BDP lideri Selahattin Demirtaş, hükümetten demokratik özerkliği desteklemelerini beklemediklerini, ancak bunun "Türkiye'ye suikast girişimi" olarak değerlendirilmesini de doğru bulmadıklarını söyledi. Demirtaş, "Bir başka parti yetkilisinin böyle bir değerlendirme yapma yetkisi yoktur, haddi değildir. Herkes nerede durduğunu iyi görebilmeli. Asıl bu açıklamalar gerilime yol açıyor" dedi. BDP lideri Demirtaş, DHA muhabirine demokratik özerklik, Yargıtay'ın DTK ile ilgili incelemesi, BDP'nin hazırladığı yeni anayasa taslağı, Cizre ve Yüksekova'nın il yapılması, TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner'in Diyarbakır'da Kürtçe konuşması ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Diyarbakır'a yapacağı gezi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Demirtaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in demokratik özerklik tartışmalarını "Türkiye'ye suikast girişimi" olarak nitelemesine tepki gösterdi.
Demirtaş, "Parti programımızı bir başka parti yetkilisinin 'Türkiye'ye suikast girişimi' olarak değerlendirme yetkisi yoktur, haddi yoktur. Bu nedenle herkes nerede durduğunu iyi görebilmeli. Asıl bu açıklamalar gerilime yol açıyor" dedi.
BDP lideri, hükümetten ille de demokratik özerkliği desteklemelerini beklemediklerini ama en azından Kürt sorununa ilişkin somut bir çalışması varsa bunu açıklamasını beklerdiklerini söyledi.
Demirtaş, "Biz BDP olarak önceki dönemde DTP'den bu yana son 4 yıldır bu taslağı zaten tartışıyoruz. Parti programımızın ekidir, bir çözüm önerisidir. Fakat bunun tartışılmasını bile engellemeye dönük hükümetten doğru girişimler olunca şu ortaya çıkıyor ki, bu hükümetin torbası boş, dosyası boş. Öyle olmasaydı en azından bu tartışmaların önünü kesmeye bir an önce tehditlerle parti kapatma girişimleri ile konuyu engellemeye çalışmazdı" dedi.
Demokratik özerklik başsavcılıkta
BDP lideri Demirtaş, demokratik özerklik ile ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yaptığı inceleme ile ilgili olarak ise, "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bir defa partimiz hakkında bir inceleme başlatmadı, onu netleştirmek lazım. Sadece son çalıştay ile ilgili olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı başlatmış olduğu soruşturma kapsamında kendisi de bir inceleme yapıyor. DTK ile organik bağımızın olup olmaması hiçbir şekilde sonucu değiştirmez. DTK son derece meşru açık çalışan, herkesin bildiği, ne iş yaptığı, kimlerden oluştuğu bilinen meşru yasal bir zemindir. Dolayısıyla onunla ilişki olup olmaması ayrı bir kondur ama, böyle kriminal bir hale suçlu gösterme girişimlerine karşı da biz doğrusu tepki ile bakıyoruz" dedi.
"Bu soruşturmadan da incelemeden de hiçbir şey çıkmayacağı ortada zaten" diyen BDP lideri, "Bütün çalışmalar herkesin gözü önünde gerçekleşiyor. Ortada bir suç yok. Biz birçok platforma katılıyoruz. DTK da bu platformlardan biridir. DTK son derece onurlu bir iş yapmıştır. Kendi çözüm önerisini açık yüreklilikle demokratik legal zeminde ortaya koymuştur. Bence bu son derece ciddi bir iştir. Bence bu soruşturma başlı başına tehdit ve baskıdır. Başka bir anlamı yoktur" dedi.
"Taslakta eksikler ve sıkıntılar var"
Diyarbakır'daki çalıştaya kendisinin de katıldığını ve sunumu yapılan demokratik özerklik taslağı ile ilgili eleştirilerine toplantıda diğer katılımcılar gibi dile getirdiğini söyleyen Selahattin Demirtaş, "DTK adına yapılan o sunum bence son derece ciddi tartışmaya değer bir perspektif sunuyor. Fakat o metinde derdini ifade etme konusunda bazı eksikler ve sıkıntılar var. Toplantıda ben de bunu ifade ettim. Dolayısıyla projeler, metinler herkesin anlayabileceği her okuyanın somut bir şekilde kafasında şekillendirebileceği metinler olursa bu çok daha sağlıklı bir tartışma zemini sunar. Dolayısıyla metnin böyle bir eksikliği olduğunu ben de toplantıda ifade ettim. Ama gerçekten de Kürt sorununun çözümü ile ilgili ciddi bir öneri sunuyor. Tartışmaya değer olduğunu düşünüyorum" dedi.
İdari reform önerisi
Partisinin hazırladığı yeni anayasa taslağı konusunda da bilgi veren Demirtaş, merkezi düzeyde bir komisyonla hazırladıkları yeni anayasa taslağının ocak ayının sonunda ya da şubat ayının başında tamamlanacağını söyledi.
Hazırlayacakları yeni anayasa taslağında demokratik özerkliğin yer alıp almayacağı ile ilgili bir soruya ise Demirtaş, "Bu taslak ortaya çıktığında görülecektir ki bir bütün olarak aslında biz demokratik Türkiye derken demokratik bir rejim derken neyi kastediyoruz o çok daha iyi anlaşılmış olacaktır. Tabii ki bizim idari reform önerimiz var. Demokratik özerklik olarak DTK'nın sunduğu taslakla birebir belki örtüşmeyebilir ama BDP olarak kendi projemiz olarak Türkiye için bir idare reform önerisi olarak anayasa taslağında tabii ki yer alacaktır" dedi.
"İlçeleri il yapmak sorunu çözmez"
Demirtaş, son günlerde gündeme gelen Hakkari'nin Yüksekova ile Şırnak'ın Cizre ilçelerinin il yapılması ile ilgili ise, "Biz Türkiye'ye idari model olarak yeni bir model önerirken halen merkezileştirme şeklinde çalışmaları hükümet önüne koyuyor. Dolayısıyla biz Cizre'nin, Yüksekova'nın değil başka ilçelerinde sırf il yapılması ile sorunların çözülmeyeceğini düşünüyoruz. Kaldı ki hükümet sadece Cizre ve Yüksekova'ya güvenlik konsepti ile yaklaşıyor. Bu doğru değil. Yoksa biz mevcut mevzuat çerçevesinde ilçelerin il yapılmasına karşı değiliz. Siverek de il olmak istiyor. Türkiye'nin bir çok ilçesi, Alanya da il olmak istiyor. Kriterleri tutan ilçeleri il yapması konusunda hiçbir sakınca yoktur bizim açımızdan. Hükümet bunu yapabilir. Ama sırf güvenlik penceresinden bakıp bir ilçeyi il yapmanın da Türkiye'nin sorunlarına çözüm getirmeyeceği ortadadır" diye konuştu.
"TÜSİAD Başkanı'nın Kürtçe konuşması hoş"
TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner'in Diyarbakır'da geçen hafta yapılan bir toplantıda Kürtçe konuşmasını da değerlendiren BDP lideri Demirtaş, "Bence son derece normaldir. Türkiye'de 15-20 milyon Kürdün yaşadığı söyleniyorsa ve Kürtler de her gün Türkçe'yi konuşuyorsa bir Türk'ün de 3 cümle Kürtçe konuşması bir hoşluktur. Bence empati kültürünün geliştirilmesi açısından önemlidir. Türkiye'nin kendini iyi hissetmesi ve sorunları doğru zeminde tartışabilmesi için yapılmış bir jesttir diye düşünüyorum. Herkes bu meseleye bu olgunlukta bakabilmelidir, bu rahatlıkta bakabilmelidir bence" dedi.
Gül'ün Diyarbakır ziyareti
BDP lideri Demirtaş, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün önümüzdeki hafta Diyarbakır'a gerçekleştiriceği gezi ile ilgili ise, Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'nin bütün kentlerini gezdiğini, gittiği bütün kentlerde de temaslarda bulunduğunu, kentin sorunlarını da dinlediğini söyledi.
Demirtaş, "Diyarbakır ziyareti de bunlardan biridir. Ben olağanüstü bir anlamının olacağını veya olabileceğini düşünmüyorum. Tabii ki kendisi gelir burada döneme ilişkin veya sorunlara ilişkin Kürt sorununun çözümüne ilişkin somut mesajlar verirse bu çok anlamlı olur. Çünkü Diyarbakır ziyaretleri devlet erkanı açısından her zaman başka bir anlama bürünmüştür. İster istemez bu böyledir. Dolayısıyla sayın Cumhurbaşkanı'nın Diyarbakır ziyareti sırasında herkes şunu bekleyecektir. Yani Kürt sorunu ile ilgili devletin başı Cumhurun başı olarak somut olarak ne diyecektir? Bugüne kadar söylediklerinden farklı ne ortaya koyabilecektir diye Türkiye'nin beklentisi olacaktır. Bu sayın Cumhurbaşkanı' nın takdirine bağlıdır. Onun dışında herhangi bir mesaj vermese de Türkiye'nin her hangi bir kentini ziyaret etmiş olacaktır" dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, "Son özerklik tartışmalarını, resmi dilin iki dilli olması tartışmalarını, ben Türkiye'deki gerçek demokratikleşme sürecine, gerçek açık toplum arayışlarına suikast teşebbüsü olarak görüyorum" demişti.
BDP'den 'Türkiye'ye suikast'e sert tepki
BDP lideri Selahattin Demirtaş, hükümetten demokratik özerkliği desteklemelerini beklemediklerini, ancak bunun "Türkiye'ye suikast girişimi" olarak değerlendirilmesini de doğru bulmadıklarını söyledi. Demirtaş, "Bir başka parti yetkilisinin böyle bir değerlendirme yapma yetkisi yoktur, haddi değildir. Herkes nerede durduğunu iyi görebilmeli. A...



















