Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun operasyona ilişkin sözlerini de, "Türkiye‘deki hava şartları bile Kılıçdaroğlu‘ndan daha istikrarlı değişiyor" ifadesiyle değerlendirdi.
Başbakan Yardımcısı Çiçek, Yenimahalle‘deki Toptancı Hali‘ne yaptığı ziyaretin ardından, esnaf kooperatif binasında gazetecilere açıklamada bulundu, iç ve dış gelişmelere ilişkin sorularını cevaplandırdı. Demokrasiyi önemsediklerini, demokrasiyi ve cumhuriyeti ülkeye kazandıranları her zaman şükranla andıklarını belirten Çiçek, "İyi ki Türkiye, cumhuriyeti ve demokrasiyi tercih etti. Bunun ne kadar önemli olduğunu, çevrede ve bölgede yaşanan gelişmelerden çok daha iyi anlıyoruz. Bölgede yaşanan olayların
temelinde demokrasi yetmezliği olduğuna inanıyoruz. O nedenle Türkiye doğru bir tercih yaparak demokrasiyi seçmiştir" dedi.
Çiçek, 12 Haziran‘da yapılan seçimleri önemsediklerini vurgulayarak, "Seçimin sonuçlarının herkes tarafından da kabullenilmesini, içine sindirilmesini ve seçim sonuçlarına göre herkesin kendi politikalarını, kendi tutumlarını yeni baştan gözden geçirmesini de arzu ediyoruz" diye konuştu.
Sandık sonuçlarının kabulü noktasında zaman zaman millet iradesine aykırı, bu iradeyi yok sayan, onun göreve getirdiklerini de başka yol ve yöntemlerle iktidardan edebilmenin geçmişte arayışları olduğuna işaret eden Çiçek, "İnanıyoruz ki 12 Haziran, o arayışlar içinde son bir tarih olsun. Günümüz dünyasında o arayışların bir geçerliliği kalmamıştır. O yol ve yöntemlerin de ülkeye hiçbir fayda getirmediğini, bölgemizde ve ülkemizde yaşanan tecrübelerden görmüş oluyoruz."
İZMİR BÜYÜKŞEHİR‘E YAPILAN OPERASYON
Çiçek, bir soru üzerine, İzmir Büyükşehir Belediyesi‘ne yapılan operasyonu da değerlendirdi. "İzmir‘deki iş yargısal bir iştir. Bir yargı faaliyetidir" diyen Çiçek, "Bu soruşturma hiçbir şekilde siyasi iktidarla ilişkilendirilemez. Kim böyle bir ilişki kurarsa, hem bize haksızlık yapmış olur, hem de hukuk dışı bir yorum getirmiş olur" ifadesini kullandı. Yargısal bir faaliyetten dolayı siyasilere soru sorulmasını hukuk açıdan sakıncalı bulduğunu belirten Çiçek, şöyle devam etti:
"Çünkü alakamız olmayan bir konuyla ilgili bize soru soruyorsunuz. Cevap versek bir türlü, vermesek bir türlü. Cevap verince de hukuki soruşturma bir tarafta kalıyor. Tam siyasetin merkezine, dedikodunun merkezine, istismarın merkezine, siyaset kurumunu, neticede siyasi iktidarı getirip oturtmuş oluyoruz. Şunu herkesin bilmesi lazım. Bu yargısal bir faaliyettir. Hatasıyla, sevabıyla doğrudan doğruya yargının kendi işidir. Hükümetle, AK Partiyle bir alakası yoktur.
Seçim ortamındayız. Bu ortamda maalesef vatandaştan ümidini kesen, vatandaşa götüreceğini bir projesi, bir fikri olmayanlar istismardan medet umuyorlar. Nitekim, bir kısım bağımsızların veto edilmesinde de hemen ‘Bu AK Parti‘nin işine yarar. Bu işin arkasında AK Parti vardır‘ demeye getiren yorumlar yapıldı. Şimdi hukuki bir olayın istismar konusu olduğu bir dönemde, bu soruşturmanın başlatılmış olması en başta CHP‘nin istismarına vesile olacaktır. Zaten hemen açıklama geldi, ‘sindirme, yıldırma‘
diye...Kim yapıyor bunu. Öyle karanlığa kurşun sıkacağınıza, kim talimat vermiş, kim bu işlemi başlatmış. Kim bunu sürdürüyor. Bunu çok açık bir şekilde ortaya koymaları lazım. Dolayısıyla konunun siyaset zemininde tartışılıyor olmasından fevkalade rahatsızız. Bu bizi ilgilendirmiyor. Hükümeti ve partimizi bu işin içine çekmeyi de son derece yakışıksız buluyoruz. Soruşturmanın zamanlaması elbette bize sorularak yapılmıyor. Ama maalesef bu tür istismarlara da kapı araladığını açıkça ifade etmek isterim."
KILIÇDAROĞLU‘NA ‘İZMİR‘ GÖNDERMESİ
‘Kültür Bakanı Ertuğrul Günay‘ın operasyona ilişkin ‘zamanlaması iyi olmadı‘ açıklamasının hatırlatılması üzerine Çiçek, "Söylediğim gibi. Olay vuku bulduğu zaman gözler hemen siyaset kurumuna çevriliyor. Onun için bu soruların muhatabı biz değiliz" dedi.
Çiçek, bir gazetecinin, ‘CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, (Biz Kayseri‘yi gösterdik, İzmir‘e gittiler) açıklaması oldu. Buna yanıtız olur mu?‘ sorusuna ise şu karşılığı verdi:
"Kılıçdaroğlu‘nun saat başı değişen, şimdi Türkiye‘deki hava şartları bile Kılıçdaroğlu‘ndan daha istikrarlı değişiyor. Saat başı fikir değiştiren ve bir şey söylerken de hiçbir endişe duymadan konuşan bir siyaset adamı. Meseleye öyle bakmak lazım. Yarın bu sözünü nasıl telin edeceğini de merak ederim. Her gün bir şey söylüyor. 2 saat sonra, 3 saat sonra bunun telini geliyor arkadan. Şimdi telini mi doğru, öncesi mi doğru, daha sonra söyleyeceğimi doğru onu kestirmekte zorlanıyoruz. Onun için biz türlü
sorulara cevap vermek yerine biz kendi işimize bakalım."
MUHALEFETİN ‘SUİSTİMAL‘ İDDİASI
Başbakan Yardımcısı Çiçek, bir gazetecinin, ‘Muhalefetin, seçim öncesinde sandık güvenliği konusunda ‘suistimal‘ olacağı ve bunun seçim sonuçlarına yansıyacağına‘ yönelik açıklamaları hatırlatması üzerine Çiçek, "Temenni ederim ki bu, seçim sonucunun bir mazeretinin şimdiden üretilmesi olmasın. Siyasi partilerimiz mazeret üreteceğine proje üretsinler. Onu tartışmak daha doğru olur" karşılığını verdi.
Anayasaya göre seçimlerin denetimi ve yönetiminin Yüksek Seçim Kurulu‘na (YSK) ait olduğuna işaret eden Çiçek, şunları kaydetti:
"Son dönemde YSK‘nın bağımsız yapısına sık sık vurgu yapıyoruz. Son bağımsızların veto edilmesinde, saptırmalarda neredeyse sorumlusu biz olduk. ‘Niye oraya düzgün adamlar atamadınız‘ diye... Sanki o atamaları biz yapıyoruz. Seçimin güvenlik içinde yapılması, tereddütlerin ortadan kaldırılması ve karara bağlanması doğrudan doğruya bağımsız yargının işidir. Siyasi iktidarlarla bir alakası yok. Biz hükümet olarak seçim güvenliğiyle ilgili idari yönden, kolluk güçlerinin görev alanına giren alanlarda
alınacak tedbirlerden sorumluyuz. Bu tedbirlerde Türkiye‘nin dört bir yanında İçişleri Bakanımız toplantılar yapıyor. Buna rağmen yanlışlık yapan varsa, bunun da yolu bellidir. itiraz yolları, Hukuki müeyyideleri bellidir."
"SU TESTİSİ, SU YOLUNDA KIRILIYOR..."
Üzerinde durulması gereken önemli konunun, terör yol ve yöntemlerinin vatandaş üzerine bir ipotek koymaması olduğunu belirten Çiçek, "Yaşanan bir kısım olaylardan medet umarak, hemen bunu şiddete, seçmen üzerinde bir baskıya dönüştürme çabaları var. Vatandaşa söyleyecek bir şeyi olmayan, vatandaşa götürecek bir hizmeti olmamış ve olmayacak olan bir kısım siyasi arayışların olduğunu da biliyoruz. Yaşanan olaylardan da artık biliyoruz ki, artık bu yol ve yöntemler çağımızda ömrü dolmuştur. Su testisi, su
yolunda kırılıyor. Mühim olan testiyi kırmamaktır. Kimsede testinin kırılmasına çanak tutmasın" diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek:
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İzmir Büyükşehir Belediyesi‘ne yapılan operasyonun yargısal bir iş olduğunu ve hükümetleriyle ilişkilendirilemeyeceğini belirterek, "Bu yargısal bir faaliyettir. Hatasıyla, sevabıyla doğrudan doğruya yargının kendi işidir. Hükümetle, AK Partiyle bir alakası yoktur" dedi.



















