Öğretmenlerin katılımının zorunlu olduğu uyum semineri Bir hafta boyunca devam edecek. Halk Eğitimi Merkezi salonunda düzenlenen seminerin dördüncü gününde Bayburt Valisi Hasan İpek, yeni atanan öğretmenlere önemli tavsiyelerde bulundu.
“BAYBURT TÜRKİYEDE YAŞANABİLİR İLK 31. İL OLARAK GÖSTERİLMEKTEDİR”
Vali ipek, öğretmenlere hitaben yaptığı konuşmada şunları kaydetti; “Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyor sevgiyle kucaklıyorum hoş geldiniz. Birçoğunuz tercihleri yazarken Bayburt hakkında çok fazla bilginiz olmayabilirdi. Geldiniz acaba nasıl bir yere geldik diye tereddüt edenleriniz vardır, öncelikle söyleyeyim. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir ankette Bayburt Türkiye’nin yaşanabilir ilk 31. İli olarak gösteriliyordu. Kötü bir yere gelmediniz öncelikle bunu belirtmek istiyorum.
İkincisi Bayburt’un insanı devletine bağlı, devlet memurlarına da saygılı insanlardır. Sizde bu saygıyı her yerde göreceksiniz bunun istisnası olabilir, ama her yerde göreceksiniz bu anlamda çok rahat edeceğinize inanıyorum.
Üçüncüsü ise televizyonlarda bir reklam veriliyordu. Özellikle soba yakmasını bilmeyen bayan öğretmenler annesini telefon arıyor, sobanın nasıl yakılacağının tarifini alıyordu.
Belki birçoğunuz gittiği yerlerde telefonlar çekmeyecek ama, biz Bayburt Valiliği, Milli Eğitim Müdürlüğü ve İş Kur olarak sobalarını yakmaları ve temizlik işlerini yapmaları için sizlere birer tane yardımcı veriyoruz. Bunun dışında Bayburt’ta tüm köylerimizin yolu asfalt, elektrikleri, suları var ulaşım sorunu yoktur. Zaten on öğrencinin atına düşen köylerde taşımalı eğitim yapıyoruz.
“YETİŞTİRECEĞİNİZ NESİLLERLE TÜRKİYE SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR.”
Bayburt merkezde okullarımız ve öğrenci sayıları da gayet iyi bu anlamda iyi bir yere geldiğinizi bilmenizi isterim. özet olarak onu söylemek istiyoruz. Sizlere sahip çıkacak sizlere yol gösterecek Milli Eğitim Müdürümüz ve Milli Eğitim teşkilatınız var onlarda size bir baba ve Ağabey gibi davranacaklarından hiç kuşkum yoktur. Aynı zamanda sizlerin amirleri olduğunu da bilmenizi isterim. Size yol gösterecek arkadaşlardır gerçekten başarılı bir Milli Eğitim yönetimimiz var. Bakanlığımız sizden öncede iki tane denetçi arkadaşımızı sizlere yol göstermek ve buradaki Milli Eğitimin problemini çözmek için Sayın Bakanımız tarafından hazırlıkları kontrol etmek için sizden önce buraya gönderildiler. Bizimde sizden bunlarla birlikte beklentilerimiz var. Ana beklentimiz; hepimiz bu devletin bekası bu devletin devamı ve Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet payidar olması için devlet memuru olduk. Sizlerin gelecek nesilleri iyi yetiştirmenizi bekliyoruz. Biz 1960 lı 70 li yıllardaki öğretmenler bizleri, bizler de sizleri yetiştirdik. Sizler de bundan 10 yıl 20 yıl sonra gelecek nesilleri yetiştireceksiniz ve Türkiye sizin eseriniz olacak.
Türkiye’deki gençler, yöneticiler, sanatkârlar ve Zanaatkârlar hepsi sizlerin eseri olacaktır. Sizlere bir nesil yetiştirme gibi çok önemli bir sorumluluk düşüyor bu sorumluluğunda bilincinde olacağınızı tahmin ediyorum ve bunu da sizlerden bekliyorum. Bizlerinde kapısı sizlere her zaman açıktır. Kendinizi rahat hissetmenizi ve ailelerinize iyi bir yere geldiğinizi ve iyi görev yapacağız demenizi ümit ediyorum.
“EĞİTİM SİSTEMİNİN EN KÖKLÜ REFORMLARININ YAPILDIĞI BİR DÖNEMDESİNİZ”
Sizler şanslı bir dönemde başladınız. Türkiye’de bilinen veya bilinmeyen şekliyle eğitim sistemi ve öğretim sisteminin en köklü reformlarının yapıldığı bir dönemdesiniz.
Türkiye OİSD ülkeleri arasında 15-25 yaş arasında bayanlarda özellikle çalışmayan ve okumayan insanların sayısının en yüksek olduğu ülke. Şimdi on iki yıllık zorunlu temel eğitimle, eğitim ve öğretim kız ve erkekler için zorunlu hale geliyor. Bu bir noktayı aşacak. sizin yeni başladığınız bu dönemde yeni bir eğitim sistemi de sizinle birlikte başlıyor. Daha sonra bunlar mesleklere ve insanların iş edinmesine yönelik eğitim sistemleri olarak 4+4+4 de ayrılacağı için liseyi bitiren insan mutlaka elinde bir becerisi ve bir iş imkânı olacak. Bu şunu önleyecek hem bayanlar için hem erkekler için iş bulmasını sağlayacak. Bu anlamda bu yeni eğitim sisteminin sizlerin kendi geçmişte yaptığınız eğitimlerle karıştırmayıp iyi anlamanızı ve Türkiye’deki insanların iyi yetişmesini sağlamanızı rica ediyorum. Size kendi başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Yıl 1990 Üç tane çocuğum vardı, iki kız bir erkek ve ben İngiltere’de kalıyorum. Çocuklarım İngiltere’ye gelecek diye heyecanlıyım. Türkiye’deki eğitim sistemine göre söylüyorum Çocuklarımdan biri beşe, biri üçe gidiyor bir tanesi okula gitmiyor.
Ama İngiliz sistemine göre 6. Sınıfa gidiyor 4. Sınıfa gidiyor ve küçük kızım da şimdiki gibi anasınıfına gitmesi gerekiyor. Türkiye’de o zaman o yaştakiler anasınıfına gitmiyor. Ben nerede okutacağım bunları nereye götüreceğim diye düşünürken sekreter bir okulun müdüründen benim için randevu aldı, okula gittim. Normal bir veliyim ve yabancı biriyim İngiltere’de. Okulun müdiresi okulun giriş kapısında beni karşıladı ve bütün okulu gezdirdi. Okulun laboratuarlarını, yemek salonlarını, sadece çocuklarımın gideceği sınıfları değil tüm sınıfları gezdirdi. Öğretmenlere takdim ederek Türkiye’den öğrencilerimiz gelecek dedi.
Sizin çocuklarınız uyum sıkıntısı çekebilir diye bir tane öğretmen tahsis ettik onlara öğleden sonraları İngilizce öğretecek dedi.
Ve okuldan ayrılırken bana şunu söyledi: eğer siz çocuklarınızı bizim okulumuza getirirseniz ben bundan çok büyük bir memnuniyet duyarım, çok mutlu oluruz lütfen bizim okulumuzu tercih edin dedi.
Ben o anda Koyulhisar kaymakamıydım. Bugüne kadar gittiğim hiçbir okul müdürüm kendi okulunu bu şekilde gezdirmemişti. Bunun tabi iki tane sebebi var; imkânsızlıklar nedeniyle belki okulunu kendisi beğenmiyordu bizim Türkiye’deki hocalarımız. İkincisi de bu kültür gelişmemiştir. Ama orda gördüğüm okuluyla gurur duyuyordu. Ve okuluna yeni bir öğrenci gelmesinden büyük bir sevinç duyuyordu. Şimdi inşallah bizde bu seviyeye ulaşacağımız günleri göreceğiz, bunu arzu ediyorum. Bizde velilerimizi öğrencilerimizi öyle güzel yetiştirdiğimize inanacağız ve öyle güzel yetiştirdiğimize kanaat getireceğiz ki herkese, her yeri göstermek için heyecan duyacağız. İnşallah bu günleri sizde bizlere göstereceksiniz.
“GÖREBİLDİĞİN YERE KADAR KOŞ, ORADAN DAHA İLERİSİNİ GÖRECEKSİN”
Sizlerin kişisel gelişimi içinde bir şeyler söylemek istiyorum. Çünkü gençsiniz hayata yeni başlıyorsunuz hiç unutmadığım bir şey var ilkokul kitabımın arkasında Bir ceylan var koşuyor önünde dağ resmi vardı, resmin altında da “Ey ceylan görebildiğin yere kadar koş, oradan daha ilerisini göreceksin” diye yazıyordu. Bunu şunun için söylüyorum kişisel gelişiminizi ve kendi geleceğimizi de sürekli geliştirmek ve görebildiğiniz en ideal noktaya kadar gitmeyi bir ağabeyiniz ve bir büyüğünüz olarak sizlere tavsiye ediyorum. Siz kendinizi sürekli yenileyip, sürekli geliştirdiğiniz zaman o noktaya ulaştığınızda, ilerde ne olacağını oradan görebilirsiniz. Şuanda göremeyeceğiniz birçok noktayı oradan görebilirsiniz. İlerde bir çoğunuz Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı, Milli Eğitim Bakanlığının Genel Müdürleri, İl Milli Eğitim Müdürü veyahut başka dallarda çok önemli görevlere gelecek insanlar olabilirsiniz. Bunu da sizlere kişisel gelişiminiz için tavsiye ediyorum, görevinizin hepinize tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”
Bayburt’ta Öğretmenlere Uyum Semineri
Türkiye genelinde ataması yapılan 36 bin 552 aday öğretmen içerisinde Bayburt’a ataması yapılan 129 öğretmen için uyum semineri düzenlendi.



















