Başbakan Erdoğan Mardin'de

Başbakan Erdoğan Mardin'de

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, batıyla doğuyu, kuzeyle güneyi ele ele hep birlikte büyüteceklerini belirterek, "Tüm engellemeleri aşacağız, tüm kışkırtmaları, tüm tuzakları boşa çıkartacağız

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, batıyla doğuyu, kuzeyle güneyi ele ele hep birlikte büyüteceklerini belirterek, "Tüm engellemeleri aşacağız, tüm kışkırtmaları, tüm tuzakları boşa çıkartacağız. Biz hep birlikte Türkiye'yiz. Birlikte savunduğumuz, birlikte şehit verdiğimiz, birlikte kurduğumuz bu Cumhuriyeti yine birlikte geleceğe taşıyacağız. Ne terör ne çeteler ne mafya ne kışkırtmalar bizi asla ve asla engellemeyecek'' dedi.
Mardin'de, toplu açılış törenine katılan Başbakan Erdoğan, sorunlara el attıkça bazı kesimlerin bunu engellemek için üzerlerine geldiğini belirterek, ''Doğu'da, Güneydoğu'da terör üzerimize geldi. Batı'da çeteler üzerimize geldi, mafya üzerimize geldi. Bize, sorunları çözmeyin dediler. Bize, Türkiye'yi kalkındırmayın dediler. Bize, demokrasinin standartlarını yükseltmeyin dediler. Yol yapmayın, okul yapmayın, hastaneler açmayın, konut inşa etmeyin dediler. Demokratik hakları sakın ha vermeyin, kültürel
hakları teslim etmeyin dediler. Burada iş makinelerini yaktılar, mühendisleri kaçırdılar, sabotajlar yaptılar, istikrarı, huzuru hedef aldılar. Öbür tarafta hukuksuzlukla üzerimize geldiler, hukuku zorlayarak üzerimize
geldiler, çirkin kampanyalarla, kirli senaryolarla bizi engellemek istediler. Milletimizi ürküttüler, ürkütmek istediler. İnsanlar ana dilini konuşursa, bir anne oğluyla, bir anne kızıyla Kürtçe konuşursa ülke bölünür
dediler. Kürtçe, Arapça yayın yapan televizyon birliğimizi, bütünlüğümüzü zedeler dediler. Allah'ın izniyle, sizlerin desteğiyle, sizlerin hayır dualarıyla hiçbir tehdide eyvallah demedik. Hiçbir tehdide, hiçbir saldırıya, hiçbir hukuksuzluğa boyun eğmedik. Asla ve asla geri adım atmadık, doğru bildiğimiz yoldan asla şaşmadık. Değişimi engellemek isteyenlerin oyunlarına gelmedik. Milli birliğimizi, beraberliğimizi, bütünlüğümüzü engellemek isteyenlere prim vermedik. Bir olacağız, beraber olacağız, iri
olacağız, diri olacağız dedik'' şeklinde konuştu.
12 Eylül'deki referandum konusuna da değinen Erdoğan, "Bölgedeki illerimizde olduğu gibi, Mardin'de de baskıyla, tehditle, terörle, insanların sandığa gitmesi ve oy kullanması engellenmek istendi. Katılım oranı yüzde 43. Burada da insanların hür iradesine ipotek koymak isteyenler oldu. Mardin'de oy vermeye gidenlerin oranı daha yüksek olsaydı ben inanıyorum ki 'evet' oylarının oranı da daha yüksek olacak, eminim ki, Mardin 'evet' oranıyla Türkiye rekorunu kıracaktı. İşte bundan korktular. Değişimden
korktular, demokrasiden, hukukun üstünlüğünden çekindiler. Bu topraklarda kardeşliğimizin, bu topraklarda birlik ve bütünlüğümüzün pekişmesinden nasıl korkuyorlarsa bu topraklara huzurun, istikrarın, demokrasinin, değişimin hakim olmasından da işte o derece korkuyor, çekiniyorlar. Onlar istemese de, onlar hazzetmese de, onlar dirense de bu topraklara Allah'ın izniyle huzur hakim oluyor, istikrar hakim oluyor, refah, kardeşlik hakim oluyor. Birileri bu gelişimi, değişimi engellemek için ellerinden geleni
yapsa da bölgenin çehresi değişiyor" diye konuştu.
Konuşmasında Mardinli anne ve babalara da seslenen Erdoğan, "Anneler, akan kanın durması için yüreğinizi dünden, bugüne ortaya koydunuz, gene koyun. Ben Mardinli babalara sesleniyorum: Acıların sona ermesi için yüreğinizi ortaya koyun. Mardinli kardeşime sesleniyorum: Bu bölgenin talihini değiştirmek için yüreğinizi ortaya koyun. Biz elimizi, bedenimizi, yüreğimizi taşın altına koyduk. Gelin, siz de omuz verin, siz de destek verin aydınlık bir geleceği hep birlikte inşa edelim. Hiç endişeniz olmasın, hiç
kuşkunuz olmasın, Türkiye'yi güzel günler bekliyor. Türkiye'de çok güzel şeyler oluyor. Kardeşlik pekişiyor, milli birlik güç kazanıyor. Dünyada artık saygın bir Türkiye var. Bunu böyle biliniz, konuşulmayanlar artık konuşuluyor. Sorgulanmayanlar artık sorgulanıyor. Ok yaydan fırladı ve inşallah hedefine ulaşacak'' dedi.
Başbakan Erdoğan, bölgenin makus talihini değiştirmeye devam edeceklerini kaydederek konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Yılların ihmalini telafi edecek, bu bölgedeki tüm illerimizi kendi potansiyelleriyle ayağa kaldıracağız. Yatırımlarımız hız kesmeyecek, büyük projelerimiz hız kesmeyecek. Tüm engellemeleri aşacağız, tüm kışkırtmaları, tüm tuzakları boşa çıkartacağız ve Batı ile Doğu'yu, Kuzey ile Güney'i el ele, gönül gönüle hep birlikte büyüteceğiz. Biz hep birlikte Türkiye'yiz. Birlikte savunduğumuz,
birlikte şehit verdiğimiz, birlikte kurduğumuz bu Cumhuriyeti yine birlikte geleceğe taşıyacağız. Ne terör ne çeteler ne mafya ne kışkırtmalar bizi asla ve asla engellemeyecek. Bakın, görüyorsunuz, bölgede huzur arttıkça, bölgede yatırımlar arttıkça, bölge halkı kendini daha fazla ifade etmeye başladıkça birileri ciddi şekilde rahatsız oluyorlar. Huzuru bozmak için, istikrarı bozmak için, demokratikleşme adımlarını engellemek için her türlü tahrik ne yazık ki hayata geçirilmeye çalışılıyor. Açık söylüyorum.
Birileri, insanımızın huzura
kavuşmasından ciddi şekilde endişe duyuyor. Zaman zaman oynanan oyunları beraber bozacağız. Türkiye artık eski Türkiye değil. Aziz milletimiz engin sağduyusuyla, basiretiyle, ferasetiyle eski oyunlara prim vermiyor, eski tezgahlara düşmüyor. Ben Mardinli kardeşime diyorum ki; kimin gerçekten huzur ve barış istediğini, kimin de huzur ve barışın gelmesinden korktuğunu lütfen ayırdedin. Kimin gerçekten demokrasi için mücadele ettiğini, kimin de demokrasiden korktuğunu, çekindiğini lütfen görün. Kimin millet
için çalıştığını, kimin de kendi şahsi çıkarları peşinde koştuğunu lütfen görün. Biz faili meçhulleri biliyoruz, biz Diyarbakır Cezaevi'ni de biliyoruz, biz yakılan, boşaltılan köyleri, Olağanüstü Hal dönemlerini biliyoruz. Biz, bir annenin, bir babanın, yavrusuyla kendi ana dilinde konuşamamasının ne olduğunu biliyoruz. Onun için bunları süratle kaldırdık. Onun için Olağanüstü Hal'i kaldırdık. Onun için Çekiç Gücü buradan gönderdik. Bunlar bizden istenmemiş miydi? İstenmişti. Ve 'Bunları halledin' denmemiş
miydi? Denmişti. Bunları bu iktidar halletti. İşte biz daha da bu özgürlük alanlarını geliştirmenin, genişletmenin gayreti içindeyiz. Samimi bir şekilde kardeşliğin peşindeyiz. Her zaman ne diyorum? Biz, yaradılanı Yaradan'dan ötürü seviyoruz. Aynı vatan toprağında, aynı bayrağın altında, yüzlerce, binlerce yıldır aynı somunu bölüştüğümüz gibi, gelecekte de aynı sofrada oturacak, aynı somunu paylaşacağız".
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile