Çocuklara Depremi Nasil Anlatmaliyiz

Çocuklara Depremi Nasil Anlatmaliyiz

Eskisehir Özel Ümit Hastanesi Uzman Psikologu Mustafa Ari, deprem felaketinin çocuklar üzerinde etkileri ve depremi nasil anlatmak gerektigi hakkinda bilgi verdi.

Çocuga gelisim seviyesine uygun bir anlatim yapmaya dikkat edilmesi gerektiginin altini çizen Ari, “Ülke olarak yasadigimiz bu aci verici, üzücü olay karsisinda birçok ebeveyn çocuklara depremi nasil anlatmak gerektigi hakkinda endise duymaktadir. Tipki diger doga olaylarinin ve ölümün açiklanmasinda oldugu gibi çocuga gelisim seviyesine uygun bir anlatim yapmaya dikkat etmemiz gerekmektedir. Okul öncesi dönem için açiklamalarimizin kisa ve net bir biçimde olmasina özen göstermeliyiz. Bu yas grubunda ‘Neden?’ sorusunu çokça duyacagimizi unutmamaliyiz. Çocugun bu sorudaki temel beklentisi spesifik açiklamalar degil, güvende hissetme ihtiyacidir. Bu sebeple açiklamalarimiz ve cevaplarimiz olabildigince sakin ve güven verici sekilde olmalidir. Okul çagi çocuklarinda ise dis dünya ile daha iç içe ve olaylara karsi daha bilgi sahibi olduklarini öngörebilmeliyiz. Çocuklarimizin depremle ilgili akranlari ile iletisim halinde olduklarinda biz ebeveynler olarak çocuklarimizin konu ile ilgili ne kadar bilgi sahibi oldugunu bilmek bize ipuçlari verir. Dolayisiyla endisesi ya da korkusu olan çocuklarimiza karsi farkli yaklasimlar belirleyebilmemizde bize yardimci olur” dedi.



Haberler ve sosyal medyadan uzak tutun

Özellikle okul öncesi dönemi çocuklarin haberlerden ve sosyal medyadan uzak tutulmasini öneren Ari, “Kaygi ve korkunun en çok artmasina sebep olan faktörlerden biri de deprem anini ve hemen sonrasinda depreme maruz kalan insanlari görmektir. Günümüzde her ne kadar zor olsa da çocuklari, özellikle okul öncesi dönemi çocuklarini haberlerden ve sosyal medyadan uzak tutmak gerekmektedir” diye konustu.

Depremin psikolojik etkileri ile ilgili bilgi veren Ari sunlari söyledi:

“Deprem gibi insanin kontrolü disinda gerçeklesen olaylarin sonucunda verilen tepkiler hemen her yas grubunda benzerlikler gösterir. Uyku problemleri, sebepsiz irkilmeler, tetikte olma durumu, gündelik hayatta odaklanma sorunu, sürekli sarsilma hissi gibi belirtiler en sik gözlemlenen belirtilerdir. Çocuklarda ise bunlara ek olarak aglamalar, ebeveyne yapisma durumu, yalniz kalmak istememe ve tek basina uyumakta güçlük çekme gibi semptomlar eslik edebilmektedir. Bu davranislarin birer basa çikma mekanizmasi oldugunu unutmamaliyiz. Fakat istisnai durumlarda karsimiza çikan bir diger belirti ise hiçbir sey olmamis gibi tepkisiz davranmadir. Bu durum bireyin olaydan etkilenmedigi anlamina gelmeyebilir. Böyle bir tablo ile karsilasildiginda bireyin israra maruz birakilmamasi ve konusmaya zorlanmamasi gerekmektedir. Belirtilerin zamanla azalmasi beklenmektedir ancak belirtilerin görülme sikliginda artis devam eder ise bir uzmandan destek alinmasi gerekebilir.”
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile