Baydemir'den ülkücülere çağrı: Gelin kardeş olalım

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, referandumda oy kullanmaya gitmeyerek, BDP'nin boykot kararını destekleyen Diyarbakırlı seçmenin para cezasını kendisinin ödeyeceğini söyledi. Ülkücülere de çağrıda bulunan Baydemir, "Eğer Başbakan, Kılıçdaroğlu, Bahçeli bedel ödemek zorunda kalırsa, önce beni boğsunlar, sonra bu üçünü boğ...

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, referandumda oy kullanmaya gitmeyerek, BDP'nin boykot kararını destekleyen Diyarbakırlı seçmenin para cezasını kendisinin ödeyeceğini söyledi. Ülkücülere de çağrıda bulunan Baydemir, "Eğer Başbakan, Kılıçdaroğlu, Bahçeli bedel ödemek zorunda kalırsa, önce beni boğsunlar, sonra bu üçünü boğsunlar" dedi.


Cem EMİR- Bayram BULUT

DİYARBAKIR - Başkan Osman Baydemir, 2006 yılında Koşuyolu Parkı'nda termos içine yerleştirilen bombanın patlaması sonucu ölen 7'si çocuk 10 kişi için bugün düzenlenen anmaya katıldı. Patlamanın olduğu yerdeki ‘Yaşam Anıtı’ önünde konuşan Baydemir, Hakkari'de geçen 9 PKK'lının öldürülmesine tepki gösterdi. Baydemir, “Eylemsiz ortama rağmen Hakkari'de yaşamını yitiren 9 insanın anne ile babaları ve toplumun acısını, Türkiye'nin Batı yakası hissederse Kürtler de Reşadiye'deki acıyı hissederse ki, hissetti, o zaman barışın önünü açarız” dedi.

“YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ”
Anma etkinliğinin ardından referandum ve PKK'nın 20 Eylül'de sona erecek ‘eylemsizlik’ kararını değerlendiren Baydemir, yine tartışma yaratacak sözler söyledi. Referandumun bütün farklılıklara hayırlı olmasını temenni eden Baydemir, referandum bittiği için gönül rahatlığıyla ‘hayır’ kelimesini kullanabileceklerini söyledi. Baydemir, Diyarbakır ve Güneydoğu'dan çıkan sonuçları değerlendirirken, “Rabbime binlerce kez şükürler olsun ki, Diyarbakır halkının huzurunda, halkımın huzurunda ve insanlığın huzurunda mahcup olmadık. Bize mahcubiyet duygusunu yaşatmayan Diyarbakır halkına içtenlikle teşekkürlerimi iletmek istiyorum. O süreçte yaşananlar, söylenenler, o sürecin kendi içindeki mecrasına aittir. Şimdi yeni bir sayfayı hep birlikte açıyoruz” dedi.

“PARA CEZALARINI BEN ÖDEYECEĞİM”
Sandıktan çıkan sonuçların, hükümete, muhalefete, kamu otoritelerine ve kendilerine büyük ödevler çıkardığını anlatan Baydemir, referandum sonuçlarının müzakereyi işaret ettiğini savundu. Diyarbakır'da sandık başına gitmeyen seçmen oranının yüzde 66 olduğunu hatırlatan Baydemir, bunun kendisi için de bir eğiti boyutu olduğunu anlattı. Sandık başına gidenlerin hepsine saygı duyduğunu dile getiren Baydemir, “Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bir kısmının ‘yeşil kartım iptal olur’, ‘para cezasını ödeyemem’ kaygısı ve endişesiyle gittiğini biliyorum. Yoksulluk ve yoksunluğun insanın hür iradesi üzerinde nasıl bir etkisinin olduğunu bir kez daha görmüş bulunuyoruz. ‘Para cezası gelirse ben ne yaparım’ diyen bütün vatandaşlarıma ben diyorum ki; ben ödeyeceğim. Gerçi benim maaşım da buna yetmez ama. Sözümün eriyim ve sözümün arkasındayım. Elimden geleni yaparım. O 22 lirayı öderim. Kampanya yaparız Diyarbakır'da” diye konuştu.
Baydemir, bir soru üzerine, “Korktuğum için sandığa gitmedim” diyenler çıkarsa onların elini öpeceğini bildirirken, “Tek bir Allah'ın kulu korktuğu için sandık başına gitmemezlik yapmadı. Bu Diyarbakır halkının iradesine bir hakarettir. Ben dahil kim Diyarbakır halkını tehdit ederse, Diyarbakır halkı onun karşısında diklenir. Aslında bunu bana bakarak da okuyabilirsiniz. Diyarbakır korku duvarını yıkmıştır” karşılığını verdi.

KILIÇDAROĞLU'NA TEŞEKKÜR
Baydemir, CHP liderinin oy kullanamadığı hatırlatılınca, “Sayın Kılıçdaroğlu'na teşekkür ediyorum. Hakikaten 1 oy bir oydur. Türkiye’nin yüzdeliğine katkıda bulundular” yanıtını verdi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, terör örgütü PKK'nın ‘eylemsizlik' kararına 20 Eylül'de son vereceği hatırlatılınca, “21'inci Yüzyıl'da Kürt sorununda şiddet, kavga, silahlı eylem veya silahlı askeri operasyon veya Kürt legal siyasetçilerine yönelik siyasi operasyonlar, savaş ve çatışma koşullarının aktiviteleridir. Bunların tamamı miadını doldurmuştur. Ölen her insan, ister asker, ister polis, ister sivil olsun, ister gerilla olsun, ben birey olarak yüreğimden bir parça yitiriyorum” dedi.

Başkan Baydemir, bütün yaşamın eylemsizliğin sürekli hale getirilmesi, kalıcılaşması, hatta tamamen silahsızlandırılması konusunda çaba üzerine kurgulaması gerektiğini söyledi.

ÜLKÜCÜLERE KARDEŞLİK ÇAĞRISI
Baydemir, Türkiye'deki ülkücülere, Kemalist'lere, cemaatlere, aydınlara, yazarlara, akademisyenlere, kaaat oluşturuculara açık ve net, ‘Kardeşleşme çağrısında' bulunmak istediğini anlatırken, “Kardeşlik tek taraflı olmuyor maalesef. Buna bir yanıt verilmesi lazım. Gelin bir kez daha halkımızın bize verdiği bu imkanı, fırsatı kaçırmayalım, değerlendirelim” diye konuştu.
Baydemir, askeri operasyonların Kürt sorunun çözümüne katkı sunmayacağını bildirirken sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eylemsizliğin olduğu bir ortam içerisinde, askeri operasyon yapmak, insanının yaşamına kastetmek, çözüme katkı, barışa katkı sunmaz. Kendi adıma hazırım. Yeter ki bu el havada bırakılmasın. Yeter ki bir kez daha Kürtlerin iradesi dışlanmasın. 21 Eylül'deki Türkiye, 3 ay öncesinin Türkiye’si olmamalıdır. Bu iş 1 haftalık mesele değildir. İstenirse hükümet CHP, MHP ve bürokrasi 24 saatte eylemsizliği sürekli hale getirebilir. Bunun zemin ve koşulları vardır. Mücadele legal sahaya taşınabilir. Haklar ve özgürlükler mücadelesi legallite içinde yürütülebilir. Bunun koşullarını yaratmak hükümet ve aynı zamanda CHP ve MHP'nin görevidir. Buna katkı sunmaya bütün hücrelerimizle, moleküllerimizle açığız. 21 Eylül'den sonra tek gerillanın, askerin yaşamını yitirmeyeceği, tek bir kadının dul kalmayacağı bir zemini, bunun garantisini oluşturmamız lazım. Gelin hep beraber pozitif bakalım. Hükümetin kolundan tutup ceketinden çekelim. MHP ve CHP'yi de, sermayeyi bırakmayalım. Milliyetçilik askerin ölümüne göz yummak değildir. Kemalizm bu ülkenin bir tarafının bombardımana tutulmasına seyirci kalmak değildir. Dindar Müslümanlık bu coğrafyada insanların duygusal kopuşa gitmesine müsaade etmek, buna seyirci kalmak değildir.”
Baydemir, akan kanın durdurması, kardeş kavgasını sona erdirmede adım ve cesaret gerektiğini belirtirken, “Sayın başbakan, sayın Kılıçdaroğlu, sayın Bahçeli bedel ödemek zorunda kalırsa, örneğin bu insanlarımızı birileri gelip dar ağacına götürürse rabbim önce benden emanetini alsın. Önce beni dar ağacına götürsün. Önce beni boğsunlar sonra bu üçünü boğsunlar. Eğer samimi ve dürüstlerse eğer kararlılarsa, biz onlar yerine de bedel ödemeye hazırız” dedi. (dha)

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile