Karapinar’in kuzeybatisinda yer alan ve yaklasik 17 bin 500 metrekarelik yüzölçümüyle ön plana çikan Çirali Obrugu, ilçe merkezine 35 kilometre uzaklikta bulunuyor. Milattan öncesine ait yasam izlerini de barindiran, içerisinde insan yapimi magaralar bulunan obruk yeralti suyunun azalmasi ve yagmurlarin yeteri kadar yagmamasi, küresel iklim degisikligi gibi sebeplerden dolayi kurudu. Bir zaman yerli yabanci turistlerin akin ettigi Çirali Obrugunda özelikle yabanci turistler yüzüyordu. Oyulan ve kat kat olan magaralar ise su ile dolu obruga ayri bir görsellik kazandiriyordu. Obruk içerisinde kayadan oyma magaralar en çok dikkat çeken yerler olarak ön plana çikiyor. Obrugu gezmeye gelen ziyaretçiler, gördükleri manzara karsisinda üzüntülerine hakim olamiyor. Eskiden masmavi suyu ile yabanci turistlerin gözdesi olan gölde kamp yapip, yüzülüyordu.
Obrugu gezmeye gelen Erhan Uysal, obrugun tamamen kurumasinin ve gelecek nesillere aktarilamamasinin üzüntü verici oldugunu belirterek, "Bu obruk birçok medeniyetin izlerinin oldugunu ögrendik. Obruk, daha önce çok sayida yerli ve yabanci turistin ziyaret ettigi gözde yerler arasindaydi. Birçok insan obrugun güzelligini ölümsüzlestirmek için fotograf çekmeye gelir ve kamp kurardi. Günümüzde o güzelliklerinden eser kalmadi. Ziyaretçiler gördükleri manzara karsisinda hayal kirikligina ugruyor. Obrukta bir damla su kalmamis. Bir zamanlar içerisinde baliklar yasiyordu. Yabanci turistler günlerce kamp yapip güzelliklerin tadini çikariyorlardi. Simdi ortasindaki agaçlar ve bitkiler görülüyor. Yeralti su seviyesinin azalmasi, kuraklik buradaki güzelligi yok etti. Meke Gölü de daha önce kurumustu. Acigöl ve Meyil Göllerinde de su çekilmeleri devam ediyor. Umarim kuraklik sona erer ve obruk tekrar eski günlerine kavusur" dedi.
Çirali Obruk Gölü'nün Eski Görüntüsünden Eser Kalmadi
Konya’nin Karapinar ilçesinde bulunan ayni zamanda milattan öncesine ait yasam izlerini de barindiran ve geçtigimiz yillarda mevsimsel kuraklik nedeniyle kuruyan Çirali Obruk Gölü’nün eski görüntüsünden eser kalmadi.



















