Arınç Kılıçdaroğlu'nu 'cahillik'le suçladı

Başbakan Erdoğan'ı ekonomi bilmemekle eleştiren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu cahillikle suçlayan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Birisi geçenlerde 'Recep Bey ekonomi bilmiyor' diyor. Dünyadan habersiz bir konuşma bu. Bunu Yunanistan'da söylerseniz başına taş yağdırırlar. İspanya'da bunu konuşarsanız suratına tokat vur

Başbakan Erdoğan'ı ekonomi bilmemekle eleştiren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu cahillikle suçlayan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Birisi geçenlerde 'Recep Bey ekonomi bilmiyor' diyor. Dünyadan habersiz bir konuşma bu. Bunu Yunanistan'da söylerseniz başına taş yağdırırlar. İspanya'da bunu konuşarsanız suratına tokat vururlar. Hükümete 'Ekonomi bilmiyor' demek cehaletin ifadesi olur" dedi. Arınç, Alanya Siyaset Akademisi Koordinatörlüğünce düzenlenen AK Parti Siyaset Akademisi Sertifika Töreni'ne katıldı.

Bütün dünyanın artık AK Parti'nin başarısını takip ettiğini belirten Bülent Arınç, Kılıçdaroğlu'nu eleştirdi.

Arınç, "Birisi geçenlerde 'Recep Bey ekonomi bilmiyor' diyor. Dünyadan habersiz bir konuşma bu. 'Recep Bey ekonomi bilmiyor' derseniz, Yunanistan'da bunu söylerseniz başına taş yağdırırlar. İspanya'da bunu konuşarsanız suratına tokat vururlar. 1 trilyon borçla Avrupa'dan para dilenen, maaş ödeyemez noktaya gelen eksi 10'lara imza atan ve hatta 5 ay sonrasını göremeyen bir ülke daha yanıbaşımızda dururken bugün tıkır tıkır maaş ödeyen, artışlar yapan, reel sektöre 4 yılda 40 milyar katkı sağlayan Türkiye'yi çok güzel destekleyen bir hükümete 'Ekonomi bilmiyor' demek cehaletin ifadesi olur. Bu çok yanlış şeyler. Bugün Türkiye aksaklığa uğramadı. Çok büyük sıkıntılar çektik, Hükümet bu sıkıntıları yaşadı ama vatandaşına yaşatmadı" dedi.

Arınç, "Felaket tellalı olan siyasetçiler vardı Türkiye'de, bir tanesi nihayet veda etmek zorunda kaldı. Her konuşması felaket tellallığı, (Öldük, bittik, laiklik tehlikede, rejim mahvoldu, bitiyoruz, karanlık günler, yerin dibine girdik, battık, çıktık)... Allah Allah... Dışarı çıkıyorsunuz hiç öyle bir şey yok. Adam kendi dünyasında bunu yaratmış. Sonunda ne oldu? Öyle bir şey yok, hadi bakalım sen kendi dünyana, biz kendi işimize..." diye konuştu.

Arınç, siyasetçinin ümit verdiğini, toplumun önünde gittiğini, acısını paylaştığını hatırlatarak, "Ancak böyle lider olabilirsiniz. Yoksa arkasına taktığı toplumu uçurumdan atmaya götüren insanlara lider de denmez, siyasetçi de denmez. Biz iyi bir noktadayız. Çok şükür 8 yıldır ayakta kalmak bile muhteşem bir başarıdır. Bizi devirmek, yok etmek, yok farzetmek düşüncesinde olanlar şimdi nerede, biz neredeyiz. Allah'a hamdetmemiz lazım Alanyalılar, bir de millete teşekkür etmemiz lazım" dedi.

"Darbecilere selam verilmemeli"

Bülent Arınç, "Halk iradesi kimi istiyorsa, seçimin sonunda kime yetki veriyorsa o gelmeli ve barışçı yollarla iktidarlar el değiştirmelidir. Artık darbe, muhtıra, cuntalaşmak Türk siyasetinde hiçbir zaman konuşulmamalıdır, hiçbir zaman yer etmemelidir. Kimse başını çevirip de bunlara selam bile vermemelidir" dedi.

"Toplumda 70 milyonun sesini çıkaranlara bakarsak hepsi artık bu darbeyi lanetliyor" deiyen Arınç, "Türkiye bu noktaya geldi. Ne zaman geldi? 50 sene sonra geldi. Darbeden 50 gün sonra gelmedi. Şimdi artık inanıyoruz ki demokrasiler halkın iradesidir, seçimdir, sandıktır. İktidarların el değiştirmesi darbelerle, ihtilallerle, adam kandırmakla olmamalıdır. Halk iradesi kimi istiyorsa, seçimin sonunda kime yetki veriyorsa o gelmeli ve barışçı yollarla iktidarlar el değiştirmelidir. Artık darbe, artık muhtıra, artık cuntalaşmak Türk siyasetinde hiçbir zaman konuşulmamalıdır, hiçbir zaman yer etmemelidir, kimse başını çevirip de bunlara selam bile vermemelidir. Bugün geldiğimiz nokta bu" dedi.

Arınç, "Ama 70 milyonda 70 kişi çıkar, Taksim Anıtı'na gider, 'O darbe ne kadar güzeldi' diyerek iç geçirebilir. Bunu dikkate almamak lazım. Çok şükür 70 milyonun, 70 milyon şu kadarı artık Türkiye'de darbeyi düşünmek bile istemiyor. Bu, demokraside geldiğimiz noktadır. Demokrasi çoğulculuk ve katılımcılık demektir. Farklılıklar olacak ve bu farklı görüşler karar mekanizmalarında yer edecek. Herkes fikrini söyleyebilecek, ifade özgürlüğü olacak, onları dinleyeceğiz, saygı göstereceğiz, sonra oluşan karara göre ülke yönetilecek" dedi.

"Yargı kararları idarenin eylemlerinin üzerinde"

Bülent Arınç, Türkiye'de yargı kararlarının, idarenin eylemlerinin üstünde olduğunu belirterek, "Birisini alıyorsunuz görevden, Alanya'dan Antalya'ya memursa eğer tayin ediyorsunuz. İdare Mahkemesi iki gün sonra yürütmeyi durdurma kararı veriyor, 5 gün sonra da iptal edip geriye döndürebiliyor" dedi.

TBMM'nin 23 Nisan 1920'de açıldığını hatırlatan Arınç, Büyük Atatürk ve milli mücadeleyi yapanların 1921 yılında Ankara'da halkın temsilcilerini toplayarak 8-10 maddelik küçük bir anayasa hazırladıklarını kaydetti.

Parlamentonun 1924 yılında daha büyük bir Anayasa yaptığını belirten Arınç, bu Anayasa'nın 1960 Darbesine kadar yürürlükte kaldığını vurguladı. Arınç, "60 darbesinden sonra artık Türkiye'de darbeler sonucu Anayasa yapılmaya başlandı. İki tane sivil Anayasamız oldu, 1921 ve 1924. İki tane de darbe anayasası oldu ki bir tanesi hala elimizde. Tamamını değiştiremiyoruz, hiç olmazsa parça parça değiştirmeye kalkıyoruz. Bakalım 12 Eylül'de halk ne karar verecek. Ama 1961 ve 1982 anayasaları askeri darbelerin ürünü olarak atanmış kurucu meclis veya danışma meclisi eliyle ve sonra referandumla gerçekleşti. Biz bugün artık darbe ürünü olan anayasalara değil, sivil, demokrat, çağdaş, hukuk ve demokrasi standardı yükselmiş bir anayasaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. Bunların hepsi bir gelişimdir, hepsi dönüşümdür, Türkiye artık bugün koşan adımlarla demokrasiye ve özgürlüğe gidiyor" dedi.


CNN Türk
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile