Anne Babasi Obez Olan Çocuk Yüzde 90 Obez Oluyor
Çocuk Hastaliklari Uzmani Dr. Cengiz Akbenlioglu, tüm dünyada giderek daha yaygin görülen obezitenin çocuklar için risklerine deginerek bunun ömür boyu devam edecek, tedavi edilemeyen ancak kontrol altina alinabilen bir hastalik oldugu konusunda anne babalari uyardi.
Acibadem Bodrum Hastanesi Çocuk Hastaliklari Uzmani Dr. Cengiz Akbenlioglu, “Yag dokusunun vücut agirligina oranla artmasi” anlamina gelen ve hem ülkemizde hem de dünyada giderek artan obezite hakkinda önemli bilgiler verdi. Obezitenin, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalik, tip 2 diyabet hastaligi, kalici hasarli eklem hastaligi gibi hastaliklarin ortaya çikmasi ve hayat süresinin kisalmasina neden oldugunun altini çizen Dr. Akbenlioglu “Kilo artisi yag dokusu hacmini olusturan yag dokusu hücrelerinin sayi ve hacimlerinin artisi ile alakalidir. Normal kilo ile sismanlik ayiriminda birçok yöntem kullanilmakla birlikte en sik kullanilan vücut agirliginin boyuna uyan ideal agirligina göre yüzde ifadesidir. Sik kullanilan baska bir indeks de kilo ile boyun metrekaresinin birbirine orani seklinde hesaplanir” dedi.
Tüketilenden daha fazla enerji alinmasinin sismanligin temel nedeni oldugunu söyleyen Dr. Akbenlioglu “Bu sismanliga eksojen obezite denir. Genetik yatkinlik, çevresel faktörler ve psikolojik faktörler sebepleridir. Yetersiz park ve spor alanlari, apartman yasami, okul ulasiminin servislerle yapiliyor olmasi, çocuklarin evde kalis süresini artiracak bilgisayar ve TV programlari, fast food beslenme, dogal besinlerin azalmasi ve genetigi degistirilmis besin maddeleri obeziteye zemin hazirlar” dedi.
“Anne baba obez ise çocukta obezite riski yüzde 90”
Dr. Akbenlioglu, anne-babasi asiri kilolu olan çocuklarin obez olma riskinin yüzde 90, birisinin kilolu olma durumunda ise bu riskin yüzde 70 olduguna isaret ederek sunlari ifade etti: “Beslenme kültüründeki degisiklikler, hizli yenebilir yüksek kalorili besinler yayginlasmis ve maliyetinin ucuz olmasi, yeterli meyve ve sebze tüketiminin olmamasi, su yerine yüksek kalorili sekerli içeceklerin tüketilmesi, ögünlerin azaltilip çok fazla ara ögün seklinde yemek yenmesi obezite riskini arttirmaktadir. Aile içi problemler, okul basarisizligi, sosyal çevreye katilamama, arkadas edinememe ve arkadas çevresinden uzaklastirilma çocuklari fazla beslenmeye yöneltir. Kilosu artan çocuk aldigi kilolardan dolayi sosyal ve aile çevresinden olumsuz yönde daha fazla etkilenip kisir döngüye girerek yemek yemesini arttirir”.
“Erkek çocuklarda meme dokusuna yol açabilir”
Çocuklarda obezitenin her yasta görüldügünü ancak en sik 1 yas, 5-6 yas ve ergenlik döneminde rastlandigina dikkat çeken Dr. Akbenlioglu, sisman erkek çocuklarda gögüste toplanan yag dokusunun yalanci jinekomasti yani erkekte gelisen meme dokusuna; özellikle karin, baldir ve kalça bölgelerinde sitria adi verilen ciltte çatlaklara ve normal boyutta olmasina ragmen yag dokusu içine gömülmüs oldugundan penisin küçük görünmesine, bacak sürtmelerine bagli pisikler, bacaklarda ortopedik problemler ve yürüme güçlügüne yol açtigini anlatti. Ayrica çok asiri kilolu çocuklarda kalp yetmezligi, nefes alamama, solunum yetmezligi gibi agir klinik tablolarin; insülin direncinin; hipotiroidi, büyüme hormonu eksikligi, Cushing sendromu, Kraniofaringioma ve Hipotalamik sendromlarin gelisebilecegini sözlerine ekledi.
“Tedavi edilemez ancak kontrol altina alinabilir”
Obezitenin ömür boyu devam edecek, tedavi edilemeyen ancak kontrol altina alinabilen bir hastalik oldugunu vurgulayan Dr. Akbenlioglu “Çocugunuzun kilosu boyuna göre ideal agirliginin yüzde 120’sinden fazla çikarsa kilo fazlaligi var demektir. Eslik edebilecek hormonlara bagli hastaliklar açisindan degerlendirilip diyetisyenle birlikte takip edilmesi gerekir. Çocugunuzun beslenme aliskanliklari ve aktivitesi ile ilgili degerlendirme yapilmalidir. Sonra aliskanliklarini degistirme noktasinda hangi asamada oldugu tespit edilir. Çevresel faktörler düzenlenmeli ve psikolojik faktörler uzaklastirilmalidir. Aliskanligi kolay bir sekilde degistirmek için saglikli bir diyet konusunda bilgiye, problemi çözme yetenegi, degisiklige motivasyon, hedef ve pekistirme gereklidir” diye konustu.
Dr. Akbenlioglu, obez çocuklarin mutlaka bu konuda multidisipliner bir yaklasimla kontrollerinin sürdürülmesi gerektigine deginerek sunlari dile getirdi: “Çocuk hastaliklari ve diyet bölümü ile birlikte takip edilen hastalarin beslenme aliskanliklari ile günlük aktiviteleri degerlendirilmeli; çocuk doktoru tarafindan muayenesi yapilmali; altta yatabilecek hormon hastaliklari için tetkikleri yaptirilmali; diyet bölümü tarafindan beslenmesi düzenlenmeli; hastalarin belli aralarla yapilan kontrollerle uyum saglayip saglamadigi degerlendirilmeli, bir takim degisikliklere uyum saglamasi için motive edilmeli”.



















