MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık grup toplantısında konuştu.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz gün partisinin Antalya İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada; kürt sorununun çözümü konusuna ilişkin, “MHP ve BDP morg önünde nöbet tutmayı bıraksınlar, çözüm sürecine dahil olsunlar” sözlerine Bahçeli'den yanıt geldi. Bahçeli, Erdoğan'a, "Biz şehitlerin başında beklerken sen İmralı'da gece bekçiliğine soyunmuştun. Biz Fatiha okurken sen bölünme nöbetinde teyakkuzda bulunmuştun" karşılığını verdi.
MHP Lideri konuşmasında şunları kaydetti:
"61. hükümet AK Parti hükümeti ile geçen son 1 yıla baktığımızda heba edilmiş bir Türkiye manzarasına herkes şahitlik edebilecekti. Hayaldi gerçek oldu tekerlemeleriyle Türkiye buhranlar çıkmazına bırakılmıştır. AK Parti hükümeti milletimizin kaygılarını anlamlandıramamıştır.
Hükümetin hedefleri başından beri şüphelidir. Milletin dertlerine kalıcı çare bulma konusundaki aczi, beceriksizliği ve bereketsizliği son 1 yıldır görülüyor. Başbakan Erdoğan'ın çıraklık kalfalık döneminden sonra ustalığını göstereceği ilk yıl böyle geçmiştir. Gerçektende Türkiye'nin en önemli problemleri hükümet programında görmezden gelinmiştir. bunların başında terör ve işsizlik yer almıştır.
Türk milletinin varlığına dönük suikastler yok kabul edilmiştir. Bu bile AK Parti hükümetine güven duymamamız için bir sebep olmuştur. 61. AK Parti hükümeti işin başında terör sorununu belirsizliğe havale etmekten çekinmemiştir.
AK Parti hükümeti mücadele yerine müzakereyle terör sorununu çözmeye çalıştığı görülmüştür. İmralı'da protokoller hazırlanırken evlere gözyaşları dolmuştur. Bıçak kemiğe dayandı mazeretlerine sığınırken alçaklar boş durmamıştır. Erdoğan temsilcileri vasıtasıyla Oslo'daki PKK ile masaya otururken şehitler toprağa düşmüştür. İmralı'da protokoller hazırlarken evlere Türk bayrağı asılmıştır. Kandil'le mesajlaşırken ocaklara ateş düşmüştür. Bu devran böyle gitmeyecek mırıldanırken roketatarken canlara kastetmiş havan topları umutları söndürmüştür. Düşmanca tutumlarla yaşama azmi hedef alınmıştır. Erdoğan'ın samimi olmayan çıkışları büyük badirelere yol açmıştır. Unutulmasın ki her söze verilecek cevabımız vardır ancak önce söze bakarız söz söz müdür diye sonra söyleyene bakarız adammıdır diye. Yine de Erdoğan'a hatırlatmak isterim doğrudur biz morglarda ki aziz ruhlar için nöbet tutuyoruz tutmaya da devam edeceğiz. Biz şehitlerin başında beklerken sen İmralı'da gece bekçiliğine soyunmuştun. Biz Fatiha okurken sen bölünme nöbetinde teyakkuzda bulunmuştun.
Biz vatan millet bayrak dedikçe sen Kandil'e ümit aşılamıştın, sen Kandil'de davul zurna ile teröristi karşıladın. Senin morga gelmene sebep olduklarını biz tekbirlerle son yolculuklarına uğurluyoruz. Sen bunlardan dahi utanmıyorsun az da olsa vicdan azabı duyacak davranışta bulunmuyoruz. Başbakan unutma şehitlerimizi gönüllerimizde yüceltiyoruz. Sen BDP, PKK ve peşmerge ile birlikte açtığın tabut fabrikasının iş yapması için çabalarken biz şehitlerimizi saygıyla anıyoruz. Bizim boş sözlere palavralara karnımız toktur. Başbakan'ın hükümeti ağzıyla kuş tutsa itimatımız yoktur. Yabancı ülkelerden PKK ile yapılan mutabakatlar deşifre olmuştur. Terör mesafe katetmiş. TSK, Genelkurmay başkanları terörist suçlaması ile cezavevine atılmıştır. Yargıdaki sorunlar kabından taşmıştır. Erdoğan'ın tek adam olma istemi su yüzüne çıkmıştır.
Şimdi 3. Yargı paketinin içine ÖYM'nin kaldırılmasının konulacağı anlaşılmıştır. 2004 yılında eklenen bu mahkemelere çeki düzen verilmesi faydalıdır. Tututksuz yargılanması gerekenler cezaevinde tutulmuş.Erdoğan'ın Özel Mahkeme olarak Beni alın çıkışı hukuk alanında neler olduğunu gözler önüne sermiştir. ÖYM'lerin muhafazası sağlanmalıdır. ÖYM'lerin adaleti geciktirmelerine izin verilmemelidir. İnanıyorumki milletimiz artık AK Parti'ye verdiği krediyi geri alacak ve sandıkta gereğini yapacaktır. Halkımız AK Parti'yi geldiği gibi gönderecektir. Bizi sıfırlamak için projeler hazırlanmıştır. Kabahatlerini sırtımıza yüklemeye çalışılmış, önümüze tuzaklar döşenmiştir. Bölücülük vadisinde sürekli taraftar toplayan AK Parti ve güdümlü taraftarları, ileri demokrasi uyutması, terörist ağırlama törenleri eşliğinde içinde bulunduğumuz zamana kadar gelmişlerdir. Esasen her şey net olup, bölünmeyle ilgili ihaleler açık zarfla yapılmış ve müteahhitlerini bulmuştur. Bu bölücülük furyasında CHP de yerini almıştır. CHP, PKK'nın sözcülüğünü yapmaktan utanç duymamıştır.
Bildiğiniz gibi AK Parti ve CHP heyetleri, 6 Haziran'da biraraya gelmişlerdir. Bu iki parti arasında aslında yeni olmayan bir mutabakatın bulunduğu anlaşılmaktadır. Erdoğan tarafından bizim de ikna edilmemiz gerektiği belirtilmiş, bu talep CHP heyetine de bildirilmiştir. Görüldüğü kadarıyla AK Parti ve CHP sözde Kürt sorununda uzlaşmaya varmışlar, BDP'yi de yanlarına zimnen alarak PKK'nın taleplerinde anlaşmışlardır. Yıkıma birlikte gönül vermişlerdir, bizim açımızdan CHP'nin meclis platformunda toplumsal mutabakat komisyonu önerisi, PKK'nın karşısına meclis'i çıkarmakla aynı anlama gelmektedir." BEYAZ GAZETE-İHA
Bahçeli'den Erdoğan'ın "morg" eleştirisine yanıt
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin haftalık Meclis grup toplantısında konuştu. Bahçeli konuşmasında, Erdoğan'ın "Morg önünde nöbeti bırakın" sözüne yanıt verdi.



















