Bahçeli: Türkiye Fırtınalı Bir Denizde Yol Almaktadır

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir Balçova Termal Otel‘de oda başkanları, mahalle muhtarları ve parti teşkilatlarıyla bir araya geldi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir Balçova Termal Otel‘de oda başkanları, mahalle muhtarları ve parti teşkilatlarıyla bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada, Türkiye ve dünyadaki son siyasi gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, iktidarı eleştirerek Türkiye‘yi "kaptanı yorulmuş, pusulası bozulmuş, dümeni kırılmış gemiye" benzetti. Türkiye‘nin yakın coğrafyasındaki halk hareketlerinin sonuçlarının yer kürenin her tarafının etkilediğini ifade eden Bahçeli, yıllardır ülkelerini demir yumrukla yöneten otokrat yöneticilerin birer birer bulundukları görevlerinden ayrılmak zorunda kaldığına dikkat çekti.

Yaşanan halk ayaklanmalarını değerlendiren Bahçeli, Türkiye‘nin ilerleyen zamanda bu rüzgardan etkilenme ihtimali endişesini taşıdığını söyledi.

    Küresel güç ittifakının plan, talep ve uygulamalarıyla ayakta duran baskıcı yönetimlerin, yıllardır arkalarında duranların şimdi başka hedefleri gözetmeleri nedeniyle bocaladığını ve peşi sıra düşmeye başladığını kaydeden Bahçeli, "Bu süreçte halk hareketlerine, hala direnenler ise kendi insanlarının üstüne bomba, kurşun ve ölüm yağdırmaktan zerre kadar geri durmamışlardır. Gözlerini kan bürüyen ve insanlıktan nasibini almamışların yaptıkları kıyım, işledikleri cinayetler elbette hiçbir mazeretle izah edilemeyecektir. Bu son gelişmelerin yalnızca Ortadoğu ile sınırlı olmayacağı ve farklı coğrafyalara da sirayet edeceği anlaşılmaktadır.

    Bir ara yine halk hareketlerine konu olan Orta Asya’nın yine sarsılabileceği ve bu coğrafyalardaki halkların yönetimleriyle karşı karşıya gelebileceği ihtimali her geçen gün kuvvetlenmektedir. Nitekim bazı ülkelerde artan huzursuzluklar bunun işareti ve kanıtı olsa gerektir. İnternet üzerinden haberleşmeler ve toplu hareketler için sağlanan mutabakatlar yakın bir dönemde halk hareketlerinin niteliğini ve yönünü daha belirgin şekilde tayin edecektir. Endişelerimiz bu gelişmelerin Türkiye‘ye de yansıyabilme ve ulaşabilme özelliği taşıyor olmasıdır." dedi.

    Siyasi sorumluluk taşıyan zihniyetlerin böylesi bir tehlikeyi ne kadar ön gördükleri ya da önemsediklerinin belli olmadığını dile getiren Bahçeli, "Allah korusun Diyarbakır‘ı Tahrir‘e çeviririz diyerek milletimizi açıktan tehdit eden bölücü mihraklara karşı hangi önlemlerin devrede olduğu da belirsizliğini muhafaza etmektedir. Demokrasiyi kullanarak çirkinliklerini ve kinli niyetlerini kapatmaya çalışanların menfur eylemlerine önümüzdeki süreçte fazlasıyla tanık olacağımızdan kuşku duyulmamalıdır.

    Özgürlük, barış, insan hakları onur gibi ulvi kavramların arkasına gizlenerek zehir saçanlara dikkat etmek ve hiçbir oyuna gelmemek gerekmektedir. Türkiye bu haliyle fırtınalı bir denizde yol almaktadır. Kaptanı yorulmuş, pusulası bozulmuş, dümeni kırılmış, mürettebatı bezmiş durumdadır. Bu nedenle dünyayı ve ülke gerçeklerini iyi görmek ve analiz etmek gerekmektedir. Millet olarak küreye başkent Ankara‘dan bakan geniş bir ufka ve derin kavrayışa ihtiyacımız vardır." şeklinde konuştu.

    "GİZLİ VE KARANLIK BİR EL ÜLKE SİYASETİNİ BİÇİMLENDİRMEYE ÇALIŞMAKTADIR"

    Bahçeli, siyasetin "bitmeyen, bayağı, kalitesiz ve çirkin tezgahlara sahne olduğunu" iddia etti.

    Sürekli olarak siyasetçilerin ve diğer meslek mensuplarını vahim iddia itham ve zan altında bırakıcı olayların vuku bulduğunu iddia eden Bahçeli, "Gizli ve karanlık bir el ülkemiz siyasetini yakın coğrafyalardaki gelişmelere paralel tanzim etmeye, yeniden biçim vermeye şekillendirmeye çalışmaktadır. Bunun için niyeti emeli ve kimliği şaibeli isimler kullanılmaktadır. Takdir edersiniz bu son derece marazi gelişmeler işleyen yargı süreçleriyle simetrik biçimde ilerlemekte ve Türkiye tekrar dehşet dengesine çekilmek istenmektedir. Bir taraftan özel hayatın dokunulmazlığı telefon dinlemeleri yoluyla ihlal edilirken, diğer tarafta muhalif ses ve şahsiyetlerin sindirilmesini hepimiz üzülerek izliyoruz. İleri demokrasi sözü ne yazık ki demokrasiyi çürütmekten başka hiçbir işe yaramamaktadır. Geleceğe yönelik güven ve bağlılık gün geçtikçe zayıflamaktadır."

    Türkiye‘nin bulanık bir sosyal ve siyasi iklimde yönünü bulmaya çalıştığına da dikkat çeken Bahçeli, bu süreçte çatışma alanlarının daha da keskinleşeceğini iddia etti.

    Seçime gidilen süreçte iç siyasi tartışmaların seyri ve tansiyonu artacağını dile getiren Bahçeli, bu yılın seçim yılı olması nedeniyle iç siyasi tartışmaların seyri ve tansiyonu ilerleyen günlerde ister istemez yükseleceğini, iktidar partisinin gerilim stratejisinin unsurları arasında yer alan farklı enstrümanlar arka arkasına kamuoyuna servis edileceğini kaydetti.

     Bahçeli, "Önümüzdeki süreçte özellikle Nevruz’u takip eden günlerde bölücü çevrelerin daha da şımarması ve eylemlerini fütursuzca sergilemeleri sürpriz sayılmamalıdır." dedi.

    Yargı-hükümet kavgalarının daha da yoğunlaşacağını öne süren Bahçeli, "12 Haziran seçimlerinde milletimiz tarafından iktidar partisinin dinlenmesi ve muhalefete geçmesi sağlanamazsa yargının tamamen siyasallaşması kaçınılmaz olacaktır." şeklinde konuştu.

    Bahçeli, Türkiye‘nin seçimlerden sonra yeniden anayasa tartışmalarıyla tekrar boğulacağını belirtti.

    Bahçeli, Türkiye’nin toplumsal, siyasal ve ekonomik istikrarı ve insanın mutluluğu için yüksek gerilim hattından ve altından mutlaka kurtulması gerektiğinin de altını çizdi.

    "KİŞİ BAŞINA GELİRİ 14 BİN DOLARA ÇIKARACAĞIZ"

    Bahçeli, konuşmasında partisinin ekonomik hedefleri hakkında da bilgi verdi.

    Parti olarak milli ve üretin bir ekonomik sistemi tayin ve tespit ettiklerini ifade eden Bahçeli, ekonomide özellikle cari açığın önemli risk yarattığını, ekonomik büyüme modelinin reforma tabi tutulması gerektiğini belirterek partisinin iktidar olma durumunda uygulayacakları politikaları anlattı.

    İşsizlik ve yoksulluk oranının düşürüleceği ekonomik politikalar belirlediklerini anlatan Bahçeli, "Parti olarak her yıl yüzde 7‘lik büyüme hedefi ve yılda 700 bin yeni istihdam oluşturmayı amaçlıyoruz. 2015‘in sonunda milli gelirimizi 1.1 trilyon dolara, kişi başına gelirimizi 14 bin dolara, ihracatımızı 200 milyar dolara yükseltmeyi, toplam istihdam sayısını ise 25.5 milyona çıkarmayı ön görüyoruz. Başka türlü ne yoksulluğun ne de işsizliğin üstesinden gelmemiz çok zor olacak." diye konuştu.

    Bahçeli, enflasyonu kalıcı bir şekilde düşürerek yüzde 5 oranında sabitlemek istediklerini sözlerine ekledi.

    Bahçeli, parti olarak 2023 yılana kadar Türkiye‘yi bölgesinde lider, küresel alanda bir güç yapmaya talip olduklarını belirten Bahçeli, 24, 25 ve 26. yasama dönemlerinde tek başına iktidara talip olduklarını belirterek sözlerini bitirdi.

    Öte yandan, Bahçeli, toplantı öncesinde Gaziemir‘de bir kahvehaneye giderek vatandaşlarla sohbet etti.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile