CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HABERTÜRK TV Ankara Temsilcisi Ünsal Ünlü'ye çarpıcı açıklamalar yaptı.
Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
KURULTAY TARTIŞMALARI
'Herkesin beklentileri vardır, o beklentiler için çaba harcar. Olmayınca burukluk duyar. O burukluğu kızgınlığa dönüştürenler nasıl mevcut yönetime çelme takarız diye düşünürler. 7 ayda iki kurultay yaptık, en ufak bir çatışma kavga olmadı. Olağanüstü bir destek var, halkın desteği var, delegeler sağduyulu.
'Bunu itirazlarla gölgelemek gibi bir çaba mı oldu diye bir soru akıllara takıldı. Kurultay sonrası medyanın kurultayı değerlendirmesini isterdim ama medya buna kilitlendi. Beklediğiimiz amaca ulaşamadık.
'Kızgınlık küskünlük devam etmeyecek, insanlar yasaların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde itiraz hakkını kullanabilirler. Yargının vereceği karara uyarız. Yargı kararını verdi, YSK'ya başvurular oldu. Sonuçlar belli, kimlerin başvurduğunu da biliyoruz. Biz bir siyasal partiyiz, aileyiz, bu tür tartışmalar olabilir ama bunu bir kızgınlığa, intikama dönüştürmek doğru değil.
'Baykal ve Sav, ikisi de bu süreçte kurultaya ve yönetime yönelik herhangi bir eleştiri getirmediler. Getirselerdi de saygıyla karşılardık.'
TEKİN VE BATUM ARASINDA TARTIŞMA İDDİALARI
'Biz de merak ediyoruz, bazı gazetelerde yazıyor ama ortada böyle bir şey yok. Birileri bu haberleri yayınlıyor biz yalanlıyoruz. CHP hep kendi içinde kavgalı bir partidir, kavga olmazsa CHP kimliği de olmaz anlayışı hala sürüyor galiba. Ama artık böyle bir şey yok. Kongrede kavga çıkarsa kavgayı çıkaran insanları parti içinde tutmayız. Birileri kazanacak, saygıyla kutlayacaksınız, eleştirilerinizi medeni bir dille yapacaksınız. Bu kurultayda da öncekinde de değişik düşünen arkadaşlarımız vardı ama kavga yoktu! Hala MYK'da farklı düşünenler var ama kavga etmiyoruz. Her hafta toplanıyoruz, konuşuyoruz, gülüyoruz, fıkralar anlatıyoruz. Tartışma yok. CHP'de sular duruldu.'
MYK ÜYELERİNİ KİM SEÇTİ?
'MYK üyelerini atarken herhangi bir kişiyle, MYK üyeleriyle de konuşmadım. Oturdum kendim düşündüm. Seçtiğim arkadaşların görev tanımlarına uygun olmasına özen gösterdim, bundan yola çıktım. Her hafta gelip MYK'da sunumlarını yapacaklar. Bütün MYK üyeleri kendi görevleriyle ilgili olarak çalışacaklar, sadece genel başkan değil, kimse oturmayacak.
'Bilhun Hanım örgütleri tanıyan bir arkadaşımız. Kadın olmasının da ayrı önemi var. Madem kadınlar ön planda olsun diye yola çıktık, genel sekreterin de kadın olması önemli.
'Gürsel Tekin'le ilgili de sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Eğer siz hakkaniyetle yönetirseniz, kimseyi ötekileştirmezseniz, hiç bir zaman tepki almazsınız. CHP olarak parti içi iktadara değil ülkenin iktidarına odaklanan, halkla çok sıcak ilişkiler kuran bir partiyiz, herkes görecek. Bunu tüm örgütlerle beraber halka hissettirirsek sonuç alırız.'
KÜRT SORUNU
'Bizce bu sorun toplumsal uzlaşmayla çözülebilir. Silahlar susmalıdır önkoşul olarak. Tartışmaktan korkan bir parti değiliz. Kimsenin susmasını ya da polis copuyla dövülmesini de savunmuyoruz. Evet tartışılmalı ama toplumsal uzlaşma çıkmalı. Uzlaşmaya en yakın kesim bu ülkenin aydınlarıdır, daha sağduyuyla bakacaklardır. Bu ülkede barış, huzur ,özgürce yaşam, entegrasyon istiyoruz. Parti programımızda var bu. Sosyal demokrat parti olarak ana odağımız insandır, etnik kimliğine, inancına saygı gösteriyoruz zaten. Göstermezsek Hitler'in politikasına dönmüş oluruz.
'Bu ülkede yaşayanların tamamını biz ulusalcı kabul ederiz. Kendi ülkesinin çıkarlarını gözeten insanlar olarak kabul ederiz. Biz ulusalcılığı kafatasçılık olarak düşünmedik hiç, bizim ülkemiz kazansın isteriz, ulusalcılık anlayışımız budur. Demokratik özerklik konusuna gelince, bizim üniter bir yapımız var. Dedelerimiz Kürt Türk Çerkez ayrımı yapmadan birlikte emperyalizme karşı savaştılar. Bizim de bu mirası sürdürmemiz, daha fazla kaynaşmamız lazım, daha fazla bölünmemiz değil.
'İdari ve siyasi özerklik vardır. İdari özerklik zaten var, her belediyeyi kendi halkı seçer. Temel sorun belediyelerin yeterli gelir kaynağına ulaşamamasıdır. Özerkliği siyasi özerkliğe dönüştürürseniz bu üniter yapıya aykırıdır, doğru değildir.
'Çığrından çıkmasının asıl nedeni AKP'nin uyguladığı sağlıksız politikalardır. Dışarıdan birilerinin güdülemesiyle, kendisi doğru dürüst araştırmadan bir açılım yaptı. Habur görüntüleriyle iş çığrından çıktı. Ayrışma tablosunu ortaya çıkaran Sayın Başbakan'dır. Baktı olmadı adını değiştirdi, sonra kalktı başka şeyler söyledi. Bir toplumsal uzlaşma arayışı varken tümüyle herkesi bir kenara atıp Türkiye'yi bu noktaya taşıdı. Bunu tarih böyle yazacaktır.'
Ünsal Ünlü'nün 'neden bu sorun hakkında konuşurken 'Kürt sorunu' sözünü kullanmadığınız da merak ediliyor' diye sorması üzerine, Kılıçdaroğlu şu açıklamayı yaptı:
'Hayır diyebilirsiniz, benim demememin temel nedeni şu; etnik bazda olaya eğilirseniz yanlış olur. Onun içinde ekonomik sorun da var, başka etnik kimlikte olan insanlar da yaşıyor. Hem Diyarbakır'dan fazla Kürt İstanbul'da yaşıyor. Etnik kimlik ve inançla tanımlamak yanlış olur, ayrışma temelli bir söyleme malzeme olmuş olur. Sanki onlar farklı parçalarmış ve biz o parçalara farklı çözüm bulmalıymışız gibi bir yaklaşım, yanlış olur.'
2011 GENEL SEÇİMLERİ
'Her siyasal parti iktidar olmak ister, biz de bunun için çaba harcıyoruz. Bu %35 olur 40 olur... Amacımız halka doğruları söyleyip iktidar olmak. AKP etnik kimlik ve inanç alanını kendi alanı olarak alıp öyle enjekte ediyor topluma, kendi medyası aracılığıyla. Eğer biz farklı bir politika izlersek ben iyi bir oy alacağımıza inanıyorum. Örgütlerle beraber ayağa kalkarsak iktidar olma şansımız yüksektir.
KAYSERİ İDDİALARI
Dün rüşveti toplayan kişinin kendi defterini açıkladık. Bu defter incelenmedi, yazılanlar doğru mu yanlış mı soruşturulmalı. O savcının eşi nerede çalışıyor? Kayseri Anakent Belediyesinde. Yeni bir iddia olarak bakın buna. Kulkuloğlu açıkladı, savcı tatil için minnet duyuyormuş. Paranı verip tatil gidersen neden minnet duyarsın birilerine? Tüm belgeler şuanda bir kasada duruyor. Kayseri'yi biliyoruz çünkü. Şu dosyayı doğru düzgün inceleyin, tek istediğim bu.
Ünlü'nün '2011'den neler bekliyorsunuz sorusunu ise, Kılıçdaroğlu şu şekilde yanıtladı:
'2010 benim açımdan sürpriz bir yıl oldu, ağır bir sorumluluk getirdi. Bunun bilincindeyim, bunun için, ülkem için çalışıyorum. 2011'de de 2010'un bana verdiği olanakları kullanarak partimi iktidara taşıyacağım. Bunun tek yolu çalışmaktan geçer.
'Temiz siyaseti, bir ülkede yolsuzluk nasıl olmazmış, olursa nasıl üzerine gidilirmiş halkımız bunu görecek. Biz mutlu bir Türkiye görmek istiyoruz, sorunlu değil.'
Kaynak: Habertürk



















