Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a karşı yapılması planlandığı iddia edilen suikast girişimine ilişkin görüşlerini aktaran Saadet Lideri Kurtulmuş, 12 Eylül sürecinden bu yana gelinen dönemde derin bir takım işlerin olduğunu söyledi. Kurtulmuş, "Türkiye'de tehdit altında bırakılan siyasetin iradesi zayıflar. İradesi zayıflayan siyasetin de hiçbir gücü kalmaz. Buradaki bir polemik değil, ciddi bir iddiadır. Gerçekten öyle bir girişim varsa kimler tarafından, yapılıyor ise ortaya konulması gerekir. Bu öncelikli olarak hükümetin vazifesidir." dedi.
Araştırma komisyonu kurulsun
Önlem alınmadığı taktirde, "Suikast girişimleri, andıçlar, darbe girişimleri, bir takım izleme komiteleri, bir takım derin çeteler varlıklarını hep korur" diyen Kurtulmuş konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Bunların korunmasını istemiyorsak ortadan kaldırılması için düzenleme şart. Bu tür işlerin ortaya çıkarılmasını sağlayacak olağanüstü bir Meclis Araştırma Komisyonu'nun kurulması gerekir. Anayasa'nın geçici 15'inci maddesinin kaldırılması şart. İç hizmet yasasının 35'inci maddesinin değiştirilmesi için üç kelime gerekir."
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, il başkanları toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurtulmuş, kapatılan DTP'nin belediye başkanlarının ortaya koyduğu üslubu eleştirerek, "Seviyeyi iyice düşürmeleri sorunu çözmez, sorunu kalıcı hale getirir" dedi.
DTP, Güneydoğu'nun tek temsilcisi değildir
Hükümet'in bu süreçte DTP'yi muhatap almasını da eleştiren Saadet Lideri Kurtulmuş, "Hükümet bu süreçte sorunun tek muhatabı olarak DTP ve DTP'nin arkasında olan PKK'ymış gibi davrandı. Doğu ve Güneydoğu halkının tek temsilcisi olarak DTP'nin siyasetini karşılarına aldılar. Biliyoruz ki DTP Doğu ve Güneydoğu halkının yegane temsilcisi değildir. 1991 yılından 2009 yılına kadar birçok seçim yapıldı. Bu seçimlerden sadece 1994 seçimlerine DTP çizgisinde olan partiler katılmadı. 23 tane ilin ortalamasını aldığımız zaman, alınan oy oranı yüzde 23.4'tür. Yani Doğu ve Güneydoğu halkının yaklaşık yüzde 75'i DEP çizgisindeki partilere oy vermemiştir. Ama bir takım yanlış uygulamalar sanki DTP çizgisinin o bölge halkının yegane temsilcisi durumuna getirmiştir. Biz daha önce söylediğimiz gibi bölgede sadece DTP yok, bölgede birçok sivil toplum kuruluşları, ticaret odaları, sanayi odaları var. O bölgeyi ayakta tutan manevi merkezler Menzil, Tillo, Hizan var. Bunları da sürece katın. Müslümanlık değerleri üzerinde bu halkı birlikte, beraberlik içinde yaşatma imkanı bulursunuz" dedi.
Hüseyni siyaseti yapıyoruz
Kurtulmuş, konuşmasında Muharrem ayının önemine de değinerek, bu günün 10 Muharrem olduğunu söyledi. Bu gün dolayısıyla her şeyden evvel Ehli Beyt'in ve Hz Peygamber'in torunlarını bir kere daha saygıyla hatırladıklarını ifade eden Saadet Lideri, "Allah Rahmet eylesin. Kerbela'yı bir aşure gününden ibaret olarak algılamayalım. Müslümanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir. Kerbela'dan ders almak bu süreçte yaşananlardan ders almak mecburiyetindeyiz. Bir taraf zulmün, haksızlığın, despotluğun, siyasetini ortaya koymuştur. Diğer taraf ise inançlarından asla taviz vermeyen, Hz Peygamber'in öğretmiş olduğu temel ilkelerden asla uzaklaşmayan siyaset tarzıdır. Yezidi siyaset, tarih boyunca devam eden siyasettir. Bu siyasetin saltanat, servet, sulta gibi üç temel özelliği vardır. Bizim yolumuz Hz Peygamber'in Hz Hüseyin'in yoludur. Biz asla pragmatik bir siyaset yapmayız" diye konuştu.
'Derin çetelerden kurtulmalıyız!'
SP lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, partisinin il başkanlarıyla biraraya geldiği toplantıda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.



















