Asgari ücret ile ilgili flaş açıklama...

Asgari ücret ile ilgili flaş açıklama...

Yaklaşık 8 milyon çalışanın beklediği asgari ücret için kritik gün yarın.Türk-İş Başkanı son noktayı koydu ve 2578 TL'den 1 lira aşağı inilmeyecek.

17 milyon çalışanın neredeyse 8 milyona yakını asgari ücret seviyesinden SGK'ya bildiriliyor. Bu ay sonunda asgari ücret belli olacak.

Milliyet'ten Cem Kılıç'ın yazısına göre Türk - İş'in 23. Olağan Genel Kurulu coşkulu bir havada geçti. Protokolde işçiler oturdu. Başkan Atalay asgari ücret konusunu ön plana çıkardı.Türk - İş, 31 Temmuz 1952 tarihinde bir araya gelen 10 federasyon ve işçi sendikaları birliği tarafından kuruldu. Türk - İş, tabandan gelen işçi hareketinin en üst örgütüdür. Türkiye'de işçilerin birlikte ve topluca, bir teşkilat içinde toplanarak hak arama, alınan hakları koruyup geliştirme, sosyal ve ekonomik dayanışma çalışmalarını yaptıkları ilk ve en büyük işçi konfederasyonu olma özelliğini taşımaktadır.

Türk - İş, 23. Olağan Genel Kurulu'nu geçtiğimiz hafta yaptı. Ankara'da yapılan genel kurula üye sendikalardan delegeler katıldı. Üç gün süren genel kurulda izlediğim kadarıyla coşkulu bir hava vardı. Özellikle Başkan Ergün Atalay konuşmasını yapmak için kürsüye çıktığında bütün delegeler müthiş bir tezahüratta bulundular. Yine gözlemlediğim kadarıyla geçmiş senelere göre hem sendikalar, hem de delegeler daha coşkuluydular.

Bu genel kurulda daha coşkulu bir havanın yaşanmasının birden fazla sebebi bulunmakta. Bunlardan ilki üye sendikaların, geçtiğimiz aylarda Atalay'ın haksız bir şekilde eleştirilmesine olan tepkileriydi. Ergün Atalay'ın söylemediği ya da açıkça ifade etmediği konularda bir nevi yargılanması, kamuoyu önünde eleştiri bombardımanına tutulması tabandaki üyelerde, işçilerde ciddi rahatsızlık yaratmıştı. Nitekim genel kuruldaki tutumları bir anlamda bu durumun kanıtıydı. Bir başka sebep ise Başkan'ın yaptığı duygu yüklü, coşkulu konuşmasıydı.

Hitabında özellikle vurguladığı “sendikaların siyaset dışı kalması” isteği delegelerden en çok alkış alan konuydu. Nitekim son dönemde sendikalar arası hatta konfederasyonlar arasında artan rekabet ve bu rekabette siyasi avantaj sağlama iddiaları anlaşılan o ki en çok sendika üyelerini ve delegeleri rahatsız etmişti.

Bu genel kurulda bir ilk de yaşandı. Türk - İş yönetimi 68 yıllık tarihinde ilk kez siyasileri genel kurula davet etmedi. Sendikacılar dışında sadece ülkenin dört bir yanından gelen işçiler ve gazeteciler vardı. Protokolde işçiler oturdu. Sendika yöneticileri arka sıralara yerleşti. Aslında bu görüntü benim de yurt dışında takip ettiğim birçok sendikanın toplantısına benzemişti. Bu yönüyle oldukça demokratik bir görünüm vardı.

İlginç olan Türk - İş'in asgari ücrette işveren desteğinin de devam etmesini arzuluyor olması. Başkan ve yönetimi esas olarak işyerlerinin yaşaması ve devamlılığını kendileri açısından çok önemli görüyor. Bu bağlamda stratejilerinin istihdamın devamı ve refah artışı olarak vurguluyorlar.

İşyerlerimiz son birkaç yıldır çok sıkıntı yaşadılar. İşverenler öteden beri söylediğimiz dolaylı işçilik maliyetlerinin (vergi, sigorta primleri) yüksekliğinden dolayı zor durumda kaldılar. Dolayısıyla konunun bu yönünü de ihmal etmemek gerekir.

Bu bağlamda hem çalışanı, hem de işyerini birlikte koruyan politikalar konusunda devletin müdahalede bulunması gerekir. Çalışanlara refah sağlayan bir ücret düzeyi, işvereni destekleyen teşvikler ve kamu maliye politikalarının yeniden gözden geçirilmesi en doğrusu olacaktır.

Yılın son günlerine geliniyor olması “asgari ücret” konusunu ön plana çıkarıyor. Genel kurulda da asgari ücret öncelikli konuydu. Hem Başkan Atalay hem de diğer bütün sendika yöneticileri yaptıkları konuşmalarda bu konuya özel önem verdiler. Son günlerin tartışmalı ortamında Türk - İş'in tavrı önceden belirginleşti. Bu konuda salonda bir mutabakat sağlandı. Daha önce de ifade edilen TÜİK rakamının (2578 TL) gerisine düşmeme eğilimi salonda hakimdi.

Bazı çevreler Türk - İş Başkanı'nı asgari ücret konusunda yaptığı açıklama dolayısıyla eleştiriyor. Ne var ki Başkan'la konuştuğumuzda asıl niyetinin devletin açıkladığı rakamın altına düşmemek olduğunu kendisi söylüyor. Görüşmelerde bu rakamın üzerinde bir stratejiye sahip olduklarını, ancak asla bu rakamın 1 lira altına düşmeyeceklerini, eğer böyle olumsuz bir durum yaşanırsa masada yer almayacaklarını ve tutanağı imzalamayacaklarını belirtiyor. Genel kurulda da delegelerine bu yönde bir açıklama yaptı.

Çalışanların yarısını ilgilendiren bir konu

Ay sonunda asgari ücret belli olacak. Şu anda 17 milyon çalışanın neredeyse 8 milyona yakını asgari ücret seviyesinden SGK'ya bildiriliyor.Bu rakamların içinde mutlaka kayıt içinde kayıtdışılık diyeceğimiz ücretlerin düşük gösterilmesi sorunu olsa da, bu kadar asgari ücretlinin var olması istihdam yapımızın önemli göstergelerinden birisi. Diğer yandan asgari ücret artışlarının diğer ücret kategorileriyle çok yakınlaşması da çalışma barışının korunması açısından dikkat edilmesi gereken bir diğer husus.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile