Covid-19 Pandemisinin Tüberküloz'da Olumsuz Etkisi Devam Etmekte

Covid-19 Pandemisinin Tüberküloz'da Olumsuz Etkisi Devam Etmekte

19 pandemisinin, tüberkülozun tani ve tedavisine olumsuz etkisi devam etmektedir” dedi.

Düzce Üniversitesi Tip Fakültesi Gögüs Hastaliklari Anabilim Dali Baskani Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, 76. Verem Egitimi ve Farkindalik Haftasi dolayisiyla verem hastaligi ve hastalikla mücadele hakkinda bilgilendirmede bulundu.

Tüberküloz hastaliginin etkeninin ‘Mycobacterium Tuberculosis’ olarak adlandirilan basil oldugunu ifade eden Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, basilin yavas çogalan, kültürde 2-6 haftada üreyen ve oksijenli ortamda yasayan bir basil oldugunu kaydetti.

Dünyada 2021 yilinda 10,6 milyon verem hastasi ortaya çiktigina isaret eden Prof. Dr. Güleç Balbay, yaklasik 1,6 milyon verem hastasinin hayatini kaybettigini belirtti.

Tüberkülozun, dünya genelinde en çok ölüme sebep olan 13. neden olduguna dikkat çeken ögretim üyesi, “Dünya Saglik Örgütü (DSÖ) Küresel Tüberküloz 2022 Raporu’na göre COVID-19 pandemisinin, tüberkülozun tani ve tedavisine erisim ve hastalik yükü üzerindeki olumsuz etkisi devam etmektedir. En belirgin etki, yeni tüberküloz tanisi alan hasta sayisindaki azalma olmustur. Türkiye’de kayitli verem hastasi sayisi 2018 ve 2019 yillarinda yillik 11 binden fazla iken 2020 ve 2021 yillarinda yaklasik yillik 9 bindir” dedi.



“En sik bulasma, hastanin aile bireylerine ve yakin çalisma arkadaslarina olur”

Hastaligin, hasta insanlardan öksürme ve hapsirma sonucu ortama yayilan mikrobun solunum yolu ile alinmasiyla bulastigini dile getiren Prof. Dr. Güleç Balbay, “Tüberküloz hastasiyla ayni ortamda bulunma süresi, ortamin büyüklügü ve havalanma düzeyi basilin bulasmasinda önemli olan faktörlerdendir. En sik bulasma, hastanin aile bireylerine ve yakin çalisma arkadaslarina olur. Düzenli ilaç kullanimi ile basil sayisi çok kisa sürede azalir. Hastalarin çogunda, ortalama 2-3 haftada bulastiricilik yok olur” ifadelerini kullandi.

“2-3 Haftadan uzun süren öksürük varsa dikkat!”

Hastaligin genel yakinmalarini halsizlik, istahsizlik, kilo kaybi, çocuklarda kilo alamama, ates ve gece terlemesi olarak siralayan Balbay, “2-3 haftadan uzun süren ve non-spesifik antibiyotik tedavisi almis olmasina ragmen klinik yanit alinamayan öksürük varliginda tüberküloz hastaligindan süphelenmek gerekir” seklinde konustu.



“Tanisi kolay, tedavisinin ucuz ve mümkün”

Tüberküloz hastaliginin tanisinin kolay, tedavisinin ucuz ve mümkün oldugunu vurgulayan Prof. Dr. Güleç Balbay; “Tüberküloz tedavisi, tüm saglik kuruluslarinda, Saglik Bakanligimiz tarafindan yayimlanmis olan “Tani ve Tedavi Rehberi” ile belirlenmis standartlara uygun olarak yapilir. Yeni tüberküloz hastalarinin tedavisi; iki ay 4’lü ve dört ay 2’li ilaçla olmak üzere 6 ay sürmektedir. Tedavide kullanilan bütün ilaçlar, ilgili saglik kuruluslari tarafindan ücretsiz verilmektedir. Ilaçlarin düzenli kullanilmasi tedavinin basarisi için oldukça önemlidir. Hastanin, tercihen bir saglik personelinin gözetiminde ilaçlarini almasi seklinde uygulanan “dogrudan gözetimli tedavi (DGT) düzenli ilaç kullanilmasi için en uygun yoldur. Tedavi sonlandirilana kadar, hastanin aylik takiplerinin verem savas dispanserinde yapilmasi uygundur” dedi.

Tüberküloz, bildirimi zorunlu bir hastalik oldugunun altini çizen Prof. Dr. Güleç Balbay, tani konulan tüm tüberküloz hastalarinin verem savasi dispanseri kaydina alinmasi gerektigini de sözlerine ekledi.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile