CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başörtüsü konusunda kendilerini suçlamalarına tepki göstererek, "Ne söylediysek sözlerimizin arkasında durduk. Sayın Başbakan unutmasın, benim adım Recep Tayyip Erdoğan değil. 'Recep Bey'den İnciler diye bir kitap yazacağız. Eğer sayfaları çok kalın olursa, adına Receplarousse diyeceğiz'' dedi.
Partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, konuşmasına 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak başladı. Cumhuriyetin özgürlük, yaşamı sorgulama, ülkenin ve bireylerin geleceğini güvence altına almak, halkın iradesine saygı göstermek olduğunu, aynı zamanda güçler ayrılığı ilkesinin içselleştirilmesi, zulme karşı başkaldırı, kimsesizlerin kimsesi olmak, özgür, bağımsız birey yaratmak anlamına da geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, cumhuriyetin bireyi kulluktan çıkarıp özgür hale
getirdiğini, güçler ayrılığı ilkesinin yanında medyanın bağımsızlığını sağladığını söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Cumhuriyet aynı zamanda Atatürk'ün gençliğe hitabesini bilmek, okumak ve içselleştirmektir. Cumhuriyet onun içindir ki düşüncede genç olmak demektir. Cumhuriyet, uygarlık kültürünü topluma yaymaktır, sanatı, sanatçıyı yüceltmektir. Cumhuriyet, toplumun ahlaki değerlerini yüceltmek, değer yargılarına saygı duymak demektir. Cumhuriyet, uygarlaşma ve çağdaşlaşmadır. Hepinizin Cumhuriyet Bayramı kutlu
olsun'' dedi.
Bireyin bir gün kör kurşuna hedef olup faili meçhulle yok olmasının asla kabul etmeyecekleri bir düşünce olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarının faili meçhullerin hesabının sorulması kaygısını taşımadığını savundu. CHP milletvekillerinin faili meçhullere için verdiği araştırma önergelerinin AK Parti'li milletvekillerinin oylarıyla reddedildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Adalet ve Kalkınma Partisi diyor ki 'Ne demek faili meçhulleri araştırmak? Faili meçhulleri araştırmak parlamentonun mu
görevi? Parlamento ne demektir? Başbakan talimat verir, Adalet ve Kalkınma Partisi grubu el kaldırır. Parlamento budur' diyor. Ve kendisini halkın iradesinin yerine koyuyor. Böyle bir parlamentoyu biz kabul etmiyoruz. Bizim parlamentomuz, özgürce bireylerin el kaldırdığı bir parlamentodur'' diye konuştu.
'SEVSİNLER SENİN ACIMANI'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 Eylül referandumu öncesinde Diyarbakır'a gerçekleştirdiği ziyarete atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, konuşmasını söyle sürdürdü:
''Sayın Başbakan ne söylemiş bakın; 'Bir gece yarısı sokak ortasında ensesine kurşun sıkılarak katledilen katilleri gecenin karanlığında kaybolup bir daha ortaya çıkmayan, çıkarılmayan faili meçhullerin acısını biz çok iyi biliriz' diyor. Sevsinler senin acımanı. Böyle şey olabilir mi? Söylediği doğru. Gecenin karanlığında eğer bir kurşuna hedef olmuş ve faili meçhule gitmişse bir yurttaşımız, o acıyı hepimiz yüreklerimizde hissetmeliyiz. Ama bu acıyı yüreklerinde samimi olarak hissedenler, Türkiye Büyük
Millet Meclisi'nde el kaldırır ve faillerin araştırılmasını isterler.''
Başbakan Erdoğan'ın içten ve samimi konuşmadığını, kendisi için hazırlanan ve iki yanına yerleştirilen camlara yansıtılan metinleri okuduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, ''Sayın Başbakan'ın samimi düşüncesi ne biliyor musunuz? 'Biz faili meçhullerin acısını sömürmeyi çok iyi biliriz' demek istiyor aslında. 12 Eylül darbesinde mağdur olanların acısını sömürdüler, şimdi de faili meçhule gidenlerin acısını sömürüyorlar. Bunların iki yüzü bu'' diye konuştu.
AK Parti'nin gerçek yüzünü halka göstermenin her yurttaşın görevi olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Bu görevi inançla ve kararlılıkla yapacağız. Ta ki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin adaletsiz ve kalkınmasız bir parti olduğunu gösterinceye kadar'' dedi. Bazı köşe yazarlarınca ''tuzu kurular'' veya ''evet ama yetmezciler'' olarak nitelendirildiğini ifade ettiği liberal aydınlara da seslenen Kılıçdaroğlu, ellerini vicdanlarına koyarak AK Parti'nin parlamentoda faili meçhullere yönelik tavrını
sorgulamalarını istedi.
DENİZ FENERİ SORUŞTURMASI
Konuşmasında Deniz Feneri soruşturmasına da değinen Kılıçdaroğlu, konuşmasını söyle sürdürdü:
"Siz hükümetin Deniz Feneri davasına sahip çıktığına inanıyor musunuz? Sayın Başbakan'a sormak gerek. Bu konuşmayı yapan bir Başbakan yoksulların yoksulluğu giderilsin diye alın terinden biriktirip Deniz Feneri'ne veren insanların emekleri sömürülmedi mi? Onların yatacak yeri var mı? Niçin o dosyaya sahip çıkmıyorsun? Ankara Adliyesi Sıhhiye'de, Adalet Bakanlığı da Kızılay'da araları 1 kilometre ya var ya yok. Yazışmaların en kısası 6-7 ay alıyor. Nasıl oluyor bu? İşlerine gelmiyor. Sayın Başbakan, asıl
senin yatacak yerin yok. Ama o insanların alın terini sömürenlerin yatacak yeri var. Neresi? Adalet ve Kalkınma Partisi'nin koynu. AK Parti'nin kucağında yatıyorlar, onların koruması altında yatıyorlar. Ve işin garip tarafı, bütün bu kepazeliğin üzerine AK Parti'nin belediyeleri bunlara ihale veriyor. 'Siz az sömürdünüz, alın biraz daha sömürün' diyor. Bizim vergilerimizle yapıyorlar bunu. İnsanda biraz utanma, ahlak, onur, insana saygı olur. İnsanda biraz 'Şu Almanya ne der bize. Rezil oluruz' diye anlayış
olur. Orada mahkum olacaksın, Türkiye'de krallar gibi karşılanacaksın. İhale alacaksın. Asıl faillerden biri televizyonda 'benim arkamda başbakan var' diyecek. O başbakandan çıt çıkmayacak. Ve bu Başbakan kalkıp bu millete 'emanete ihanet etmeyin, bunu yapanların yatacak yeri yoktur' diyecek. O yatacak kişiler senin kucağındadır Sayın Başbakan, dön bak bakalım.''
'PEYGAMBER SEVGİSİ SENDE BİR GÜNLÜK MÜ?'
Erdoğan'ın son günlerde 'CHP samimi değil, kıvırıyor, çark ediyor' gibi sözler sarf ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, Başbakan'a Anadolu Ajansı'ndan geçen haberlerden alıntılar yaparak yanıt verdi. Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili olarak 9 Temmuz 2007'de 'Alternatiflerle gideriz, anayasadaki şartlara haiz adaylarla uzlaşı ararız' açıklaması yaptığını belirten Kılıçdaroğlu, ''CHP Genel Merkezi'ne, cumhurbaşkanı adaylarımız şunlardır, bunların içinde uzlaşı arayalım diye gelmedi. Sandıklar kapandı,
bildiğini okudu. Kim samimi, kim dürüst, kim omurgalı? Eğer verdiğin sözün arkasında durmuyorsan Sayın Başbakan, sana omurgasız derler, kusura bakma'' dedi.
Başbakan Erdoğan'ın, Danimarka Başbakanı Rasmussen NATO Genel Sekreterliği'ne aday olduğunda karikatür krizi nedeniyle adaylığını desteklemeyeceğini söylediğini ancak daha sonra Rasmussen'in üyeliği için olumlu oy verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Peygamber sevgisi sende bir günlük mü? Peygamberin çirkin karikatürlerini çizerler, çıkarsın milletin önünde efelenirsin, gidersin oraya kuzu kuzu oy verirsin. 'Benim maskemi indirmeyin' diyeceksiniz. Ben senin maskeni indireceğim Sayın Başbakan, hiç merak
etme" diye konuştu.
'RECEP BEY'DEN İNCİLER DİYE BİR KİTAP YAZACAĞIZ'
Bugüne kadar ne söylediyse sözlerinin arkasında durduğunu ve hiçbir zaman söylemlerinden vazgeçmediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Sayın Başbakan unutmasın, benim adım Recep Tayyip Erdoğan değil. Arkadaşlarıma talimat verdim, 'Recep Bey'den İnciler' diye bir kitap yazacağız. Eğer sayfaları çok kalın olursa, adına 'Receplarousse' diyeceğiz. Çünkü, bir ansiklopediye sığmaz, size okuduklarım bir kısmı. Daha binlerce örnek var. Bu insan bu ülkeyi yönetiyor, işin acı yanı o. Sonra kalkıp bu insan bize demokrasi
dersi veriyor. Ağrıma giden de o. Söylediğini 24 saat geçmeden yalanlayan, omurgası olmayan, kararlı olmayan bir insan bu ülkeye başbakanlık yapabilir mi?'' dedi.
Cumhuriyeti yaşatmanın herkesin görevi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, dile getirdiği eleştirilerden hiçbir yurttaşın umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Kapı gibi CHP var. Türkiye'nin her yerinde CHP var. Biz davamızda inançlıyız, güçlüyüz. Çünkü, biz davamızda haklıyız. Çünkü insanımızı seviyoruz. Hangi inançtan, hangi görüşten olursa olsun her insan başımızın tacı olacaktır. Yoksulluğu kader olmaktan çıkaracağız, onun sömürülmesine izin vermeyeceğiz. Umudumuzu koruyacağız.
Hukukun üstünlüğünü egemen kılacağız. Baskılar var, biliyorum. Kendi medyalarını oluşturdular, onu da biliyorum. Televizyonlara hep aynı tip adamlar çıkıyor, onu da biliyorum. Sabahtan akşama 24 saat CHP'yi eleştirirler, onu da biliyoruz. Ama yılmayacağız. Biz, haklıyız. Korkmayacağız, biz haklıyız. Korkutmayacağız, seveceğiz. Sevgiyi ve umudu en ücra köşede yaşayan yurttaşımıza götüreceğiz. Yolumuz açık. Engeller var. Engelleri aşmak görevimiz. Yolumuzda haklıyız. Yolunuz, yolumuz açık olsun'' şeklinde
konuştu.
(EDA-CC-Y)
Chp Grup Toplantısı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başörtüsü konusunda kendilerini suçlamalarına tepki göstererek, "Ne söylediysek sözlerimizin arkasında durduk



















