Bahçeli, partisince Uğur Mumcu Meydanı‘nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, sözlerine ‘‘Aziz Adanalı hemşehrilerim, muhteşem vatandaşlarım, değerli dava arkadaşlarım, başı Toroslar kadar dik, gönlü Çukurova kadar geniş sevgisi Akdeniz kadar derin olan Adanalı hemşehrilerimle buluşmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum‘‘ diyerek başladı.
Bahçeli, önümüzdeki pazar günü yapılacak milletvekilliği genel seçiminin ülkemize, milletimize, demokrasimize, tüm siyasi partilere ve Adanalılara hayırlı uğurlu olmasını dileyerek, şunları kaydetti:
‘‘Aziz vatandaşlarım, Türkiye için tarihi karar anına yalnızca üç gün kalmıştır. Türk milleti için kader anı artık ufukta belirmiştir. 12 Haziranda, milli irade bir kez daha tecelli edecektir. İnanıyorum ki aziz milletimiz, kendi geleceği hakkında en isabetli tercihi yapacak ve iktidar mührünü 4 yıllığına tasvip ettiği siyasi partiye teslim edecektir. Seçimin, tartışmadan, çatışmadan, şaibeden ve gerginlikten uzak bir şekilde geçmesi en büyük dileğimdir. Önümüzdeki demokrasi imtihanında vatandaşlarımızın seçme hakkını en iyi şekilde kullanacaklarını düşünüyorum. Milletimizin ferasetine, Adanalı kardeşimin sağduyusuna güveniyorum. Türkiye‘nin içine düştüğü kötü süreçten çıkması ve kendine gelmesi için her vatandaşımızın sandığa gitmesi zorunlu bir hal almıştır.
Adanalı kardeşimin şuurlu ve bilinçli mücadelesi Türkiye‘nin aradığı huzuru getirecektir. Mutlaka sandığa gidin, sandıkta oynanabilecek oyunlara dikkat edin ve sahip çıkın. Özellikle AKP‘ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum; onlara güveniyorum ve büyük bir sorumluluğun altında olduklarını düşünüyorum. AKP‘yi uyarın, hatalı olduğunu ülkemizi kötü yönettiğini demokratik yollardan gösterin. Sandıkta mesajınızı iletin, Recep Tayyip Erdoğan‘ı biraz dinlendirin.
Başbakan Erdoğan‘ın Türkiye‘nin bölünmesinin kapısını aralayacak olan yeni Anayasa projesinin önüne geçin. Çok düşük ihtimal de olsa AKP ile geçecek üçüncü dört yılın büyük sorunlar doğuracağına inanın. İktidara ders verin arkasına baka baka gitmesini sağlayın.‘‘
Bahçeli, Adanalılardan Ak Parti‘nin bir kez daha iktidar olmasına fırsat ve imkan vermemelerini isteyerek, şöyle devam etti:
‘‘Cepheleşmeleri teşvik eden bu zihniyete Adana‘nın şamarını kararlılıkla indirin. Çünkü, AKP ile geçen yılların bilançosu çok ağır olmuştur. Vereceği ve yapacağı bir şey kalmamıştır. AKP yorgundur, AKP tükenmiştir, AKP bitkindir, AKP tehlikelidir, heyecanını ve dermanını kaybetmiştir, hedeflerini ve ilkelerini yitirmiştir. Türkiye, kepenklerini indirmeden bu iktidarın defterini dürmek lazımdır.‘‘
-‘‘FRENİ PATLAMIŞ KAMYON GİBİDİR‘‘-
Başbakan Erdoğan‘ın böyle gitmesi durumunda Türkiye‘yi karanlığa mahkum edeceğini öne süren Bahçeli, şunları kaydetti:
‘‘(İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün) iddialarının altında başka hesaplar vardır. Aslında sürmesi istenen ne istikrardır, ne de Türkiye‘nin büyümesidir. Başbakanın buna yönelik bir kaygısı ve düşüncesi de yoktur. Yalnızca istediği yandaşlarının büyümesidir, yolsuzlukların, katlanarak sürmesidir. Usulsüzlüklerin artarak devam etmesidir, vurguncunun yağmacının faizcinin para tacirlerinin güçlenmesidir. Hanedan mensuplarının daha çok gemi alması için bir dört yıl daha gerekmektedir. Hırsızların, haramcıların devlet malına göz diken hortumcuların AKP eliyle kalan parsayı toplamaları için 4 yıla ihtiyaçları vardır. Erdoğan bunun için bizden çaldığı 2023 hedefini kılıf olarak kullanmaktadır. Çalıntı projelerle geleceğe hazırlık yaptığı imajı vererek, kirliliği örtmeye çalışmaktadırlar. Menfaat çeteleri ile kol kola girerek yarım kalan işlerini tamamlamaya odaklanmaktadır. Erdoğan‘ın yönetimi altında ne istikrarın ne de büyümenin olması artık mümkün değildir. Türkiye bu iktidardan kurtulmazsa, uçurumun dibini boylayacaktır. Bu hepimiz için tehlike demektir. AKP yokuş aşağı freni patlamış kamyon gibidir, kontrolünü ve yönünü tamamen kaybetmiştir.‘‘
-‘‘HAYALDİ, AKP İLE GERÇEK OLDU‘‘
Devlet Bahçeli, AK Parti‘nin ‘‘Hayaldi gerçek oldu‘‘ sloganını hatırlatarak, ‘‘AKP yönetiminde, daha önceden akla gelmedik ve umulmadık ne varsa ortaya çıktı. Nitekim Erdoğan ve hükümeti ile birlikte hayal olan ne varsa gerçekleşmiştir. Olmasına ihtimal dahi vermediğiniz her şey AKP ile birlikte hayat bulmuştur. Bunlara şahitsiniz‘‘ diye konuştu.
Bahçeli, şöyle devam etti:
‘‘Habur‘da eli kanlı teröristleri davul zurnalarla karşılamak hayaldi AKP ile gerçek oldu. Ana dilde eğitim talepleri, federasyon özlemleri hayaldi AKP ile gerçek olmuştur. PKK açılımı ile Türkiye‘nin yıkım sürecine sokulması, pişman olmadıklarını söylemelerine rağmen ceza kanununun pişmanlık hükümlerini zorla uygulayarak PKK‘lı teröristleri serbest bırakmak hayaldi AKP ile gerçek olmuştur. ‘Ne mutlu Türküm diyene‘ sözünden rahatsızlık duymak, çocuklarımızın sabahları okullarında hep bir ağızdan okuduğu andımızı kaldırmaya cüret etmek, ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez‘ sözünü tahrik unsuru saymak hayaldi AKP ile gerçek olmuştur. Mahalli düzeydeki bir dili kamusal alana taşımak ve TRT‘nin bir kanalını tahsis etmek hayaldi AKP ile gerçek olmuştur. Türklüğe hakaret hayaldi AKP ile gerçek olmuştur. Mehmetçiği itham etmek, PKK ile mücadele edenlerden intikam almak, peşmerge çapulcusuna ‘ağabey‘ demek, Türk askerinin başına çuval geçirilmesi ve böyle bir alçaklığa sessiz kalınması, milliyetçiliğin kırmızı çizgi ilan edilmesi, Türklüğün aşağılanması, Kıbrıs‘ta Rumların güçlenmesi, Ermenilere tek taraflı tavizler verilmesi hayaldi AKP ile gerçek oldu. Çiftçimize ‘ananı da al git‘ demek, ‘askerlik yan gelip yatma yeri değildir‘ demek, üniversite sınavlarında kopya çekmek, KPSS‘de yolsuzluk yapmak, milyonlarca vatan evladının işsiz kalması, şehidimize ‘kelle‘ demek, cezaevinde yatan bir teröristin herkesin gözü önünde örgütüne talimatlar vermesi, beyanatlarda bulunması ve Türk milletini açıktan tehdit etmesi hayaldi AKP ile gerçek olmuştur. İmralı‘da yatan terörist başı ile müzakereler yapmak, pazarlıklar yapmak, kendisinden himmet beklemek hayaldi, bu rezaletler, iğrençlikler AKP ile gerçek olmuştur.‘‘
Bahçeli, PKK ile görüşmeleri geçen yıl kendilerinin deşifre ettiğini belirterek, ‘‘PKK ile görüşmeleri geçtiğimiz yıl deşifre ettiğimizde Başbakan öfkeden deliye dönmüştü, sinirinden kendini kaybetmişti. Suçüstü yakalanmış bir suçlu gibi tespitlerimizi kaba sözlerle ve küfürlerle reddetmişti. Üstelik bizi şerefsizlikle suçlamış ve iddiamızı ispatlamaya davet etmişti. Ne var ki izleyen süreç, şerefsizliğin kimin yakasına asıldığını da göstermiştir‘‘ dedi.
Başbakan Erdoğan‘ın sanki söylediği sözleri unutmuşcasına İmralı ile görüştüklerini itiraf ettiğini ileri süren Bahçeli, ‘‘İmralı kıyılarına su alan AKP teknesinin yanaştığını açıkça söylemiştir. Avrupalı dostlarının huzurunda hesap verirken İmralı‘daki ile görüşmeleri kabul etmiş, Türk milletinin itibarını, kudretini nasıl ayaklar altına aldığını yüzü kızarmadan açıklamıştır. Şereften, edepten, hayadan kimin mahrum olduğunu böylelikle göstermiştir. Başbakan Erdoğan bizimle şeref rekabetine giremez, girmeye karanlık emelleri izin vermez‘‘ diye konuştu.
İzmir‘den Başbakan‘a bir soru yönelttiğini hatırlatan Bahçeli, ‘‘İzmir‘den bir soru sormuştum. ‘İktidara gelirsen İmralı canisini serbest bırakacak mısın, küresel destekçilerine böyle bir söz verdin mi‘ yönündeki sorularımıza açıklama beklediğimizi ifade etmiştim. Başbakan Erdoğan iddia sahibini iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu söyleyerek sorularımıza soru ile karşılık vermiştir. Sayın Başbakan vakti, günü ve zamanı geldiğinde ben gerekli açıklamaları yaparım, sen hiç meraklanma, endişe etme ama sen önce sorularımıza cevap ver, kıvırma, saptırma ve başka yerlere çekme‘ dedi.
Bahçeli, Adana‘dan da Başbakan‘a bir sorusu olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
‘‘12 Haziran sonrasında Allah korusun ama üçüncü defa iktidara gelirsen terörist başını serbest bırakacak süreci başlatacak mısınız? Önce ev hapsine geçilmesi sonra da tamamen salıverilmesi için onay verecek misin? Böyle bir vaatte bulundun mu? Bu konuda bir söz verdin mi? Sayın Başbakan, bize laf yetiştireceğinize sorularımıza karşılık ver. Şeref, haya ve onur tartışmalarına bizimle tekrar girme. Her girdiğinde kaybeden sen oluyorsun sen de orada kalıyorsun, ar damarın çatlamadıysa titre ve kendine gel, şuursuzca konuşma. Milletimizi bilgilendir, açıkça teminat ver.‘‘
-‘‘SEÇİM YAPILMADAN KABİNE OLUŞTURUYOR‘‘
Bahçeli, Erdoğan‘ın seçimlere az bir zaman kala kabinedeki bakanlık sayılarını değiştirdiğini ve yeni bakanlıklar kurduğunu, bazılarını kaldırdığını belirterek, şöyle devam etti:
‘‘Ona göre önümüzdeki seçim formalitedir. AKP tek başına iktidar olmuş gibi hareket etmektedir. Bu, demokrasiye ve millet iradesine tahammülsüzlüktür. Adanalı kardeşimin tercihine hakarettir. Demokrasi tarihinde böylesi bir alçalma ve küstahlık hali bulunmamaktadır. Böylesi bir düşüklüğü hiç kimse göstermemiştir. Başbakan Erdoğan bu gidişle sandığı da gereksiz görecektir. Nasıl olsa yeri ve partisinin iktidara geleceği garantidir. Zorbalığını her alanda göstermektedir. Aziz milletim seçim yapılmadan kabine oluşturan bu rezil hükümet anlayışına mutlaka ders vermelidir. Türk milleti kudretli ve azametli şamarını 12 Haziran günü AKP‘nin başına indirmelidir. Seçimleri sıradan bir ayrıntı olarak gören, iyice zıvanadan çıkan ve şımarıklığından ele avuca sığmayan AKP‘ye haddini bildirmek vatan görevi haline gelmiştir.‘‘
Bahçeli: Akp‘yi Uyarın
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘‘Özellikle AKP‘ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum,onlara güveniyorum ve büyük bir sorumluluğun altında olduklarını düşünüyorum. AKP‘yi uyarın, hatalı olduğunu ülkemizi kötü yönettiğini demokratik yollardan gösterin. Sandıkta mesajını iletin, Recep Tayyip Erdoğan‘ı biraz dinlendirin‘‘ dedi.



















