Başbakan Erdoğan'ın Sivas'ta yaptığı açıklamalar şöyle:
Bu ülkenin bu milletin nasıl bir medeniyet tasavvuru olduğunu görsünler. Bu eserlerin her biri köklü tarihimizi, sevgi medeniyetimizi anlatıyor. Bu medeniyetlerin her biri bu toprakların nasıl bir kültür şehri olduğunu anlatıyor.
BARIŞI VE KARDEŞLİĞİ SAVUNAN BİR TÜRKİYE VAR
Böyle tarihi olan bir millete küçük düşünmek yakışmaz. Böyle tarihi eserleri olan bir millete küçük düşünmek yakışmaz. İte onun için biz büyük düşünüyoruz. İşte onun için biz büyük adımlar atıyoruz. Bölgemizde büyük düşünüyoruz. BM Güvenlik Konseyi'nde Türkiye var, AB Parlamenterler Konseyi'nde Başkan Türkiye. AB ile katılım müzakerelerinde artık müzakereci bir Türkiye var. Dünyada artık mertçe cesurca barışı, kardeşliği savunan bir Türkiye var. İşte Pakistan'daki sel felaketine milletçe elini uzatan bir Türkiye var.
ATA YADİGARI MİRASLARA BİZ SAHİP ÇIKIYORUZ
Haiti'de, Şili'deki depremlere koşan bir Türkiye var. Afganistan'a, Bosna'ya, Kosova'ya, Irak'a elimizi uzatıyoruz. Herkesin sustuğu yerde biz Gazze için sesimizi yükseltiyoruz. Herkes sırtını dönerken, gözünü yumarken biz Kudüs için, Filistin için yüreğimizi ortaya koyuyoruz. Tiflis'in hukukunu kendimize dert edindiğimiz kadar, Bakü'nün sorunlarını da kendimize dert ediniyoruz. Biz Moğolistan'da Türklerden kalma ilk yazılı anıtlara biz sahip çıktık. Ata yadigârı camilere biz sahip çıkıyoruz.
Afrika'da medreselere biz sahip çıkıyoruz, Bulgaristan'daki vatandaşımızın derdini dert edindiğimiz kadar, diğer vatandaşlarımızın da derdini dert ediniyoruz. Sivas'lı Aşık Veysel Uzun ince bir yoldayım gidiyorum gündüz gece, Bilmiyorum ne haldeyim, gidiyorum gündüz gece! Aşık Veysel'in dediği gibi erişmek için Menzil'e gideceğiz gündüz gece. 7,5 Yılda 12 bin 200 km bölünmüş yol yaptık. 79 senede 6 bin 100 km yapıldı. 150 bin yeni derslik inşaa ettik. 78 tane yeni üniversite yaptık. 435 bin konutun inşasına başladık. 330 bin konutu sahiplerine teslim ettik. Türkiye'de ilk kez kendi piyade tüfeğimizi tasarladık, 2011'de kullanmaya başlayacağız. İlk kez ülkemiz tank üretimine başladı.
Artık İnsansız Hava Aracımızı da kendimiz üreteceğiz. Bu arada, ATAK adı altında ilk milli helikopterimizin üretimine başladık, şu anda test uçuşu yapıyoruz.
YERE SAĞLAM BASIYORUZ
Bizden önce iktidarda kim vardı MHP, DSP, ANAP. IMF'den 30 milyar borç aldılar, bu borcu bize 23 milyar dolar borç ile bıraktılar. Şimdi 6,9 milyar dolar kaldı borcumuz. Bunlar dürüst davranmıyorlar. Gelin başımızı iki elimizin arasına alalım, düşünelim, milli bankamız merkez bankası değil mi? Orada 26,5 milyar dolar vardı işte şimdi orada 75 milyar dolar var. 75 Milyar dolar. Yahu hem bıraktığın borçları ödüyoruz hem Merkez Bankası'nın kasasında bu kadar para var. KEY dediniz, biz ödüyoruz. 13,5 katrilyon, benim memurumdan, işçimden kestiler bunu bize bıraktılar. Biz geldik bunun tamamını ödedik. Talanın olduğu bir hükümet olsak bunlar yapılabilir miydi? Sen ne yaptın 3,5 yılda bunun hesabını ver. Onun için ben oy veren kardeşlerime söylüyorum lütfen bunlar üzerinde bir düşünün. Biz hamdolsun büyüyoruz. Bu yılın ilk çeyreğinde büyümemiz yüzde 11,7. Avrupa'da birinciyiz. Bütün dünyada işsizlik artıyor ben dedim ki azalacak inanmadılar. Nisan ve Mayıs ayında düşüş başladı mı? Şu anda 11'e düştük. Düşecek daha da. Yere sağlam basıyoruz, sağlam. Hangi adımı atıyorsak bilerek atıyoruz. Daha güzel olacak. Tüm dünya bugün Türkiye'yi konuşuyor. Daha fazlasını yapacağız, yaparız. İnşallah, Sivas'ımız nasıl buradan en güzel payı alıyor ise bundan sonra da bunu aynı şekilde göreceğiz. Ben şimdi diyorum ki, Yeter ki millet arkamızda olsun, yeter ki Sivas bize güvensin. Sivas'a inanıyoruz. Çünkü siz hiçbir zaman bizi yalnız bırakmadınız. Burada şimdi Sivas'tan soruyorum, Türkiye yürüyüşünüzde yanımızda mısınız? Çetelerle mafya ile hukuk dışı örgütlenmelerle mücadelemizde yanımızda mısınız? Türkiye'yi daha aydınlık yarınlara taşıyacak mıyız, 12 Eylül'de ileri demokrasiye evet mi kardeşliğe evet mi?
O GÜN SİVAS DEĞİL TÜRKİYE AĞLADI
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nu kaybettik. Millet sevdası, memleket sevdası uğrunda hakka yürüdü. O gün sadece Sivas değil, Türkiye ağladı. Kendisini bir kez daha rahmetle yad ediyorum, mekanı cennet olsun, Allah ondan razı olsun. Yazıcıoğlu'nun 12 Eylül'de yazdığı şiir adeta yüreklerimize nakşoldu. Burası çok önemli, çünkü damdan düşenin derdini damdan düşen anlar.
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..
Nitekim onun arkadaşları, onun takipçileri, onun arkadaşları sağduyunun yanında yer aldı ve onun hatırasına sahip çıktı. MHP Genel Başkanı ve yönetimi vicdan sahibi ülkücülere zavallı derken, uşak derken, BBP haktan yana, adaletten yana, insanlıktan yana tavrını belirledi ve görüyorsunuz kendi arkadaşlarına baskı yapıyorlar. Sanatçılara, STK'lara, İl Başkanlarına baskı yapıyorlar ve ne diyor Genel Başkan diyor ki kim ki buna EVET derse hakkımı helal etmeyeceğim. Değerli kardeşlerim bizi baskı yapmakla suçlayanlar yani CHP, MHP, BDP asıl baskıyı millete kendileri yapıyorlar. CHP, MHP ve BDP'nin kampanyaları birbirini aratmıyor.
BU MİLLETE TERE SATMAYIN
Bu değişikliğe kim karşı, CHP, MHP, BDP, TKP, İP, YARSAV bir kısım medya, Çeteler, bunlar karşı bu ittifaktan bu ülkeye bir hayır gelir mi? Bu ittifaktan bir yarar gelir mi? CHP'nin Genel Başkanı 27 Mayıs'ta hukukun siyasallaştığını söylüyor. Bu zemini kim hazırladı, CHP zihniyeti. Şu andaki Genel Başkan daha yeni siyasete başlamış. Kendisini konuşuyor. Zihniyetini konuşmuyor. Ya doğmamıştım diyor ya da ben siyasette yoktum diyor. Gençlerin siyasallaşmış bir hukuk sisteminde idam edildiğini söylüyor. Bu millete tere satmayın. Bu millet herşeyi çok iyi biliyor.
Bu millete tere satmayın. Bu millet her şeyi çok iyi biliyor. Bunu şahsım olarak ben yaşadım ben. Bana cezayı kesen Yargıtay'daki üst dairenin mensuplarının daha sonra CHP'nin üst kurullarında nasıl yer aldıklarını çok iyi biliyoruz. Onların zihniyetlerini de çok iyi biliyoruz. Yargının siyasallaşması tehlikelidir o zaman gel sen de bu değişikliğe evet de. Tuzun kokması iyi değildir öyleyse sen de gel 12 Eylül'de evet de.
KADROLAŞMA CHP'NİN GENLERİNE İŞLEDİ
Dün bir programda kendisini savunuyor. Diyor ki SSK'ya nasıl terör örgütü mensuplarını aldığını anlatıyor. Neymiş efendim bu örgüt üyeleri ile bir tanışıklığı yokmuş. Hükümlü kadrosundan bunları işe almış. Hükümlü kadrosundan başka hükümlü yok muydu onları alsaydın. Kadrolaşma bu CHP'nin genlerine işledi. Biri de kalkıyor bizi terör örgütü ile müzakere içinde göstermeye çalışıyorlar. AK Parti hiçbir terör örgütü ile masaya oturmaz, pazarlık yapmaz, müzakere yapmaz.
Terör örgütünün son dönemde ateşkes yapılmasını anlaşma gibi göstermeye çalışıyorlar. Her iktidar böyle bir anlaşmaya yanaşmaz. Asla siyasi iktidarlar böyle bir şey yapmaz. Geçen gün, yazıyor çiziyorlar. Acaba bizden önce MHP, DSP, ANAP bunlar bölücü terör örgütünün başı ile görüşmediler mi? Kendileri görüşmez ama devletin ilgili kurumları onlarla görüşmeleri yapar. Ama Sayın Bahçeli, Sayın Ecevit, Sayın Yılmaz, sizler onun idamının durdurulmasının altına imzayı koymadınız mı?
NE YÜZLE HAYIR OYU İSTİYORSUN
Geçen Ecevit AB'ye şuraya buraya verilen sözlerden bahsediyor. Sayın Bahçeli de diyor ki Sayın Başbakan gereken açıklamaları yaptı benim bir şey söylememe gerek yok. Benim milletim sizin nerede olduğunuzu çok iyi biliyor. Bu idamın nasıl ertelendiğini benim milletim çok iyi biliyor. Onun için CHP'ye oy veren kardeşlerime de söylüyorum geliniz, elinizi vicdanınıza koyunuz ve darbe anayasasını ayaklarımızın altına alalım, milletin anayasasına evet diyelim. Çünkü 12 Eylül'de AK Parti oylanmayacak, önümüze bir evet gelecek hayır gelecek. EVET mi çok gelecek Hayır mı çok gelecek ona bakacağız.
19 Gün kaldı. Gece gündüz koşacağız ve bu işi bitireceğiz. Şunu özellikle paylaşmak istiyorum. Kim hangi teşkilatı yaparsa yapsın, hangi kötülemeyi yaparsa yapsın bunlar hiç anayasayı konuşuyor mu? Başka şeyler konuşuyorlar. Çünkü Darbe anayasasını savunacak yanları yok. Parlamentoda oy kabinine girmediler. BDP'de oy kabinine girmediler. Şimdi hangi yüzle benim milletimin karşısına çıkıp ben gidip oy vermesem de siz gidin hayır diyin. Bu ne demek? Bu millet enayi mi? 12 Eylül'de sandıkları EVET'le patlatmaya hazır mıyız?
Hayatta olsa o da evet derdi
Başbakan Erdoğan 12 Eylül'de gerçekleşecek referandum öncesi Sivas'ta halka hitap etti.



















