Bu şerefsizliği yapanlarla hesaplaşacağız

Bu şerefsizliği yapanlarla hesaplaşacağız

Başbakan Erdoğan 12 Eylül'de yapılacak referandum öncesi Kayseri'de halka hitap etti. Erdoğan, ''Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, AK Parti ile PKK arasında anlaşma yapıldığı yönünde ortaya atılan iddilar hakkında çok sert açıklamalarda bulundu.

Başbakan Erdoğan'ın Kayseri'de yaptığı konuşma şöyle:

YETER ARTIK YETER

Bir kez daha hayır dualarınızdan dolayı şükranlarımı sunuyorum. Şundan emin olunuz sizin emanetiniz emin ellerde. Hiç şüpheniz olmasın. Biz sizin emanetinizi kutsal bildik, bu kutsal emanete hep sahip çıktık. O emaneti Allah'ın izniyle bugüne kadar yere düşürmedik bundan sonra da asla düşürmeyeceğiz. Merhum Menderes yola çıkarken 'Yeter, söz milletin' dedi. Biz de buna bir şey ilave ettik, 'Yeter karar da milletin' diyoruz. Merhum Menderes bu yola yüreğini bedenini koydu. Biz de aynı şekilde bu yola canımızı koyduk. Biz de onlar gibi haykırdık, haykırıyoruz. Yeter artık yeter!

Bu ülkede çetelere yeter diyen iktidar AK Parti oldu. Milletin hakkını gasp eden hırsızlara yeter dedik, milletin hazinesini hortumlayanlara yeter dedik. Milletle aynı dili konuşamayan zihniyete yeter dedik. Benim milletime göbeğini kaşıyan adam diyenlere yeter dedik. Millete tepeden bakanlara bu aziz milleti hor görenlere yeter dedik.

MİLLETİN VEKİLLERİNİ TEHDİT ETTİLER

Bu toprağın insanını hor gören, kem gözle bakan haddini de hududunu da bilmeyendir. Bunlar on yıllardır suyun başını tutmuşlar, bunlar suyun başına oturmuş oradan ahkâm kesmişler. Bunlar millete hep tepeden bakmışlar. Kaymak tabaka kaymak tabaka. Ama şimdi sarsılmaya başladılar. Artık Anadolu sermayesi de geliyor bunu görmeye başladılar. Bunlar açlık bilmezler, susuzluk bilmezler, yoksulluk nedir bilmezler. Yolu olmayan köyden bunların haberi olmaz. Bunlar milletin iradesine güvenmezler, demokrasiye de inanmazlar. İşte biz bu kirli oyunu bozduk. İşte biz bu kaymak takımın saltanatına son verdik. İşte biz milletimin yetkisine, milletimin yetkisiyle millete tepeden bakanlara dur dedik. Bu cadde çıkmaz sokak haykırsam kollarımı makas gibi açarak diyor ya. İşte millet şimdi kollarını makas gibi açıyor ve onlar birbiri ile birleşiyor. Şimdi söz millette, karar millete. Ne dediler siz Cumhurbaşkanı seçemezsiniz dediler öyle mi? dediler mi? Merhum Özal onunla seçilmişti, Demirel onunla seçilmişti, Sezer onunla seçilmişti. O zaman olmuştu da Sayın Gül'e gelince neden olmadı. Peki dedik öyle mi o zaman millete! Bunlar milletin vekillerini tehdit ettiler.

NE YÜZLE BAŞÖRTÜ SORUNUNU ÇÖZERİM DİYORSUN

Madem öyle buyurun seçime dedik. Son sözü millet söylesin dedik. Millet ne dedi gür bir sesle AK Parti dedi, demokrasi dedi, milli irade dedi, adalet dedi adalet. Bu ülkenin kızları başörtüsü ile üniversite okusun dedik, eğitim özgürlüğü, halk ya hukuk ya ve MHP ile el birliği yaptık. Bu sizler için de çok önemli arkadaşlarımız MHP yönetimi ile grubu ile görüşmeler yaptılar tamam dediler ve hakikaten orada el birliği yaptık. Birlikte 411 oy ile başörtüsü özgürlüğünü Parlamentodan geçirdik. Peki, bunun arkasından CHP ne yaptı? Şimdi CHP Genel Başkanı diyor ki bunu ben çözerim. İnanıyor musunuz? Dürüst ol dürüst. Bol keseden gittiği her yerde atıyor. Ama dürüstçe değil. Ya özün sözün bir olsun. Bir diyor ki ben horasandan gelmeyim ya nereden gelirsen gel doğrusunu söyle. Tunceli Nazimiye'denim de. İlla benim de nereden geldiğimi araştırmanın anlamı yok. Bunun için bir şey uydurmama da gerek yok, boyumla da uğraşma 1,85. Buna da gerek yok. Bundan da rahatsız oluyor. Ne yaptılar hemen bu konuyu aldılar AYM'ye götürdüler. Sayın Kılıçdaroğlu altında senin de imzan var mı? O zaman da herhalde CHP'deydin ve sağdın değil mi? İmzayı attın! Şimdi hangi yüzle bu sorunu ben çözerim diyorsun. Dürüst ol dürüst! Bu memleketin ortak meselesi bu özgürlük. Benim başörtülü bacım, kızım niçin rahatlıkla bu üniversite de okuyamasın. Ondan sonra sıkılmadan çıkıyorsunuz herkes başbakan değil ki kızlarını şurada burada okutsun. Ne yapacaktık, sana mı güvenecektik, sana mı inanacaktık. Bu mücadelede er ya da geç neticeye ulaşacak.

BUNU SÖYLEMEK ŞEREFSİZLİKTİR

Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir. Biz terör örgütü ile hiçbir zaman masaya oturmadık hiçbir zamanda oturmayacağız. Bizim felsefemizde anlayışımızda böyle bir şey olamaz. Kendilerine baksınlar. Terörist başını ANAP’a MHP’ye DSP kim emanet etti. Onu asma sözünü kim verdi. Ecevit basın toplantısında Öcalan’ın niçin idam edemeyeceklerini açıklıyor. Sonra gelip Devlet Bahçeli’ye soruyorlar. “Sayın Başbakan gerekli olanları açıkladı. Benim bir şey söylemeye gerek yok” diyor. Sayın Bahçeli sen kimi kandırıyorsun. Bunların hepsi kayıtlarda var. Şunu bilin Tayyip Erdoğan’ın başında bulunduğu bir iktidar hiçbir zaman terör örgütü ile masaya oturmaz. Biz milletin avukatlığını yapıyoruz. CHP ise Silivri’de avukatlık yapmaya devam ediyor.

EĞER BUNU İSPATLAMAZSAN....

Ey Kılıçdaroğlu ve Bahçeli bizim masaya oturduğumuzu iddia ediyorsanız ispat etmek zorundasınız. Eğer bunu ispatlamazsanız müfterisiniz. Daha ilerisini söyleyemeyeceğim. Son dönemde bazı üniversiteler fahri doktora verdi. Aralarında kiliselere ait olanlar da var şimdi bu kiliselerinin fotoğraflarını dağıtıyorlar. Bunlar bu kadar düştü. Bunlarda seviye kaybı var... Üstadın dili ile konuşacağım ama müsait değil. Seviyesizlik de bir seviye. Ben vatandaşlarımın uyanık olmasını özellikle rica ediyorum. CHP iki madde olmazsa paketi destekleriz dedi. HSYK ve AYM idi. İtiraz ettiler. AYM gereksiz dedi iade etti. Orada AYM son durumu rötuşu yaptı işi bitirdi. Hani ne oldu size destekleyecektiniz. Dürüst değiller dürüst. Bir inat uğruna hayır kampanyası devam ediyor. Bu partilere hayır diyenleri seçmenlerin görmesini rica ediyorum.

ÇOCUK İSTİSMARININ ÖNÜNE GEÇİYORUZ

Kadınlar her alanda daha imtiyazlı konuma kavuşacaktır. Kayserili Hanım kardeşim kendi hakların için EVET mi? Çocuklarımız aynı şekilde imtiyazlı konuma kavuşuyorlar. AYM ile çocuk istismarının önüne daha güçlü şekilde geçiyoruz, yaşlılarımız, özürlü kardeşlerimiz bu haklar ile önemli haklara kavuşacaklar. Şehitlerimizin kutsal emanetlerine daha güçlü şekilde sahip çıkıyoruz. Gazilerimizin hak ve hukukuna daha güçlü şekilde sahip çıkıyoruz, buna EVET mi? İşçi kardeşim artık birden fazla sendikaya üye olabilecek. Grev yasal hale geliyor. Bu değişikliğe evet mi? Memur kardeşlerim 12 Eylül'den itibaren toplu iş sözleşmesi hakkına kavuşacaklar, emekliler de bundan faydalanacak. Kamu denetçiliği kurumunu getiriyoruz, devlet hizmetlerinden şikayeti olanlar kamu denetçisine başvuracak, anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkını getiriyoruz. Artık parası olanın AİHM'ye başvurduğu parası olmayanın açıkta kaldığı dönemi geride bırakıyoruz.

CHP’NİN ARKA BAHÇESİ ÇÖKTÜ

Yurt dışına çıkış üzerindeki kısıtlamaları kaldırıyoruz. Türkiye'de vergi borcu olan 300 binin üzerinde olan vatandaş yurt dışına çıkamıyor. Bu engel bir mahkeme olmaksızın idare tarafından uygulanıyor. Buna artık son veriyoruz buna evet mi? Ordudan atılan askerlerimiz için, yargı yolunu açıyoruz. Fişlemeye artık son veriyoruz. AYM'nin yapısını değiştiriyor, gelişmiş ülkelerdeki AYM'nin yapısına kavuşturuyoruz. HSYK'nın yapısını değiştiriyoruz, yargıda KAST sistemine son veriyoruz. Yani Kayseri'nin Melikgazi'sindeki hakim savcı şimdi oy kullanacak ve Türkiye genelinde ilk derece mahkeme denilen bu mahkemelerde görev yapan hakim ve savcı kardeşlerim 10 tane üye seçecek. Biz değil, parlamento değil, kim belirleyecek Kayseri'deki Hakimler ve Savcılar belirleyecek. Niçin istemiyorlar KAST sistemleri çöküyor, CHP'nin arka bahçesi çöküyor.

Ne dedi Moğultay Oktay, CHP'li Hakim Savcı atamayacaktık ta MHP'nin faşistlerini mi atayacaktık diyordu. Şimdi CHP ile MHP el ele veriyor. Bu iş nasıl oluyor? Ben anlamakta zorlanıyorum.


Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile