'CHP'yi dizayn etmek isteyenler buyursunlar!'
Tarihe şahitlik etmek böyle bir şey olsa gerek; Türk siyasetinin en uzun soluklu liderlerinden Baykal dönemi, dün gözyaşları ve hüzünle bitti. Sandıkla değil bir komplo ile 17 yı...
Tarihe şahitlik etmek böyle bir şey olsa gerek; Türk siyasetinin en uzun soluklu liderlerinden Baykal dönemi, dün gözyaşları ve hüzünle bitti. Sandıkla değil bir komplo ile 17 yıllık koltuğundan ayrılmak zorunda kaldı.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın basın toplantısı yapacağı haberini alır almaz Genel Merkez'in yolunu tuttuk. Kalabalığa rağmen parti, her zamankinden daha sessizdi. 4 gündür evinden çıkmayan Baykal'ın, hakkındaki iddialarla ilgili ne açıklama yapacağı merakla bekleniyordu. İstifa edeceği kimsenin aklına gelmiyordu ancak Baykal'dan önce istifa haberi ulaştı basın odasına. "Geçmiş olsun" diyordu bir milletvekili diğerinin kulağına, bir diğeri ise ağlayarak giriyordu içeriye. Hava bir anda değişti bu haberin duyulmasıyla. Bir dönem kapanıyordu.
Genel başkan yardımcıları salondaki yerlerini alırken yüzlerden düşen bin parçaydı. Kameralar bir anda ağlayanlara çevrilince Algan Hacaloğlu müdahale etti: "Bırakın! Ağlayanları sonra çekersiniz." Saatler 13.30'u gösterirken Deniz Baykal, kalabalığın arasından kürsüye yürüdü. Yüzü bir hayli solgundu, belli ki evinde beklediği günlerde çok zor anlar yaşamıştı. Zorlukla ayakta duruyordu. Açıklamayı yaparken de sanki rüzgarda sallanan bir yapraktı. Çok iyi hatipti, konuşmalarını hep irticalen yapıyordu. Ancak bu sefer, alışılmadık şekilde elindeki kağıda bağlı kalarak açıklamalar yaptı, metnin dışına çıkmadı.
Kırgındı, üzgündü. Hayatının en zor anlarını yaşıyordu. Komploya kurban gittiğini söylerken yakın çevresinden başlayarak basına, iktidar sahipleri dahil herkese sitemi vardı satır aralarında. 4 gün boyunca arayarak destek olanlara teşekkür ederken isim vermeden Amerika Pennsilvania'da yaşayan Fethullah Gülen Hocaefendi'den aldığı üzüntü mesajına inandığını aktardı. Bu komplonun arkasında Gülen'i arayanların doğru yolda olmadığını ima ediyordu.
İstifa ettiğini söylediğinde salonda hıçkırık sesleri duyuldu. Kameralar yine kürsüden CHP'lilere döndü. Bir siyasi parti liderinin yolu bu dramatik sahneyle son buluyordu. Baykal "hakkınızı helal edin" derken, "helal olsun" diyenler kadar "gitme" diye bağıranlar da oldu. Duygu seli, bütün salonu kapladı. Baykal geldiği gibi salondan gitti. İlk defa soru almadı. Basın toplantısını yaptığı salondan çıkarken partililer de peşinden takip ettiler. Sadece izin verilenlerin alındığı genel başkanlık katında (12. kat) bir grup milletvekili sigaralarını içerken koltuklara yığılmıştı. Televizyon ekranlarından akan son dakika haberleri bile ölüm sessizliğini bozamıyordu.
Baykal ve arkadaşları başkanlık odasında son defa kısa bir süre geçirdi. Sonra "Arkadaşlar genel başkanımızı uğurlayacağız." sesi duyuldu. Baykal, garajdan genel merkez binasının önüne geldi. "İnadına Baykal, inadına sol" sloganları çaresizce duyuldu. İstifa ile Baykal giderken, CHP'de yeni bir dönem başlıyordu. Mustafa Özyürek, partinin Atatürkçü, laik çizgisinin süreceğini vurgularken Baykal'ın veda anında kendilerine dönüp şu sözü söylediğini aktarıyordu: "CHP'yi dizayn etmek isteyenlere karşı bu alanı boşaltıyorum. Buyursunlar."
Zaman



















