'Cumhurbaşkanı külliyesi devletin sadece protokol yüzü değildir, olmayacaktır. Bu mekan elbette devlet işlerinin en üst düzeyde görüldüğü yerdir ama aynı zamanda devletle milletle birlikteliğinin de sembolüdür. Sizler kaymakamlar olarak vatandaşlarımızla doğrudan ve en etkin ilişki içerisinde bulunan, devletin adeta ete kemiğe bürünmüş, somutlaşmış timsali durumundasınız. Devletin imkânları ile vatandaşların hassasiyetlerini en üst düzeyde birleştirebilen başarılı bir kaymakamdır.
Elbette hukuktan, meşruiyetten ödün vermeyeceksiniz. Ama önünüze çıkan zorluklar ve sorunlar karşısında eliniz kolunuz bağlı oturmayacaksınız. Ya bir yol bulacaksınız ya da yol yapacaksınız.
Kendini mevzuat hazretlerine mürit olan kaymakamların belki başı ağrımaz ama bir iş de yapamaz. Marifet iltifata tabidir diye güzel bir sözümüz vardır. Başarılı olan kaymakamlarımızı takdir etmek buna karşılık aynı çabayı göstermeyenleri de tespit etmek durumundayız.

'Türkiye maskelerin düştüğü bir süreçten geçiyor'
Türkiye zalim ile mazlumu savunanların ayrıldığı, maskelerin düştüğü bu süreçte küresel vicdanın sesi olmuştur. Türkiye tüm algı operasyonlarına rağmen Suriyeli kardeşlerine din, dil, mezhep ve etnik köken ayrımı yapmadan sahip çıkarak, tüm dünyaya insanlık dersi vermiştir.
Sayıları 3 milyonu bulan sığınmacılara yıllardır ev sahipliği yapan Türkiye tarihi bir sınav veriyor.
Tarihimizin bize mirası olan medeniyet değerlerimizi yaşattığımızı şu son 5 yılda tüm dünyaya gösterdik. Türkiye küresel vicdanın sesi olmuştur.
Suriyeli kardeşlerine din, dil, etnik ayrımı yapmadan sahip çıkarak tüm dünyaya insanlık dersi vermiştir. Biz bu süreçte iki yüzlülüğe hatta çok yüzlülüğe sahip olduk.
Şu ana kadar yapmış olduğumuz ödeme 10 milyar dolara ulaştı. STK'ların yaptıkları harcamalardan söz etmiyorum.'
Rusya şu anda katil, zalim Esad'ın yanında yer almak suretiyle kendi kimliğini ortaya koymuştur. BM savaş suçu için kanıt gerekiyor diyor. İşte buyurun hastaneler bombalanıyor. Küvezlerdeki fotoğrafları görmediniz mi?

'ABD'yi anlamakta zorlanıyorum'
Ve, şu anda PYD'ye, YPG'ye hala terör örgütü diyemeyen veya demeyen YPG'ye desteğimiz sürecektir diyen Amerika'yı anlamakta zorlanıyorum. Terör örgütü PKK'nın bütün kayıtlarında PYD'nin kurucusunun kim olduğu bellidir. YPG'nin kurucusunun kim olduğu bellidir. Biz Amerika'yla NATO'da beraber değil miyiz? Senin dostun biz miyiz, yoksa PYD mi, YPG mi? Bunu da bilmek istiyoruz. O zaman çık, bunu da açıkla. Dostum YPG'ye silah yardımı yapıyoruz de. O zaman biz de bu meseleleri sizinle konuşmayalım. Dost, dostluğun gereğini yapmalıdır. Biz dostluğun gereğini yaparız. Ama biz dost olarak görmeyenler açık, net söylemelidir. Bu bilgileri sen bizden alacaksın ya. Bu tip insanlara, teröristlere bu sorulur mu? Suriye'de dün de, bugün de demokrasiyi ve meşruiyeti savunuyoruz.
'Ey Amerika, uçuşa yasak bölgeye 'Evet' demedin, Rus uçakları cirit atıyor'
Ey Amerika, sen uçuşa yasak bölgeye evet demedin ama bak orada Rus uçakları cirit atıyor ve binlerce on binlerce mazlum insan ölüyor. Hani biz koalisyon güçleriydik, hani beraber hareket edecektik. Türkiye'ye bir kişi kalkar da bir havan topu atarsa bu kat be kat fazlasıyla karşılığını bulacakır bilmeleri lazım. Bu uluslararası angajman kurallarının işletilmesi demektir. Bunu yapıyoruz, yapacağız. Doğu ve Güneydoğu'da güvenlik güçlerimize karşı kullanılan silahların ve militanların Suriye kaynaklı olduklarını biliyoruz.
PYD ile PKK'yı farklı saymak körlük değilse ülkemize karşı hasmane bir tutumdur. DAEŞ'e karşı operasyon bahanesiyle Suriye'de palazlanan hiçbir ülkenin gayreti yoktur. Sadece Suriye'nin komşusu olan Türkiye, Lübnan, Ürdün gibi ülkeler can acıtıcı sonuçları bünyesinde hissetmektedir. Diğerlerinin canı acımıyor. Avrupa ülkelerinin nasıl bağırıp çağırdığı ortada.

'GÜNEY SINIRLARIMIZDA YENİ BİR KANDİL...'
Buradan açık ve net olarak ifade ediyorum. Ülkemizin güneyinde yeni bir Kandil oluşmasına asla izin vermeyeceğiz. Bölgede Türkiye dikkate alınmadan bir oldu bittiye getirilmeye çalışılan yeni düzene izin vermeyeceğiz.
ANAYASA KONUSU: MİLLETE SORALIM, MİLLETİN VERDİĞİ KARARA UYALIM
Darbe ile yapılan yasaların değiştirilmesi bahanesiyle masadan kalkılmaz. Bunların iş üretmek gibi bir derdi yok. Bu, ülkeli kilitlemektir. Bunlardan bir şey çıkmaz. Parlamentonun diğer aklıselim üyeleri kararlı bir şekilde yürürlerse, masadan çekilenlere de hayırlı olsun demekten başka şeyleri yok. Masada kalanlar kararlı bir şekilde bunu sürdürmelidir. Türkiye mutlaka yeni anayasasına kavuşacaktır.
Ey parlamentodaki saygın üyeler. Gelin bir karar alın. Deyin ki millete gideceğiz. Bakın bakalın millet size ne diyor. Millet evet diyorsa. Atatürkçü olduğunuza göre, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir'. Millet bu kararı versin diyelim, milletin verdiği karara da uyalım.
Benim milletim başkanlık sistemini istemiyorsa, diyecek hiçbir şeyimiz yok. Öper başımıza koyarız



















