BDP, DTK ve Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku birleşenlerinin Van Merit Otel'de düzenlediği 4 günlük eğitim kampı devam ederken, BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, gündemdeki konularla ilgili basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Demokratik Özerkliğin bütün Türkiye için en demokratik model olduğunu belirten Demirtaş, "Şimdi hükümet ve diğer muhalefet partileri 'tartışılamaz' diyorlar. 'Üniterliğe aykırıdır, tekliğe aykırı' deniliyor. Bunu tartışmadan nasıl anlayacağız. Önce tartışmak gerekiyor. Biz bunu 2005 yılından beri tartışıyoruz. 2005 yılından beri 'demokratik özerklik nedir, nasıl olmalı' diye tartışıyoruz. Dolayısıyla konuya çok daha hakimiz. Bu model Türkiye'nin bölünmesine değil bütünleşmesine katkı sağlar, çatışmaya değil, bütünleşmeye katkı sağlar. Bu bir dayatma değil tam tersine, tekliğe karşı demokratik bir tavırdır. Ortada bir dayatma varsa 'hepinizin anadili tektir, hepiniz tek millet hepiniz tek ırksınız' dayatmasıdır. Bu dayatmayı yapanlara kendilerine dayatmacı demiyorlar, demokratik çözümü koyunlar dayatmacı oluyorlar. Bunu kabul etmiyoruz" dedi.
Herkesin ortak arzusu olan Türkiye'de barışın sağlanması için mücadele edilmesi gerektiğini kaydeden Demirtaş, "Bir barış gerçekleşecekse, siyasi bir çözümle gelişir. Bu da siyasal projeler, çözüm projeleri ortaya konularak olur. Yıllarca 'Kürtler ne istediğini bilmiyor, projelerini ortaya koysunlar' deniliyordu. Şimdi Kürtler ne istediğini ortaya koyuyor. Bunu aynı zamanda siyasi bir hamle olarak ilan ediyorlar. Buna karşı herkes büyük bir saldırı içine giriyor. Bu yanlış bir tutumdur. Bu ülkede demokrasi olacaksa, birlikte yaşam olacaksa birbirimizin hakkına hukukuna saygı duyacaksak, birbirimizi dinlemek, anlamak zorundayız. Bunun yolu da yeni anayasayı tartışarak birlikte yapmaktan geçer" diye konuştu.
BOYKOT TAVRIMIZ SÜRÜYOR
Aldıkları "boykot" kararlarında bir değişiklik olmadığını ifade eden Demirtaş, kararlarını değiştirecek somut bir gelişmenin olmadığını dile getirdi. "Meclis kapalı zaten. Parlamento açık olsaydı belki acil gündemimize alıp değerlendirebilirdik" diyen Demirtaş, "Arkadaşlarımızla değerlendiriyoruz. Şuan kararımızı değiştirecek somut bir şey yok. Ama bu olmayacak anlamına gelmiyor. Somut gelişmeler oldukça, ilerleme oldukça biz de kararımızı tabi gözden geçiririz" dedi.
Son zamanlarda yaşanan çatışma ve ölümlere de dikkat çeken Demirtaş, ölümlerin durması için siyasetin devreye girmesi gerektiğini dile getirdi. Ölümlerin Türkiye'nin karşılaşacağı en acı olay olduğunu vurgulayan Demirtaş, "Dün Şemdinli'de iki PKK'li, önceki hafta Silvan'da 20 insan bu gün Mardin'de 3 insan, yine Şemdinli'de yaralanan bir teğmen yaşamını yitirdi. Şimdi bunlar hepsi Türkiye'nin ortak değeridir. Kayıplar hepimizin ortak acısıdır. Bunları önlemek siyasetçinin boynunun borcudur. Sayın Kılıçdaroğlu 'siyasetin tıkandığı yerde 90'lı yıllara geri dönüş yapılıyor' diyor. Biz de buna katılıyoruz. Biz de bu tespiti yaptık zaten. Siyaset başarılı olsa bu ölümler olmazdı, siyaset kendi başarısızlığını bu gençlere ödetiyor" dedi.
‘HÜKÜMET SORUNU ÇÖZSEYDİ GENÇLER ÖLMEZDİ’
"Hükümet bu işi çözseydi gençler ölmezdi" diyen Demirtaş, çözümsüzlük olduğu için barışı geliştiremediklerini kaydetti. İrade olması durumunda barışın bir günlük iş olduğunu söyleyen Demirtaş şöyle devam etti: "Yeter ki siyasetçiler irade koysun. Sayın Başbakana tekrar çağrı yapıyorum; ortalığı velveleye verip ırkçı milletçi bir söylem kullanıp 90'lı yılları hatırlatacak, militarist çözüm formülleri ortaya koyacağına, bu ülkede ölümleri acil olarak nasıl çözeceğimizi konuşsun. Gelsin beraber bunu konuşalım. Ölen her kişi bu ülkenin ortak acısıdır. Bu bir kışkırtma ve etkin çatışma vesilesi haline getirmemelidir. Herkes buna dikkat etmelidir. Burada Kürtlerin, Türklerin bir suçu yoktur. Ortada devlet yönetme sisteminden kaynaklı ciddi bir kriz var. Devlet sorunları çözemiyor. Çözemediği için de askerin, PKK'nin, gençlerin boynunda kalıyor. Çözemediği oranda, Kürtler, Türkler Zeytinburnu'nda, Aydın'da çatışma haline geriyor ve Kürtler özelikle linçe maruz kalıyor. Herkesi bu provokasyonlara karşı uyarıyorum. Bu açık bir provokasyondur. Çünkü Kürt'ün Türk'le, Türkün Kürtler bir sorunu yoktur. Kimse bu şekilde birlikte yaşamı imkansız kılabilecek bir girişime asla girmemelidir. Biz ortak yaşama karar vermiş halklarımız bu topraklarda binlerce yıl dana da birlikte yaşabiliriz."
Askerin yerine polisin daha etkili hale getirilmesine ilişkin sorular sorulara da cevap veren Demirtaş, şunları belirtti: "Böyle bir saçmalık olabilir mi. Sanki ordu başarısız, polis devreye girince başarılı olacak. Kürt sorunu böyle mi çözülecek? Ben başbakan soruyorum; ordu dünyanın en güçlü ordusudur. NATO'nun en güçlü ordusudur. 30 yıldır bu sorun çözülmemişse, suç ordunun suçu değil ki, ordunun güçsüzlüğünden kaynaklı değil ki, suç senin suçundur. Eksik olan siyasettir. Eksik olan silah değildir. Silah fazlalıkla olduğu için bu olaylar yaşanıyor. Sen silahları azaltacağına, askerleri çekip yerine polisi götüreceksin. Böyle bir saçma mantık olabilir mi?, mesela asker ve PKK'lilerin birbirini daha fazla öldürdüğü için mi çözülmüyor. Biz insanların ölümlerin durdurmak isterken, başbakan insanları daha fazla nasıl öldürebilirim diye formül üretiyor. Mesele daha fazla PKK ve asker öldürme meselesi değil ki, mesele hepsinin hiç ölmemesidir. O konuda bir formülün var mı? Yok, o zaman çık onu söyle."
Başbakan Erdoğan'a "Direk PKK'ye çağrı yap" çağrısında bulunan Demirtaş, "Görüşmeler yapıldığı söyleniyor. O zaman PKK'ye çağrı yapsın. Doğrudan PKK'ye çağrı yapsın, ateşkes, operasyonlar konusunda açık bir şekilde iradesini ortaya koysun. O saatten sonra PKK çatışmalara devam ederse, o zaman bütün toplum karşı çıksın. Biz de dahil bütün kesimler nasıl tepki gösterecek göreceksiniz. Ancak bu yapılmadığı gibi, bunun yerine askeri çekip polisi koyuyor. Böyle bir durumu kurtarma anlayışı olabilir mi? bu çözümsüzlükte ısrarıdır" diye konuştu.
Bu çıkış Erdoğan'ı kızdıracak
Kürt sorununda siyasetin başarısız olduğu için ölümlerin yaşandığına dikkat çeken BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Erdoğan'a, "PKK'ye doğrudan çağrı yap" çağrısında bulundu.



















