Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim resepsiyonuna katılmayan askerleri emre itaatsizlikle suçlayan Ömer Çelik'e, CHP'li Mustafa Özyürek'in verdiği 'O zaman askerleri görevden alın' tepkisiyle ilgili olarak, "Kim, nasıl, ne zaman görevden alınır, alınamaz bu konunun aklını da kimse bize vermesin. Biz bu görevimizi de gayet iyi biliyoruz. Kim görevden alınacaksa, nasıl alınacaksa, ha onu da yeri geldiği zaman yaparız. Bundan da kimseye hesap vermeyiz. Yeter ki böyle bir yasal süreç söz
konusu olsun. Böyle bir yasal süreç yoksa da bizim CHP'nin aklına da ihtiyacımız yok. Onlar aklını kendilerine saklasın" değerlendirmesini yaptı.
Başbakan Erdoğan, resmi bir ziyaret için Kosova'ya gitti. Hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, burada gazetecilerin sorularını da cevaplandırdı. Taksim'deki saldırıyı PKK üstlenmese de saldırganın 2004 yılında önce PKK'ya katıldığı ve 4 ay önce de Habur'dan giriş yaptığı bilgisinin hatırlatılarak, provokasyon yorumlarına katılıp katılmadığının sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, işin teknik boyutunun dün İstanbul'da açıkladığını söyledi. Erdoğan, "Olayın
provokatif boyutu nedir, ne değildir bu süreç içerisinde tabii ki bunun takibi ayrıca devam edecektir. Tabii bu canlı bombanın ailesiyle olan ilişkiler vesaire, bunları yine İçişleri Bakanlığımız takip diyor. Şu anda yapılacak olan açıklamalar her ne kadar geçmişi itibariyle Hakurk'ta bulunmuş olması gündeme getirildiyse, acaba bunun bağlantıları nedir ne değildir, bunları açıklamak erken olur diye düşünüyorum. Fakat aslolan şu ana kadar sürülen izde alınan neticelerdir. Bunların geleceğe yönelik canlı
bombayla ilgili çok daha farlı bağlantıları belki de ortaya çıkartacaktır" diye konuştu.
PKK'nın eylemsizlik kararının ön koşulunun 'askerin karakoldan çıkmaması' olduğunun belirtilmesi ve operasyonların devam edip etmeyeceğinin sorulması üzerine Erdoğan, operasyonlarla ilgili açıklamalarının ortada olduğunu söyledi. Güvenlik güçlerinin görevinin durup dururken operasyon yapmak olmadığına dikkat çeken Başbakan Erdoğan, alınan istihbarat üzerine operasyon yapıldığını anlattı. Erdoğan, eğer bir yerde güvenliği tehdit eden bir adım atılıyorsa, güvenlik güçlerinin aldığı bu istihbaratı
değerlendireceklerini ve üzerine gideceğini belirterek, "Böyle bir süreç içerisinde eğer güvenlik güçleri operasyonunu yapmayıp da burada bir olumsuzluk meydana geldiği zaman başta medya olmak üzere 'güvenlik güçleri ne yapar' diye bu soruyu siz soracaksınız. Bu soruyu soracağınıza göre, şimdi güvenlik gücünün zaten oluşumunun nedeni olan bu operasyon kabiliyetini yok farz etmek mümkün mü? Güvenlik güçlerine 'silah bırak' demek mümkün mü? Terör örgütü silahı bıraktığı sürece zaten güvelik gücünün de bu
tür operasyonlara girmesine gerek kalmayacaktır. Olay bu kadar nettir" dedi.
"HÜKÜMET PAZARLIK YAPMAZ"
Bir gazetecinin MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin eylemsizlik kararının 'pazarlık çıkmazı' olarak nitelendirdiğini hatırlatması üzerine Erdoğan, Bahçeli'nin bu yaklaşım tarzının yeni olmadığını ve halk oylaması sırasında pazarlık iddiasında bulunduğunu söyledi. Kendisinin de bunun üzerine çok ağır bir ifade kullandığını belirten Erdoğan, şahsını ve arkadaşlarını izan eden yaklaşım üzerine 'Benim veya arkadaşlarımın bu tür pazarlığa girdiği bir iddiadır. Bu iddiayı ispat kendilerine düşer. İspat edemezlerse
bu bir alçaklık, iftiradır' dediğini hatırlatarak, "O günden bugüne açıklama yapamamışlardır. Çünkü olmayan bir şeyin açıklaması olmaz. Şimdi tekrar bunu kurcalamaya başladılar. Bir defa siyaset kurumu olarak, hükümet olarak böyle bir pazarlığın içinde olmamız söz konusu değildir. Devletin kurumları kendi iktidarları dönemlerinde de bu tür görüşmeleri yapmıştır. Çok daha ileri gidiyorum; hakkında idam kararı olduğu halde sümenaltı etmek suretiyle ölüm cezasını bile, ne zaman ki Meclis'ten ölüm cezası
kaldırılmıştır, bu süreçte de kendilerini rahata çıkarmışlardır. Bütün bu olayların hepsi açık, net ortadadır. Biz ülkemizde özellikle bir konu üzerinde duruyoruz. O da şudur; ülkemizde bizim terörle mücadeledeki süreci durdurmamız mümkün değil. Burada hangi siyasi parti olursa olsun herkese düşen görev terörle mücadelede el ele vermektir" diye konuştu.
İngiltere, İspanya gibi ülkelerde tüm siyasi partilerin bu konuda birbirine destek olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, "Bizde maalesef muhalefet iktidarı nasıl zayıf düşürürüz diye elinden gelen gayreti gösteriyor. Sağolsun medya, 'nasıl bu işe maydanoz oluruz' bunun gayreti içine giriyor. Yani biz bu desteği hala yakalayamadık, ele el veremedik. Bunu yazılı görsel medyanın temsilcileriyle hep görüşüyoruz. En son Taksim olayında bile 'bu görüntüler yayınlanmasın' diyoruz. Bir iki tanesi buna uyuyor ama
diğerleri aynen devam ediyor. Bu konuda sıkıntımızın büyük olduğunu ifade etmem lazım" şeklinde konuştu.
Bir gazetecinin, 'İmralı'dan 'diyalog müzakereye dönüştü' şeklinde gelen bazı mesajlar var. Siz böyle bir sürece girildiğini doğrular mısınız?' sorusu üzerine, "Devletin kurumları tabii ki bu tür görüşmeleri yapar. Bu geçmişten bu yana hep yapılmıştır. Bugün de yapılır, yarın da yapılır. Bunu artık konuşmak, müzakeresini aramızda yapmak yanlış olur diye düşünüyorum. Devlet bunun için vardır. Herkesle bu görüşmeleri yapar. Niye? Netice almak için var devlet de onun için. Tabii ki yapacak. İşi veya bir
kilidi çözüme kavuşturmak istiyorsan, bu tür adımları atacak. Bunlar atılmıştır, atılır, atılmaktadır ve atılacaktır da" dedi.
"TBMM BAŞKANLIĞI'NIN AÇIKLAMASI DOĞRU"
Erdoğan, eski DTP milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk'ün milletvekilliklerinin iadesi ile ilgili talep üzerine TBMM Başkanlığı'nın yaptığı 'yetkimiz yok' açıklamasıyla ilgili bir soruya da şu yanıtı verdi:
"TBMM Başkanlığı'nın yaptığı açıklama bana göre yapması gereken bir açıklamaydı ve doğru bir açıklama yapmıştır. İşin gerçeği de budur. Çünkü Anayasa Mahkemesi hukuki noktada nihai bir mercidir, kararını vermiştir ve o karardan sonra Anayasa Mahkemesi'nin aldığı bu kararı değiştirme söz konusu değil. Bu iş bitmiştir. Buradaki girişim buna göre, 'acaba buradan bir şey çıkar mı' mantığından kaynaklanmaktadır. Bunun da cevabını TBMM Başkanlığı verdi."
"İKİNCİ TERÖRİST YOK"
Taksim saldırısında sarı montlu ikinci bir kişinin helikopterle olay yerinden götürüldüğü ve saklandığı iddialarının sorulması üzerine Erdoğan, taksime helikopter indiğini hiç duymadığını söyledi. Erdoğan, "Oraya helikopter inmişse bu bellidir. Ama inmemişse konuşmamızın anlamı yok. Faraziyeler üzerinden gerçeğe ulaşmak yanlış olur. Böyle bir olay yok. Olay tamamen canlı bombanın şahsında başlamış ve bitmiştir. Orada ikinci bir terörist olmuş olsa, hemen etkisiz hale güvenlik güçleri getirse belli
olurdu. Bunların belli olması, gizlenmeye gerekli olan şeyler değil, tam tersi 'yakalandı, soruşturma devam ediyor' denir" şeklinde konuştu.
"CHP AKLINI KENDİNE SAKLASIN"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in Çankaya Köşkü'ndeki 29 Ekim resepsiyonuna askerlerin katılmamasını 'emre itaatsizlik' olarak nitelendirdiğinin belirtilerek, 'Siz de aynı görüşte misiniz? Cevabınız evetse, bu konuda bir tasarrufta bulunmayı düşünüyor musunuz?' sorusu üzerine Erdoğan şöyle konuştu:
"Bu bir davettir. Bu davete icabet etmenin Genelkurmay açısından ne denli yanlış olduğunu daha önce açıkladım. Bunun ötesinde bir şey daha söyledim; bir alternatif kutlamanın hiç şık olmadığını da söyledim. Çünkü 29 Ekim kutlamalarının yeri bugüne kadar hep Çankaya olmuştur. Çankaya'nın dışında kutlama söz konusu olmamıştır. Dolayısıyla böyle bir alternatif kutlama bugüne kadar farklı alanlarda, farklı yerlerde yapılan kutlamalar nasıl yanlış olmuşsa, bu da o denli yanlıştır. Bunun kabul edilebilir
hiçbir yanı yoktur. Ne emre itaate girer, ne emre itaatsizliğe girer. Onun değerlendirmesi hukuku bir süreçtir, ayrı bir konudur."
Başbakan Erdoğan, CHP kanadından gelen 'O zaman askeri görevden alın' yanıtını da değerlendirerek, "Kim, nasıl, ne zaman görevden alınır, alınamaz bu konunun aklını da kimse bize veremesin. Biz bu görevimizi de gayet iyi biliyoruz. Kim görevden alınacaksa, nasıl alınacaksa, ha onu da yeri geldiği zaman yaparız. Bundan da kimseye hesap vermeyiz. Yeter ki böyle bir yasal süreç söz konusu olsun. Böyle bir yasal süreç yoksa da bizim CHP'nin aklına da ihtiyacımız yok. Onlar aklını kendilerine saklasHın" dedi.
Genelkurmay Başkanlığı'nın 'başörtülülerin bulunduğu organizasyonlarda bulunulmamasına' yönelik bir genelge yayınladığına ilişkin haberlerle ilgili olarak da Başbakan Erdoğan, "Bu tür bir genelgeden bilgim yok. Bilgim olsa bunu da zaten hassasiyetle ele alır, gereği neyse yaparız" değerlendirmesini yaptı.
(CC-Y)
Başbakan Erdoğan Kosova'ya Gitti (1)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim resepsiyonuna katılmayan askerleri emre itaatsizlikle suçlayan Ömer Çelik'e, CHP'li Mustafa Özyürek'in verdiği 'O zaman askerleri görevden alın' tepkisiyle ilgili olarak, "Kim, nasıl, ne zaman görevden alınır, alınamaz bu konunun aklını da kimse bize vermesin



















