Çeltikte Yaniklik Hastaligi Ile Mücadele

Çeltikte Yaniklik Hastaligi Ile Mücadele

Samsun Il Tarim ve Orman Müdürü Ibrahim, 2020 yili verilerine göre Samsun’da 197 bin 386 dekor alanda 159 bin 147 ton çeltik üretimi yapildigini belirterek, "Ekonomik öneme sahip ürünlerde hastalik ve zararlilar konusunda üreticilerimizin il/ilçe müdürlükleri ile irtibat halinde olmalari, etmenin tespiti durumunda teknik destek alarak geç kalmadan mücadele yapmalari, Ilimiz ve Ülkemiz tarimi için faydali olacaktir” dedi.

Samsun Il Tarim ve Orman Müdürlügü çeltikte hastalik ve zararlar konusunda açiklama yaparak bilgiler verdi. Müdürlük tarafinda yapilan açiklamada, "Hastalik etmeni fungus, kisi çeltik tohumlarinda, hasat sonrasi tarlada kalan bitki artiklarinda veya darican gibi bazi yabani bugdaygillerde geçirmektedir. Tarla bitki kalintilarinda veya darican gibi bazi bugdaygillerde ya da çeltik tohumunda misel formunda kisi geçiren fungus, rüzgar veya sulama suyu ile saglam bitkilere ulasarak uygun kosullarda enfeksiyonlari olustururlar. Çeltigin yaprak, yakacik, kin, bogum, basak ve basak sapinda zarar yapar. Yaniklik hastaliginin gelismesinde uygun olan çevre kosullari, yüksek sicaklik ve orantili nem ile yagis miktari ve yagisli gün sayisidir. Hastalik olusumun için optimum sicaklik 25-28 derecedir. 20 derecenin altindaki düsük gece sicakliklari da hastalik gelismesinde etkilidir. Orantili nemin yüzde 85-100 olmasi, hastalik olusumunu tesvik eder. Yaniklik hastaliginin meydana gelmesinde, çeltik bitkisinin maksimum kardeslenme döneminden sonra düsen yagis miktari ve yagisli gün sayisi da etkili olmaktadir. Özellikle temmuz-agustos aylarinda düsen yagislar, hastalik olusumunu tesvik etmektedir. Bunun yaninda, günlük olusan çig veya sis gibi faktörlerin olusturmus oldugu rutubet ortaminin, yaprak üzerinde günün geç saatlerine kadar devam etmesi, hastalik olusumunu artirmaktadir. Yüksek dozda kullanilan azot miktari, fosfor eksikligine sebep olan dengesiz gübreleme, azotun zamansiz uygulanmasi, sik veya geç ekim yapilmasi, su seviyesinin derin tutulmasi, serin sulama suyu ve mahsulün susuz birakilmasi gibi kültürel kosullar, hastalik gelismesini tesvik etmektedir. Yaprak lekeleri baklava dilimi seklinde, iki ucu sivri, ortasi gri bej veya saman sarisi lekeler seklinde görülür. Baslangiçta küçük olan lekeler, büyür, birlesir ve yapragin kurumasina neden olmaktadirlar. Yakaciktaki lekeler, yakacik iplikle sikilmis gibi bir hal alir, leke yaprak kinina dogru uzanir. Kin üzerindeki lekelerin belirli bir sekli yoktur, uzunlamasina gelisirler. Sap üzerinde yaglimsi görünüslü lekeler olusur, üzerlerinde petrol yesili renkte küf gelisir. Basak olusumundan sonra basagin altindaki bogumda da yaniklik görülür basaklar beyazlasir. Bos basaklar meydana gelir veya çimlenme degeri olmayan tebesir gibi beyaz daneler olusur. Epidemi olan yillarda zarar çok yüksektir" denildi.

Önlemler konusunda da su bilgiler verildi: "Temiz tohum kullanmali, hastaliga dayanikli çesitler ekilmeli, hasat sonrasi aniz bozulmali. Fazla Azotlu gübre vermekten kaçinilmali ve sulama suyunun soguk olmamasina özen gösterilmelidir. Çeltik yanikligina karsi tohum ve yesil aksam ilaçlamasi seklinde kimyasal mücadele yapilir. Tohum ilaçlamasi koruyucu olarak yapilmalidir. Yesil aksam ilaçlamasi, Ilaçlama hastalik etmeninin belirtilerinin görülmesini takiben yapilmali, ilaçlar dozunda ve zamaninda uygulanmalidir. Bunun için tarlayi sik sik kontrol ederek çeltik bitkisinin en alttaki yapraklarina bakip kontrol etmeliyiz. Çünkü hastalik buradan baslamaktadir. Uzaktan bakarak gördügümüz safha hastaligin ilerlemis halidir ki ilaçlama için geç kalindigindan verimde düsme görülmektedir. Ilaçlama; tavsiye edilen dozda, bitkinin yaprak ve saplarin yüzeyi ilaçli su ile kaplama olacak sekilde yapilir. 10 gün ara ile ikinci ve gerekirse üçüncü ilaçlama uygulanir."

Konu ile ilgili olarak Il Müdürü Ibrahim Saglam ise “2020 yili verilerine göre ilimizde 197 bin 386 da alanda 159 bin 147 ton çeltik üretimi yapilmaktadir. Çeltik bitkisi üreticilerimizin büyük bir kesiminin geçim kaynagini teskil etmekte olup stratejik önem arz etmektedir. Ekonomik öneme sahip ürünlerde hastalik ve zararlilar konusunda üreticilerimizin il/ilçe müdürlükleri ile irtibat halinde olmalari, etmenin tespiti durumunda teknik destek alarak geç kalmadan mücadele yapmalari, ilimiz ve ülkemiz tarimi için faydali olacaktir" diye konustu.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile