Avrupa'nın hasta adamları

Babacan'ın 'Mali Kural' ısrarı Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İrlanda'nın başına gelenlerden sonra daha iyi anlaşılıyor.


Yunanistan, Portekiz ve İspanya, AB’ye 1980’lerde katıldılar. O zaman da çok parlak duruma değillerdi, bugün de değiller. Üçünün de geçmişi askeri diktatörlük, demokrasi ihlalleri ve ekonomik sorunlarla doluydu, yani bize benziyorlardı. Buna rağmen genişlemek isteyen AB tüm uyarılara rağmen genişleme dalgasına bu 3 ülke ile başladıç. Geriye dönüp bakıldığında Avrupa’nın çok da doğru bir karar vermediği görülüyor. Bugün Avrupa’nın ‘yumuşak karnı’nı bu 3 ülke oluşturuyor. Gelin bakalım durum nasıl AB’nin sorunlu güney kanadında: 

Yunanistan için zor hafta:
Yunanistan için karne günü geldi dayandı. Bu yazı yazıdığı sırada henüz belli olmamıştı ama siz yazıyı okuduğunuzda Yunanistan’ın taahhüt ettiği hedefi tutturmasının zor olduğu ortaya çıkmış olacak. Atina’nın Avrupa Birliği ve IMF’ye olan taahhüdünden söz ediyorum. Papandreu iflastan bu taahhüt karşılığı aldığı yüklü kredilerle kurtulmuştu. Yunanlılar geçmişte istatistiklerle çok fazla oynadıkları için herkes Eurostat’ın açıkladığı rakamları bekliyor. 

Portekiz’in kaderi İrlanda’ya bağlı:
Eurostat 2009 bütçe açığı rakamını açıkladığında Yunanistan’ın sorununun ne kadar derin olduğu görülecek. Milli gelirin yüzde 16’sı dolayında bir açık 2010 hedefine dair de kuşkular yaratacaktır.
Sonuçta, Yunanistan’a milyarlarca dolar bağlayan IMF ve Avrupa Birliği Papandreu’dan daha fazla tedbir almasını isteyecek. En küçük adında yüzbinlerin meydanlara öküldüğü Yunanistan’da bu durum Papandreu için taze başağrısı demek. Haftasonu yapılan yerel seçimlerde Atina- Selanik gibi önemli merkezlerde zorlanan Papandreu için önemli bir dönem başlıyor.
Avrupa’nın hasta adamlarından Portekiz ise şimdilik kuyruğu daha dik tutabiliyor ama her an patlayabilir. Eğer İrlanda hükümeti borç krizini aşamazsa sıradaki ülkenin Portekiz olma olasılığı çok yüksek. Portekiz maliye bakanlığı bu hafta “Durumumuz iyi, acil yardım fonuna ihtiyacınmız yok” dedi. Ama son 2 yılda bu klişe Avrupa’da çok fazla kullanıldı. Portekiz “Hakkımızda söylenenler asılsız spekülasyondur” diyor, piyasalara güven vermek istiyor. 

İspanya da rahatsız:
Piyasalardaki fon sahipleri ise şimdilik bu açıklamalara oldukça mesafeliler. Portekizin göstergeleri Yunanistan ve İrlanda kadar kötü olmasa da borçlanmak için iyi bir bedel ödüyor.
Borçlanmak için iyi bedel ödeyenlerden biri de İspanya. Dün İspanya hazinesi borçlanmak için tahvil ihalesi yapacaktı. Öyle sıradan bir ihale değildi. 10 milyar euro gibi hatırı sayılır bir miktarı borçlanmak istiyordu. İrlanda’nın zora düşmesinin ardından Avrupa’da borçlanma maliyetleri bir anda fırladı.
Çok muhtemeldir ki İspanya, bu yılın belki de en yüksek maliyetlerinden birini ödeyerek borcunu döndürebilecek. Başbakan yardımcısı Ali Babacan’ın mali kural ısrarını Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İrlandanın başına gelenlerden sonra daha iyi anlayabiliyorum. Her ne kadar borçluluk oranımız bir çok ülkeden düşük olsa da ortam hâlâ rahatlamamıza müsait değil.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile