben istifa ederim' diyor.. Bizim ispatlamamıza gerek yok zaten sen kendi kendine ispatlıyorsun. Bunu söyleyen sensin. Kendi ağzınla diyorsun ki, 'Beş dakika bile görüşemememiz çok üzücü' diyorsun. Bir yandan da 'Ben kimden randevu istesem onunla görüşürüm' diyorsun. Ya adam seninle görüşmemiş. Bir çöp poşeti gibi atmış bir köşeye.'

'Hem önce kendinin, çıkıyorsun böyle bir ezik duruma düştüğünü, böyle bir sıkıntılı duruma düştüğünü, bir çöp poşeti gibi bir köşeye atıldığını söylüyorsun. Ondan sonra da çıkıyorsun 'Ben kimden randevu istersem randevu alırım.' diyorsun, alamamışsın, vermemişler. Niye versinler efendim? Randevu verirken üç kere düşünmek lazım CHP'lilere. 'Acaba buraya da gelecek bir rüşvet işi, bir yolsuzluk işi, bir vurgun işiyle buraları da karıştıracak mı? diye herkes düşünüyordur.'

ÖZEL'İN AKIN GÜRLEK TAKINTISI BİTMİYOR!

“Bunu yaptı diyebiliyor mu? Bunu etti diyebiliyor mu? Öyle olmuş, böyle yapmış, böyle –muş... Ya arkadaş Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanısının. Deki bunu yaptı, şunu yaptı, bunu yaptı. Peki şimdi Akın Gürlek, Sayın cumhuriyet başsavcısı ne yaptı? Kendisini dava etmiş. Bu CHP ne istiyor, biliyor musunuz? Niye insanlara iftira atıyorlar, biliyor musunuz? Ya bu sadece İstanbul Sayın Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek Bey'e atılan iftira değil. Bunu zaman zaman AK Partililere de atıyorlar. Yargıdaki mensuplara da atıyorlar, başkalarına da atıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi'nde şöyle bir gelenek olmuş. Ya şunu sormak istiyorum Sayın Özgür Özel. Şikayet eden CHP'li, yani sen diyorsun ki Akın Gürlek'e aklınca, ‘Benim arkadaşlarım, bizim içimizdeki yaptıkları, rüşvetleri, gelip size ihbar etse de üstünü kapat.' demek istiyor. Ya bunun arkasında başka ne anlarsınız? Şimdi Sayın başsavcı, bunun böyle olmadığı yönünde kendisine dava açtı. Davayı kazanınca da ne diyorlar biliyor musunuz? ‘Bu yargı siyasallaştı.' Ya senin ne hakkım var iftira atmaya. Şimdi, senin kendi arkadaşların içinden gidiyor, kendi partindeki pislikleri, yolsuzlukları şikâyet ediyor. Bu şikâyetler dolayısıyla da yargı hareketi geçiyor. Suçlusu Akın Gürlek olacak öyle mi? Ya bunun bir mantığı olması lazım.”

'Bakın başından beri aynı işi yapıyorlar. Ekrem İmamoglu'yla ilgili, 5 milyon dolar alışveriş merkezinden para istediğini söyleyenler, alışveriş merkezi sahipleri. Yargı ne yapacak? Tabii ki işlem yapacak. Ekrem İmamoglu'nun sağ kolu, bir otelden 20 milyon dolar, bir otelden 7 milyon dolar para aldık diyorsa, rüşvet İstendi diyorsa, ya burada Sayın başsavcının ne yapmasını bekliyoruz? Ve burada Sayın başsavcı bu konuyla ilgili yargının gerektiği şekliyle işletince, suçlu olacak ve bu konuda kendisine iftira atılacak. Ya sen önce git, Dilek İmamoglu'na basın danışmanlığı yapan kadına kaç yüz bin lira maaş verdiğinizin hesabını bir verin... Sen önce git, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde Murat Ongun'un aldığı maaşla o oturduğu villaların hesabını sor. Ekrem İmamoglu'nun 50 milyon dolarlık villalarını 15 milyon TL'ye nasıl üstünüze geçirdiğinizi sor. Allah aşkına, sabahtan akşama kadar hepimiz iftira... Şimdi bakın, şöyle bir durum oldu. Mesela bana da iftira attılar. Biliyorsunuz şahsi malımla ilgili. Ne yaptım? Gittim dava ettim. Ya gelin kardeşim, tespit edin dedim. Nasıl almışım, nasıl etmişim? Bu işin tespitini yapın dedim. Ama ben bana iftira atanlar, beni hiç mahkemeye vermiyor mesela. Ne kadar anormal bir durum değil mi? Mesela ben sizin için bir konuda bulunuyor. Bir suç işlediğinizi söylüyor. Ama gidip savcılığa başvurmuyor...”

ÖZGÜR ÖZEL'DEN YILBAŞINA ÖZEL FETVA!

“Kur'an-ı Kerim, Van'da da aynıdır, Edirne'de da aynıdır, Arabistan'da da aynıdır, New York'ta da aynıdır, Londra'da da aynıdır. Hiçbir yere göre değişiklik falan göstermez. Şimdi şunu diyebilir bir kişi, ‘Ya kardeşim ben bilet alıyorum. Bunun da günah olduğunu biliyorum ve alıyorum. Seni ilgilendirmez' der. Ve bunun günah olmadığına da inanıyorsa, o onun kendi inancıyla ilgili bir şey. Bakın ama Müslümanlıkta buna günah değil diyemezsiniz. Şimdi şöyle bir durumla karşı karşıyayız. Sen hoca değilsin. Sen mesleğini yap, siyasetçiliğini yap. Senin hocalığına güvenmeye kalkarsak, mezar başında Veli Ağbaba'yla ne yaptığını gördük. Sen bu konuda hocalık yapma.”

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile