Devegeçidi Baraj Gölü Kuraklik Tehlikesi Yasiyor

Göçmen kuslar için önemli besin ve yumurtlama alani olan, tatli su balikçiligi yapilan, tarimsal üretimde sulama amaçli kullanilan, Firat ve su kaplumbagasi gibi birçok türe ev sahipligi yapan baraj gölünde iklim degisikliginin etkisiyle yasanan kuraklik canlilari da olumsuz etkiledi DÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Baskani Prof. Dr. Ahmet Kiliç: 'En büyük etmen küresel isinma dedigimiz neden. Düzenli kar yagisinin olmamasi ve kuraklik dolayisiyla Devegeçidi'ne gelen su miktarindan ciddi azalma oldu. Sular azalinca o bölgede yasayan biyolojik çesitlilikte, türlerde de azalma görüldü'

BESTAMI BODRUK - Diyarbakir'da insanlardan göçmen kuslara, balik türlerinden kaplumbagalara kadar canlilar için hayat kaynagi olan Devegeçidi Baraj Gölü, iklim degisikliginin etkisiyle yasanan kurakliktan etkilendi.

Devegeçidi Çayi üzerinde sulama amaciyla 2010 yilinda kurulan ve 3 milyon metreküpü askin su toplama hacmine sahip olan baraj gölündeki su seviyesinde, kar yagisindaki düsüs, iklim degisikligi, buharlasma gibi nedenlerle bu yil normalin üzerinde bir düsüs yasaniyor.

Göçmen kuslar için önemli besin ve yumurtlama alani olan, tatli su balikçiligi yapilan, tarimsal üretimde sulama amaçli kullanilan, Firat ve su kaplumbagasi gibi birçok türe ev sahipligi yapan baraj gölünde yasanan su çekilmesi canlilari da olumsuz etkiledi.

Göl tabanindaki çamurda besin bulmaya çalisan göçmen kuslar, bölgedeki ölçüm kulesi ve düsen su seviyesinde balik avlamaya çalisan vatandaslar Anadolu Ajansi ekibince havadan da görüntülendi.

- "Su azalinca türlerde de azalma görüldü"

Dicle Üniversitesi (DÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Baskani Prof. Dr. Ahmet Kiliç, AA muhabirine, yaklasik 40 yildir bölgede biyolojik çesitlilik ve göçmen kuslara yönelik çalismalar yürüttügünü söyledi.

Devegeçidi Baraj Gölü havzasinin biyolojik çesitliligin yani sira göçmen kus türleri bakimindan da oldukça zengin bir yapiya sahip oldugunu ifade eden Kiliç, "Karacadag havzasinin suyunu toplayip, sulama amaciyla kurulan bir barajimiz. Maalesef her geçen gün azalan sudan dolayi biyolojik ve kus çesitliliginin azaldigini biliyoruz. Burada iki üreme dönemi boyunca 110 kus türü tespit ettik. Bunun yaninda memelilerden, sürüngenlerden yana zengin bir çesitlilik var. Mesela Firat Kaplumbagasi var." dedi.

Prof. Dr. Kiliç, farkli etkenlerden kaynakli su seviyesinin azaldigini dile getirerek, "En büyük etmen küresel isinma dedigimiz neden. Düzenli kar yagisinin olmamasi ve kuraklik dolayisiyla Devegeçidi'ne gelen su miktarindan ciddi azalma oldu. Sular azalinca o bölgede yasayan biyolojik çesitlilikte, türlerde de azalma görüldü. 20-30 yil içerisinde ciddi degisimler oldu." diye konustu.

- Suyun tasarruflu kullanilmasi önerisi

Sularin çekilmesiyle balik ölümlerinin yani sira diger canlilarda da hem sayi hem de tür olarak azalma gözlemlendigini aktaran Kiliç, söyle konustu:

"Yapilan çalismalarda 20 sene önceye göre en az 20 türün ortadan kalktigini, balik türlerinin yani sira diger omurgasiz türlerin de azaldigini görüyoruz. Baliklarimiz azaldi, tür ve sayi olarak kuslarimiz da azaldi. Bunlar görünenler. Görünmeyen kayiplar ise çok daha ciddi boyutlarda."

Kiliç, bu konuda çaresiz olunmadigina isaret ederek, yapilabileceklerin en basinda suyun çok tasarruflu kullanilmasinin geldigini belirtti.

Var olan suyun, özellikle küçük derelerin zenginlestirilmesi için bitki örtüsüne ve agaçlandirmaya agirlik ve önem verilmesi gerektigine dikkati çeken Kiliç, "Tarim alani olan yerlerde ekimden vaz geçilmemeli. Ekimin oldugu yerde havadaki nem orani artacagi için yagislara katkisi olacaktir. Tarimda özellikle damlama ve yagmurlama sistemi tercih edilmeli. Yagmur sularini biriktirmemiz lazim. Ve evlerde atik sulari yeniden kullanmaliyiz. Ülkemiz maalesef su zengini bir ülke degil. Bu yüzden sulari kirletmeden defalarca kullanmamiz gerekiyor. Rüzgar ve günes enerjisinden de faydalanirsak küresel isinmayi engelleriz." ifadelerini kullandi.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile