BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, demokratik özerkliğin ülkeyi değil iktidarı bölen bir anlayış olduğunu belirterek, tek başına iktidarın tadına varan AK Parti'nin bu yüzden demokratik özerkliğe karşı çıktığını savundu. Kışanak, "Bu ülke demokrasi trenine binmiştir. Varacağı durak da demokratik özerkliktir" dedi.
BDP'nin Meclis Grup Toplantısı'nda konuşan BDP Genel Başkan Yardımcısı Kışanak, 2 dil ve demokratik özerklik tartışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bu ülkede halkın diline kelepçe vurulmasının, ülkenin bölünmesine neden olacağını belirten Kışanak, birlikte yaşamak için herkesin haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi. Başbakan Erdoğan'ın 'bu ülkede ameliyat yaptırmam' sözünü eleştiren Kışanak, "Sayın Başbakan, bu ülkenin sorunları var. Bunları çözmezsek değil ameliyat, kangrene
dönüştürebilirsiniz. Kangren olunca da bu işin sonu ayrılıktır. Biz birlik ve beraberliği sağlamak için herkesin haklarına saygı gösteren, eşit bir yaşam, çoğulcu bir demokrasi istiyoruz. Buna karşıysanız bunu söyleyin. '2 devlet istiyorlar, memleketi bölecekler, ameliyat yapacaklar' diye yalan söylemeyin" şeklinde konuştu. 2 bayrak tartışmalarına da değinen Kışanak, bölge yönetiminin, dünyanın her yerinde uygulanan demokratik bir yöntem olduğuna işaret etti. Kışanak, bölge yönetimlerinin, şimdiki
yerel yönetimler gibi kendilerine ait sembolleri olacağını kaydetti. Kışanak, "Bu, tüm yurttaşlarımızı, tüm Türkiye'yi temsil eden ulusal bayrağın yerine ikinci bir bayrak ikame etmek anlamına gelmiyor. Bu ülkenin hiçbir yurttaşının bu bayrakla bir sorunu yok. Ama demokratik bir yaşam istiyor. Kendini yönetme hakkını istiyor. Bunların karşısına niye bu tür provokatif söylemlerle çıkıyorsunuz?" değerlendirmesini yaptı.
"VATANDAŞLARA 'KAMUSAL ALANDAN ÇEKİL' DİYEMEYİZ"
Bir etnik kimliğin dilini bütün vatandaşların zorunlu dili haline getirmenin, asimilasyonculuğun ta kendisi olduğunu savunan Kışanak, Başbakan Erdoğan'ın bu söylemleriyle etnik milliyetçilik yapmaya ve insanlık suçu işlemeye devam ettiğini öne sürdü. Bu ülkede insanların kendi ana dillerini kullanmalarından, bunların eğitim dili olmasından bahsetmenin etnik milliyetçilik olmadığını, bunun demokrasinin ve insan haklarının gereği olduğunu dile getirdi. Hayatın her alanında herkesin, kendi ana dilini
özgürce kullanacağını ifade eden Kışanak, bunu kamusal alanda da kullanmak için mücadele yürütüleceğini söyledi. Kamusal alanın hayatın bölünmez bir parçası olduğunu ifade eden Kışanak, "Biz vatandaşlarımıza 'kamusal alandan çekil, git evinde otur, orada kendi kendine kendi dilini konuş' diyemeyiz. Eğer yurttaşlarımız
kendi dilini kullanacaksa bunu kamusal alanda da kullanacak. Sağlık hizmeti alırken de, yerel yönetimlerden hizmet alırken de, eğitim hizmeti alırken de kullanacak. Bu demokrasinin bir gereğidir. Kimse bunu tersine çeviremez" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin geri dönüşü olmayan, demokratik bir ivmenin içine girdiğini ifade eden Kışanak, bundan sonra bu mücadelenin tam demokrasiye, eşitlikçi bir anayasaya kavuşuncaya kadar devam edeceğini söyledi. Demokratik özerklik konusunda hükümetin provokatif, çarpıtan, toplumu tahrik etmeye yönelik söyleminin altında tek bir şey yattığını dile getiren Kışanak, 8 yıldır tek başına iktidarın tadına alışan hükümetin, bunu sonsuza kadar devam ettirmek istediğini öne sürdü. Kışanak şunları söyledi: "Demokratik
özerklik ülkeyi bölen değil iktidarı bölen bir anlayıştır. İktidarın bir tek merkezde toplanmasını ve kraliyet gibi keyfinin çıkarılmasını engelleyen bir sistemdir. Ülke bölünmeyecek ama demokratik özerklik gelirse merkezi iktidarın yetkileri bölünecek. İşte içlerine sindiremedikleri budur. Eğer demokratik özerklik gelirse Edirne'deki yurttaşımız da yönetime katılma hakkına kavuşacak, Diyarbakır'daki yurttaşımız da Trabzon'daki de hesap soracak, Hakkari'deki de. Ama şu anda halkın eli bu hükümete
yetişmiyor. Bu ülke demokrasi trenine binmiştir. Bu yol devam edecektir. Varacağı durak da demokratik özerkliktir. Bu ülkenin birlik ve beraberlik projesidir, demokrasi projesidir. Bu ülkede tüm yurttaşları mutlu edecek, refaha kavuşturacak bir yönetim modelidir. Bunu da engellemeye kimsenin gücü yetmeyecektir."
Bdp Grup Toplantısı
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, demokratik özerkliğin ülkeyi değil iktidarı bölen bir anlayış olduğunu belirterek, tek başına iktidarın tadına varan AK Parti'nin bu yüzden demokratik özerkliğe karşı çıktığını savundu



















