Ali Babacan : Büyüme hedefimiz yüzde 5.5

Ali Babacan : Büyüme hedefimiz yüzde 5.5

2010 için ekonomik büyüme yüzde 3.5 rakamına ualştığını belirten Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, hedeflerini daha yukarı çekip yüzde 5.5'e ulaşacaklarını söyledi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bu yıl Orta Vadeli Program ile Orta Vadeli Mali Plan’ın tek bir doküman olarak 15 haziranda açıklanacağını belirterek, yüzde 3.5 olan resmî büyüme tahmininin söz konusu dokümanda yukarı doğru revize edileceğini belirtti.

Verilerin Türkiye’deki ekonomik canlanmanın 2009’un son çeyreğinden başlayarak, bir artış ivmesine girdiğini gösterdiğini kaydeden Babacan, öncül göstergelerin de toparlanmanın 2010’da süreceğine işaret ettiğini söyledi. Babacan, “Tabii bu toparlanmadan bahsederken buradaki düşük baz etkisini de mutlaka dikkate almak lazım. Bir bakıma Türkiye ekonomisi o dip noktadan yukarı doğru toparlanıyor, henüz biz kriz öncesi döneme dönmüş değiliz, daha biraz vakit alacak o noktaya gelmemiz” dedi.

Birkaç ay gelişmeler izlenecek

Babacan, bu yılki Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Plan’ın beraber tek bir doküman halinde açıklanacağını belirterek, şunları kaydetti: “Normalde mayıs sonunda Orta Vadeli Program, haziran ortasında da Orta Vadeli Mali Plan açıklanıyor. Yasadaki takvim bu. Ancak biz bu yıl 15 haziranda her ikisini birleştirip tek bir doküman olarak açıklamayı düşünüyoruz. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; orada 2010 için açıklayacağımız büyüme tahmini yüzde 3.5 değil, daha yüksek bir rakam olacak. Daha yüksek ne kadar, onu şu anda söylemek istemiyorum çünkü birkaç ay daha gelişmeleri izlememiz lazım. Çünkü bir yandan dünya toparlanıyor diyoruz ama dünyanın toparlanması aynı zamanda içinde riskleri de barındıran bir toparlanma.”

OECD bile revize eder

Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin ne yapacağının çok önemli olduğuna işaret eden Babacan, şunları söyledi: “Bütün tedbirleri aldıktan sonra, şu anayasa değişikliğimizi yapalım, Türkiye’de demokrasiyi daha sağlam bir zemine oturtalım, Türkiye’de yargıyla ilgili malum sorunlarımızı çözelim, Türkiye’nin ekonomik istikrarının oturacağı orta vadeli programımızın uzun vadeyle pekiştirilmesini sağlayalım. O dönemde OECD’ye hesapları tekrar yapın dediğinizde size muhtemelen 5.5 değil, daha farklı rakamlar söyleyebilir. Gelecek dönemle alakalı dikkat edeceğimiz hususlar çok belli. Öncelikle siyasi istikrar ve çok sağlam ekonomi politikası. Bunun özünde devlet harcaması yoluyla değil, özel sektörün önünü açarak büyüme stratejisi var.”

Koalisyona kim gelir

Babacan, genel güven ortamı ve istikrarın ekonomik büyüme açısından olmazsa olmaz bir şart olduğunu vurguladı. Babacan, şöyle devam etti: “Öncelikle siyasi istikrarı sağlayacaksınız. Bu ülkeyi siyasi açıdan öngörülebilir bir ülke haline getireceksiniz ki, arkasından uygulayacağınız ekonomi politikalarına, ekonomik programına güven olsun. Aksi halde ileriye doğru yapılan açıklamaların hiçbir kıymeti kalmaz. Bir koalisyon hükümetinin ömrü ne kadardır? Altı ay sonra var mıdır, yok mudur? Bunun sorgulandığı bir ortamda o ülkenin açıkladığı bir programın, politikaların kıymeti yoktur. Herkes bugünün, yarının hesabını yapar. Ekonomi yönetiminde süreklilik, politikalarda devamlılık ve öngörülebilirlik bu işin olmazsa olmaz bir şartı.”
Kur hedefimiz yok asla olmayacak da

Babacan: Merkez Bankası’nın bir kur hedefi yoktur. Bizim de hükümet olarak bir kur hedefimiz yok. (Kurun şuradan aşağı inmesini, şuradan yukarı çıkmasını istemiyoruz) diye birşey yok. İnsanların şahsi temennileri olabilir ama bu değişmeyecek. Farklı talepler olabilir ama her gelen talebe (tamam) deseydik bataklığın içindeydik. Belli bir çizgiyi koyacaksınız, hedefinizi belirleyeceksiniz. Yoksa ne olacağı belli olmaz. Dolayısıyla bugüne kadar olmadı bugünden sonra da olmayacak kaldı ki rekabet gücünü biz kurda aramayacağız, herkes önce kendi üzerine düşenleri yapacak.

Ağzımız yandı yeni banka açmak yok

Babacan: Az sayıda çok büyük bankalar oluşmasına izin verilmemeli. Pek çok ülke bu çıkmaza girdi. Türkiye’de hazır işler o noktaya gelmemişken oligopol bir piyasa oluşmasın istiyoruz. O konuda karar vermiş durumdayız. Türkiye’de daha orta büyüklükte çok banka olsun istiyoruz. Bu (yeni bankaların önünü açmak demek midir?) Gündemimizde böyle bir şey yok. Bu konuda şartlar tamamen kapalı değil ama çok zor. Zor şartlar devam edecek. Yani Türkiye’de banka açmak kolay bir iş olmamaya devam edecek. Çünkü bizim ağzımız çok yandı. Herkes hesabını kitabını ona göre yazsın.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile