Piri Reis Üniversitesi 2010–2011 Eğitim Öğretim Yılı Akademik Açılışı düzenlenen törenle gerekleştirildi. Törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Piri Reis Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Metin Kalkavan, Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Kamil Sağ, İBB Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Kamil Sağ, Başbakan Erdoğan'a fahri doktora ünvanı verdi.
Törende konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Piri Reis Üniversitesi'nin önemine değindi. Buradan mezun olacak öğrencilerin sadece Türkiye denizlerinde değil dünyanın dört bir yanında görev alacağını dile getiren Erdoğan, öğrencilerin meslek hayatlarında Türkiye'nin medaar-ı iftiharı olacağını aktardı.
Piri Reis Üniversitesi'ne ismini veren efsanevi Türk denizcisi Piri Reis'in Kitab-ı Bahriye isimli denizcilik kitabından bahseden Erdoğan, kitabın sonlanış dizeleri olan "Hangi ilim vardır ki, sonu bulunsun" sözlerini hatırlattı.
Mimar Sinan, Piri Reis, Katip Celebi, Mevlana, Ali Kuşcu gibi dünya bilimine bu günün birikimlerine öncülük etmiş nice şahsiyetin bu topraklarda yetiştiğini aktaran Erdoğan, "Bundan daha da ötesi bizim köklü medeniyetimizde alimlerimizin bilgi karşısında takındığı tavır elde ettikleri büyük başarının temelini oluşturmuştur. Piri Reis bu gün bile hayretle bakılan haritalarını çizerken işte biraz önce dile getirdiğim dizede vücut bulan bir anlayışla çiziyor. 'Bilginin nihayeti yoktur. Sonu yoktur' diyor. Ortaya koyduğu eserlerde hata olabileceğini ifade ediyor. Her kulun hatası olabilir. Eseriyle ilgili hataları ortaya koyacak olanlara da ta o günden minnettarlığını iletiyor." diye konuştu.
Yunus Emre'nin "İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır." dizelerini hatırlatan Erdoğan, bu tevazu, samimiyet ve gönül enginliğinin bilime, öğrenmeye, öğretmeye yüklenmesi gereken anlam olduğunu belirtti.
Türkiye'de bir denizcilik ihtisas üniversitesinin açılması ve bu üniversitenin kısa zamanda büyük başarılar elde etmesinin önemine işaret eden Başbakan Erdoğan, böyle bir üniversitenin 2008 yılına kadar kurulmamış olmasının da ayrıca sorgulanması gereken bir konu olduğunu söyledi.
Türkiye'de 10 yıllar boyunca bir yandan 'Türkiye 3 tarafı denizlerle çevrilidir' tve 'Türkiye dört tarafı düşmanlarla çevrilidir." tekerlemesinin dillendirildiğini anlatan Erdoğan, "Denizlerin gereği on yılar boyunca yerine getirilmedi ama sanal düşmanlar için bu ülkenin kaynakları, enerjisi, umudu heba edildi gitti. İçerde ve dışarıda üretilen sanal düşmanlarla uğraşmaktan Türkiye denizlerine, madenlerine, akarsularına, en önemlisi de insanına insan potansiyeline gençlerine, çocuklarına eğitime yani geleceğe vakit ayıramadı, kaynak ayıramadı. Hükümet olarak bu anlayışı tresince çevirmek, statükoyu kırmak ve ezberleri bozmak için 8 yıldır kararlı bir mücadele veriyoruz." şeklinde konuştu.
Yunanistan'da yaşanan ekonomik krizi de hatırlatan Erdoğan, komşu ülkedeki krizin de gereğinden fazla savunma harcamasından kaynaklandığını belirtti. Erdoğan, " Yıllar yılı ne var ne yok silahlanamaya yatırdı, yatırdı, yatırdı. Kime karşı yatırıyor bu parayı? Malum. Bu ne işe yaradı? Bir işe yarıyor mu? Silah teknolojisi, savunma sanayi sürekle gelişiyor, değişiyor ve bu siz bu harcadığınız paralarla o ülkenin geleceğini de karartıyorsunuz. Şimdi 'acaba ne olacak ekonomi' diye bunun arayışı içine girdiler. İşte bu sanal düşmanları üretmenin bedeli, komşumuza da bu kadar ağır olmuştur. Aynı yanlışa bizim de düşmemiz gerekir."
İlk kez AK Parti hükümeti döneminde Milli Eğitimin bütçeden aldığı payın diğer bütün bütçelerin önüne geçtiğini bildiren Başbakan Erdoğan, eskiden bütçede birinci sıradaki payı savunma harcamalarının aldığını hatırlattı. Erdoğan, "önce bizim insanımıza yatırımda bulunmamız lazım. 2002 yılında 7,5 milyar dolar olan Milli Eğitim bütçesini 2010 yılında yüzde 278 oranında artışla 28 milyar Türk Lirası'nın üzerine çıkardık. Türkiye genelinde 150 bin yeni derslik inşa ettik. Cumhuriyet tarihi boyunca, hatta Osmanlı'dan devralınan toplam dersliklerin yarısını bu 8 yıl içinde yaptık." Dedi.
"AKADEMİSYENLERİN PATENTİNE BAKIYORLARDI"
Son birkaç yıl içinde 49'u devlet 29 vakıf üniversitesi olmak üzere 78 üniversite açtıklarını belirten Erdoğan buna rağmen akademisyen noktasında açık olduğunu belirtti. Bir an önce işin fiziki noktasını çözmek için çaba harcadıklarını aynı zamanda akademisyen yetiştirmek için de yoğun çalışmalar sarf ettiklerini dile getiren Erdoğan, geçmişte yapılan ideolojik uygulamalar yüzünden akademisyen yetişmediğini dile getirdi. Erdoğan, Geçmişte bir de akademisyen yetiştirmede ideolojik yaklaşım vardı ve bundan dolayı akademisyen yetiştiremiyorduk bu ülkede. Çünkü patentine bakıyorlardı. 'Nerden, kimden, nasıl' Bilginin ideolojisi olmaz. Bilgi kimde olursa olsun onu almak zorundayız. Bunun aksi ihanet olur. "



















