Bostan, 'Kpss'de Kopya' İddialarını Değerlendirdi

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ile ilgili "kopya" iddialarını değerlendiren Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkan M

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ile ilgili "kopya" iddialarını değerlendiren Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkan M. Hanefi Bostan, "Türk Eğitim Sen'in bu mücadelesi olmasaydı, bugün kopya iddiaları tamamen sümen altı edilecek ve muhtemelen aynı ekipler önümüzdeki yıllarda da aynı pis tezgahı sergileyeceklerdi" dedi.
Bostan tarafından yapılan yazılı açıklamada "Çürümüşlük her alana hakim olmuş görünüyor. Sendikamızın KPSS'de kopya iddialarını ciddi şekilde mercek altına alması, hırsızlığı gündemde tutmak için meşru her yolu denemesi, başarılı sonuçlar vermiş ve kopya iddialarını kapatma arzusu içinde olanlar köşeye sıkışmıştır. Türk Eğitim Sen'in bu mücadelesi olmasaydı, bugün kopya iddiaları tamamen sümen altı edilecek ve muhtemelen aynı ekipler önümüzdeki yıllarda da aynı pis tezgahı sergileyeceklerdi" denildi. "Bu
pis tezgahın ortaya çıkmasından endişe edenler, bazı internet sitelerinde sendikamıza yönelik hakaret içeren yorumlara da imza atmaktadırlar. Bu yorum sahipleri tek tek tespit edilerek haklarında gerekli yollara başvurulacaktır" diye devam eden Bostan, "Kimsenin doğruları cesaretle dile getiren bir kuruma haksızca saldırma hakkı yoktur. Bu haksızlığa göz yummamız mümkün değildir. Bu hakaret sahipleri utanmasalar kopya olayını gerçekleştirenleri kahraman ilan edecek noktaya geldiler" ifadelerini kullandı.
Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkan M. Hanefi Bostan, "Hırsızlığın, namussuzluğun alkışlandığı, meşru hale getirilmeye çalışıldığı böyle bir devir hatırlayan beri gelsin. Toplumun bir kısmını etkileyen çürüme ve kokuşmuşluğun hangi boyutlara geldiğini ibretle seyrediyoruz. Bu iftira şebekesi, bu tavırlarını utanmadan sıkılmadan milyonlarca insanımızın gözleri önünde sergilemektedir. Hakkıyla yüksek puan alanları koruma gibi önemli bir gerekçenin arkasına sığınarak neredeyse hırsızlığı unutturmaya
çalışan ve gözlerin başka şeylere çevrilmesini sağlamaya çalışan bu organize grup Türk Eğitim Sen'i doğru bildiği yoldan çevirebileceğini asla düşünmemelidir. Bu namussuzluğu yapanlar er veya geç ortaya çıkacaktır" dedi. Bostan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türk Eğitim-Sen, bugüne kadar sınavın iptal edilmesi konusunu gündeme taşımamıştır. Böyle bir arzumuz olsa gider yürütmeyi durdurma talebi ile dava açardık. Ancak böyle bir dava açmadık çünkü biz de, hakkıyla yüksek puan alanların mağdur olmasını istemiyoruz. Bugün 30 bin öğretmenimizin ataması yapılacaktı. YÖK Denetleme Kurulu'nun ön soruşturma raporunda, sınavın bütünlüğünü etkileyebilecek bir durumun ortaya çıkma ihtimali bulunduğunun belirtilmesi üzerine. Milli Eğitim Bakanlığı, durum netleşinceye
kadar, öğretmen atamalarının ileri bir tarihe ertelendiğini açıkladı. Doğrusu da budur. Türk Eğitim-Sen olarak başından beri vurguladığımız husus da budur. Bütün ikazlarımıza rağmen MEB durumun vahametini anlamamakta ısrar etti. Sonunda YÖK Denetleme Kurulu'nun raporu ve YÖK Başkanının ikazı üzerine, öğretmen atamalarının bu şartlarda mümkün olamayacağını anladı."
Durumun vahim boyutlara ulaştığını savunan Bostan, "Durum gerçekten çok vahim boyutlarda. Nitekim YÖK Başkanının ifadesi ile 'Artık çok açık ki, sorular 3 bin 227 kişi arasında elden ele gezmiş'. Bunlar şu ana kadar tespit edilebilenler. Ya tespit edilemeyenler. Bu nedenle devletin bütün kurumları bu konu üzerinde hassasiyetle durmalı ve kopya çekenlerin, kopya çekilmesine yardımcı olanların ve olayı örtbas etmeye çalışanların tamamı ifşa edilmelidir. Ayrıca daha önceki senelerde kopya çekilip
çekilmediğinin bütün gerçekliğiyle kamuoyu önüne serilmelidir" ifadelerini kaydetti.
Ortaya çıkan olayın üzerine gittiklerini ifade eden Bostan, "Türk Eğitim Sen, bu kokuşmuşluk üzerine gitmeseydi;
1- Yeni öğretmen atamalarıyla kopya çeken binlerce kopyacı da atanacaktı. Bu kopyacıların puanı yüksek olduğu için daha merkezi illere ataması yapılacaktı. Bu durum hakkıyla puan alanların hak kaybına uğraması anlamına gelmektedir.
2- Bu kopya çekenlerin tespit edilmesi sonucunda sadece bunların atamaları iptal edilecektir.
3- Türk Eğitim-Sen dava açmamıştır ama şahsi dava açanlar bulunmaktadır. Kopya iddiaları hemen hemen kesinlik kazanmış durumdadır. Bu durumda yargının 2010 KPSS'nin iptali doğrultusunda karar vermesi mümkündür. Böyle bir durumun oluşması halinde 30 bin atamanın tamamının iptali söz konusu olacaktı. Bu iptal hakkıyla bu sınavı kazanmış olanların mağduriyeti anlamına gelecektir. Atamaları yapılmış kişilerin tamamı görevlerini bırakmak, maaş aldılarsa geri iade etmek zorunda kalacak ve yaşayacakları sarsıntı
daha büyük olacaktı" ifadelerini kullandı.
Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkan M. Hanefi Bostan, "Bu şartlarda ne yapılmasına karar verecek olanlar yetkilileridir. Türk Eğitim Sen sadece bu ihtimalleri dile getirerek tedbir alınmasını istemektedir. Bütün bu sebeplerle herkesi daha aklıselim davranmaya davet ediyor ve hırsızlık yapmış olanların bir an önce ortaya çıkarılmasını ve önümüzdeki yıllarda aynı kumpasın tekrarlanmaması için tedbir alınmasını istiyoruz. Tek amacımız budur. Gelişecek tüm olumsuz olayların sorumluları, sorumluluk
mevkiinde oturan tüm yetkililer olacaktır. Bizden söylemesi" diyerek sözlerini tamamladı.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile