15 Temmuz darbe girisiminde hayatini kaybedenler Türkiye ve dünyanin farkli noktalarinda düzenlenen törenlerle aniliyor. Çekya’nin saygin siyaset ve politika gazetesi Lidove Noviny de darbe girisiminin 5.yilinda Disisleri Bakani Mevlüt Çavusoglu’nun, “Neden FETÖ’yle kararlilikla mücadele etmeliyiz” baslikli makalesine yer verdi.
“FETÖ ELI KANLI BIR TERÖR VE SUÇ AGIDIR”
Çavusoglu "Neden FETÖ’yle kararlilikla mücadele etmeliyiz” baslikli makalesinde terörizm olgusunun son yillarda bir dönüsüm geçirdigini terör örgütlerinin sosyal, ekonomik ve teknolojik gelismeler ile hizla evrilen uluslararasi ortama kendilerini uyarlama gayretinde olduklarini, terörle etkin mücadele için yeni nesil terör örgütlerine iliskin kapsamli bir algi ve farkindaliga, yeni bir perspektife ve uluslararasi toplumun bu yönde sergileyecegi güçlü siyasi iradeye ihtiyaç oldugunu ifade etti.
“DEMOKRASIYI YIKMAYA KALKISTILAR”
Hain darbe girisiminin yasandigi geceye de deginen Mevlüt Çavusoglu, FETÖ’nün demokrasiyi yikmaya ve demokratik yollarla seçilmis hükümeti silah kullanarak devirmeye kalkistigini, milletin hür iradesinin vücut buldugu meclisin ve Cumhurbaskanligi basta olmak üzere devlet kurumlarinin tanklar, askeri uçaklar ve helikopterlerle düzenlenen agir saldirilara maruz kaldigini yazdi.
“FETÖ SADECE TÜRKIYE’YE YÖNELIK BIR TEHDIT DEGILDIR”
FETÖ’nün sadece Türkiye’ye yönelik bir tehdit oldugunu düsünmenin vahim bir yanilgi oldugunu belirten Çavusoglu, FETÖ’nün alan buldugu ülkelerde baslatilacak yasal sorusturmalarin, mali yolsuzluklardan vize ve iltica basvurularindaki sahtekarliga kadar, bulundugu ülkenin kanunlarini çigneyen pek çok yasadisi faaliyeti gün yüzüne çikaracagini, bu ülkeler için de bu adimi atmanin zamanin çoktan geldigini söyledi.
Makalenin tam metni su sekilde”
“NEDEN FETÖ’YLE KARARLILIKLA MÜCADELE ETMELIYIZ?
“Uluslararasi toplum terörizmi her türlü biçim ve tezahürleriyle kinadigini ve terörizmle mücadele kararliligini siklikla ifade ediyor. Bu yerinde bir tutum, zira terörizm tüm insanligin ortak güvenligine, refahina, degerlerine ve daha parlak bir gelecek beklentilerine baslica tehdit olmayi sürdürüyor. Terörizm olgusu son yillarda bir dönüsüm geçirdi. Bu süreçte, terör örgütlerinin amaç ve araçlari genislerken, eylemleri yeni boyutlar kazandi. Terör örgütleri sosyal, ekonomik ve teknolojik gelismeler ile hizla evrilen uluslararasi ortama kendilerini uyarlama gayretindeler. Terör gruplarinin bazilari açikça görünür degiller ve sinsice tasarlanmis bir propaganda aracinin arkasina saklanmis durumdalar. Bu durum, küresel terörle mücadele stratejimizin de gözden geçirilmesini gerektiriyor. Terörle etkin mücadele için, yeni nesil terör örgütlerine iliskin kapsamli bir algi ve farkindaliga, yeni bir perspektife ve uluslararasi toplumun bu yönde sergileyecegi güçlü siyasi iradeye ihtiyaç var. Yeni terörizm tehdidi karsisinda yerlesik varsayimlarimizi gözden geçirerek kliseleri yikmanin zamani geldi. Yeni bir terör örgütü türü olan Fetullahçi Terör Örgütü (FETÖ) ve Türkiye’nin buna karsi mücadelesi bu konuda çarpici bir örnektir. Türkiye, 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ tarafindan kalkisilan acimasiz bir darbe girisimiyle karsi karsiya geldi. Devlet organlarina sizmis gizli bir terör örgütü olan FETÖ, demokrasiyi yikmaya ve demokratik yollarla seçilmis hükümeti silah kullanarak devirmeye kalkisti. O kara gecede, FETÖ’nün terör eylemleri 251 vatandasimizin hayatini kaybetmesine ve 2000’den fazla vatandasimizin yaralanmasina neden oldu. Milletin hür iradesinin vücut buldugu Meclisimiz ve Cumhurbaskanligi basta olmak üzere devlet kurumlari tanklar, askeri uçaklar ve helikopterlerle düzenlenen agir saldirilara maruz kaldi. FETÖ üyeleri o gece Türk milletine karsi nasil bu denli acimasiz olabildiler? Seçilmis hükümete ve mesru anayasal düzene nasil böyle düsman hale geldiler? Bu sorulara verecegimiz cevaplar bazi ülkelerde etkin faaliyet gösteren bu son derece tehlikeli yapinin ortaya çikisina ve yapilanmasina dair ipuçlari barindirabilir. Bu sinsi örgütün üyeleri Türkiye’de ve farkli ülkelerde çogunlukla okullar, dil merkezleri ya da yurtlar seklindeki sözde egitim kurumlarinda, en kutsal milli ve manevi degerlerin istismari yoluyla ideolojik egitime ve beyin yikamaya tabi tutuldular. Dünya görüsleri de sözde ‘Kainat Imami’ ilan edilen FETÖ elebasi Fetullah Gülen etrafinda insa edilmis uydurma bir bilgelik miti etrafinda sekillendi. FETÖ içindeki çarpik hiyerarsi onun emirlerinin mutlak gerçekler olarak görülmesini zorunlu kiliyor ve bu emirler, demokratik degerlere ve insan haklarina aykiri olsalar bile sorgulanamiyor. FETÖ tam bagliliklarini teminat altina almak için genç insanlarin beyinlerini o derece yikamis ki, bu gençler sonunda arkadaslarina, hatta ailelerine yabancilasmislar. Nitekim, FETÖ mensubu darbeciler, adeta uzaktan kumanda edilen birer robot gibi, talimat geldiginde 15 Temmuz gecesi çalisma ve silah arkadaslarina silah dogrultmaktan ve onlari katletmekten çekinmediler. FETÖ iltisakli sahislar bulunduklari toplumda farkli kimliklere bürünerek gizlenmek konusunda da mahirler. Örgüt; sivil, askeri ve güvenlik bürokrasisini özellikle hedef seçmis. Tüm bu yapilanmanin nihai amaci ise devletin kurumlarini ele geçirmek. Türkiye’nin darbe girisimi öncesinde yasadigi tecrübe, FETÖ’nün gündemini ilerletmek için basvurabilecegi yasadisi yöntemlerin örnekleriyle doludur. Bunlar arasinda siyasetçi ve bürokratlara santaj yapmak, üyelerini devlet kurumlarina yerlestirmek için merkezi sinavlarda genis çapli sistematik hileye basvurmak, manipülasyon, muhalifleri aleyhine yargi süreçleri baslatmak için hayal ürünü iddialar ortaya atmak ve bu amaçla sahibi bulunduklari medya, is, okul ve STK aglarindan faydalanmak gibi hususlar var. FETÖ’nün birinci açik hedefi Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bu nedenle, uluslararasi kamuoyunu Türkiye aleyhinde yönlendirmeyi hedefleyen sistematik bir kara propaganda faaliyeti içindedirler. Ancak, su dostça tavsiyeyi paylasmak isterim: FETÖ’nün sadece Türkiye’ye yönelik bir tehdit oldugunu düsünmek vahim bir yanilgi olur. FETÖ’nün melce buldugu ülkelerde baslatilacak yasal sorusturmalarin, mali yolsuzluklardan vize ve iltica basvurularindaki sahtekarliga kadar, bulundugu ülkenin kanunlarini çigneyen pek çok yasadisi faaliyeti gün yüzüne çikaracagina süphe yoktur. Bu ülkeler için bu adimi atmanin zamani çoktan geldi. Örgüt mensuplarinin öne sürdüklerinin aksine, FETÖ Türkiye’de siyasi bir çatismanin tarafi degil, eli kanli bir terör ve suç agidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen, iktidar veya muhalefet tüm siyasi partiler de FETÖ’yü bir terör ve suç agi olarak görmektedir. Mesajim net. FETÖ dahil, biçimleri ne olursa olsun, tüm terörist örgütlere karsi ayni kararlilikla ve birlikte hareket etmek zorundayiz. Terör eylemlerinde bulunanlara taviz verilemez. FETÖ örneginde oldugu gibi, terörizmin gizli yüzünü de dikkate alarak demokrasiyi ve özgürlükleri savunmaliyiz. Bunu vatandaslarimiza, terörizmin kurbanlarina ve gelecek nesillere borçluyuz”
(Özgür Öztürk /IHA)
Bakan Çavusoglu'nun Darbe Girisimi Makalesi Çekya Gazetesinde
Disisleri Bakani Mevlüt Çavusoglu’nun 15 Temmuz Darbe girisiminin 5.yilinda “Neden FETÖ’yle kararlilikla mücadele etmeliyiz” baslikli makalesi Çekya gazetesinde yayinlandi.



















