Başbakan Erdoğan, "Vatandaş Buluşması" Programında Konuştu (3)

Fransa‘nın Strasbourg kentinde Türk vatandaşlarına hitap eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümünü laf üreterek değil, iş üreterek kutlayacağız. Dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yerimizi alacağız. Hiç endişeniz olmasın" dedi.

Strasbourg‘daki Rhenus Sport Arena‘da gurbetçilere seslenen Başbakan Erdoğan, "Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümünü laf üreterek değil, iş üreterek kutlayacağız. Dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yerimizi alacağız. Hiç endişeniz olmasın. Şimdi hedef 2023‘te 2 trilyon dolar milli gelir, bunu hedefliyoruz. 8 senede burayı yakaladık. İnşallah 12 sene sonra 2 trilyon dolar. Şu anda kişi başına milli gelirde 10 bin doları aştık. Ama buraya 3 bin dolardan geldik. Şimdi hedef 2023‘te 25 bin dolar kişi

başına milli gelir. Buna ulaşacağız. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümünü laf üreterek değil, iş üreterek kutlayacağız. Dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yerimizi alacağız. Hiç endişeniz olmasın. Burada çok ilginç bir rakam vereceğim sizlere. Turizm gelirimiz neydi biliyor musunuz? 8.5 milyar dolar, şimdi 22 milyar dolar. Türkiye‘ye gelen turist sayısı neydi biliyor musunuz? 13.5 milyon. Şimdi Türkiye‘ye gelen turist sayısı ne oldu biliyor musunuz? 28 milyona ulaştı. Nasıl oluyor bunlar? Türkiye

güven dolu istikrar dolu bir ülke. Güven var, istikrar var onun için geliyorlar. Çalışacak, çabalayacak, gayret edecek inşallah bu hedefleri daha da ileriye taşıyacağız. 2002 yılı sonunda Türkiye dünya ekonomileri arasındaki yeri neydi biliyor musunuz? 26. sıradaydı. Şimdi 17. sıradayız. Buralara durup dururken gelmedik, çalışarak geldik" diye konuştu.

Türkiye‘de 2002 sonunda 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol bulunduğunu ifade eden Erdoğan, "Biz Afyon‘dan yola çıkarken, 2002 seçimleri öncesi 15 bin kilometreyi söylediğimizde, ‘Bunlar hayal hayal‘ dediler. Ne oldu şimdi bitti, bitiyor. Ama yeni hedefi belirledik 2023‘e bir 15 bin kilometre daha ilave ediyoruz. Bunlar tünel nedir bilmezdi yahu...Biz sadece şu Karadeniz sahil yoluna 12 tane, dağları delerek tünel yaptık. Niye, biz Ferhatız, siz Şirinsiniz Şirin; onun için dağları delmemiz gerekiyordu ve

dağları deldik, Şirin‘e ulaştık. Onun için durmak yok, yola devam. Ama bunlar yapamadılar. Lafını ettiler. Abdulmecit, projenin eskizlerini yapmış 19. asır. Ama arşivlerde kalmış. Biz geldik. Dedemizin arşiv notlarını çıkardık, bunları inceledik. Dedik ki ‘Eğer biz Osmanlı‘nın bakiyesi üzerindeysek, biz onların bıraktığı yerden bu yola devam etmemiz lazım‘. Madem ki onlar o zaman burada boğazın altından böyle bir tüp geçidin adımını attılarsa bu adım yerde kalamaz. Tüp geçidin tüpü bitti. İki kere gittim

gezdim, inceledim. Maşallah pırıl pırıl. İç donanımı yapılıyor. 2013 sonu itibariyle inşallah Asya‘yı Avrupa‘ya denizin altında da bağlıyoruz. Ama bir tane yetmez dedik bu raylı sistem. Peki nereyi nereye bağladık. Londra‘yı Pekin‘e bağladık, bununla.İkinci bir tüp geçit daha yapıyoruz, boğazın altından her şey tamam ihalesi yapıldı. Oradan da otomobiller geçecek. Avrupa yakasında Ahırkapı‘dan girecekler Anadolu yakasında da Haydarpaşa Lisesi‘nin arkasından çıkacaklar otomobiller. İki gidiş iki geliş. İş

bilenin, kılıç kuşananın. Ama yıllar yılı bu ülkede ne denildi, ‘Bunlar olmaz‘ denildi. Mesele ne biliyor musunuz? Mesele inanmak, mesele inanmak. Eğer inanırsanız, inanç öyle bir zenginliktir ki tekeden bile süt çıkarır. Atalarımız bunu boşuna söylememiş. Biz bunu böyle bilerek adım attık" dedi.

‘‘2023 farklı bir Türkiye olacak, farklı bir İstanbul, farklı bir Ankara, farklı bir İzmir" diye devam eden Erdoğan, "Bu büyük şehirlerimiz adeta marka şehir olarak 81 vilayetimizi ayağa kaldıracak. Yeni şehirler inşa ettik. İstanbul Ataşehir yepyeni bir şehir. Bunu tamamen TOKİ yaptı. Eser ortada. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Biz eserimizle varız. Ve ben davet ediyorum. Avrupa‘daki kardeşlerim gelsinler ülkelerinde 81 ilin hepsinde TOKİ konutlar yapıyor. Her yerden istifade

edebilirsiniz. Artık, benim vatandaşım, bütün hastanelere gidebiliyor. Artık devlet hastanesi, özel hastane ayrımı yok; istediğine gidiyor. Bütün vilayetlerimizin bölgeleri var. Sıkıntı mı var, farklı ile mi gidecek? Sağlık Bakanlığımızın helikopter ambulansları var. O alıyor, götürüyor. Bunlar ücrete tabi değil. Jet ambulanslarımız var, uluslararası mı şehirler arası mı? O zaman ambulansımız alıp götürüyor. Benim insanıma yıllarca insanca muamele edilmedi, kızaklar üzerinde hamile kadınlar taşındı bizim

ülkemizde, ama artık bunlar yok denecek seviyeye geldi. Şimdi paletli ambulanslar var. Dağların tepesine çıkıyor, oralardan hastalarımız alınıyor. Buralara geldik, çünkü biz sağlıkta şuna inandık; Ne diyor Kanuni, ‘Halk içinde muteber nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi‘. Şimdi hem böyle bir ecdadın torunu olacaksın ki o devleti bir sağlıklı nefese feda ediyor. Öyleyse niye insanımızın değerini anlamıyoruz? Biz hastanede ilaç kuyruklarında çok bekledik. Ben sigortalıydım, o

kuyruklarda çok bekledim. Sabahın erken saatlerinde gidip reçeteyi uzatırdık, 5 ilaç yazmış doktor; ikisi var, 3‘ü yok. Ne yapacağım? Git eczaneden al. Böyle dönerdik geri. Ama şimdi git, istediğin eczaneden al. Her şey serbest. Buraya geldik. Öyle 7-8 ay sonraya MR için gün vermek bizim kitabımızda yok artık geçti onlar. Onlar cahiliye döneminin adetiydi. Cahiliye siyasetinin adetiydi. Şimdi artık insanı önceleyen bir siyaset var. Şeyh Edebali ne diyor ‘İnsani yücelt ki devlet yücelsin. Şimdi önce insan

dedik" ifadelerini kullandı.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile