Bakan Çiçek, Sorgun ve Sarıkaya ilçelerinde, Bozok Üniversitesi’ne bağlı olarak kurulacak meslek yüksekokullarının temel atma törenlerine katılmak üzere Yozgat'a geldi.
Cemil Çiçek'e, Yozgat programında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Elazığ Milletvekili Necati Çetinkaya, Çorum Milletvekili Agah Kafkas, Yozgat milletvekilleri Mehmet Çiçek, Osman Coşkun, Abdülkadir Akgül, Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın eşlik etti.
Vali Necati Şentürk, Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer ve vatandaşların da katıldığı Sorgun ve Sarıkaya'daki temel atma törenlerinde konuşan Bakan Çiçek, ''Bir ülkeye yapılacak, getirisi de en yüksek yatırım, insana yapılan yatırımdır, eğitim yatırımıdır. Çünkü toplumların geleceği ne petrole bağlı, ne demire, ne kömüre bağlıdır. Ülkelerin geleceği yetişmiş insan gücüne bağlıdır. İnsanını iyi yetiştiren ülkeler bugün dünyada gelişmiş ülkelerdir. 'Onun için doğru bir kararla Türkiye çapında başlattığımız eğitim seferberliği çerçevesinde de Yozgat'a gecikerek de olsa 2006 yılında Bozok Üniversitesi’ni resmen kurmuş olduk. 4 sene oldu üniversitemiz kurulalı. Şimdi emekleme safhasında, 7 binin üzerinde öğrencisi var, fakülteleri var. İnanıyoruz ki çok kısa bir süre sonra bunu ikiye katlayacağız. Dünyayı gezen, Türkiye'yi bilen bir insan olarak ifade edeyim ki bir üniversite demek o ili ikiye üçe beşe katlamak demektir. Gelişmiş olan illerimize baktığımızda üniversitelerimizin çok önemli bir rol oynadığını görürüz. İnanıyorum ki Bozok Üniversitesi de Yozgat'a çok önemli bir katma değer sağlayacaktır.
Bu ülkede doğan her çocuk, milletimiz için çok büyük bir imkandır, eğer iyi yetiştirebilirsek. Bu imkan iyi değerlendirilemediğinde o zamanda probleme dönüşüyor. Bunun yolu eğitimi öne çıkarmak, eğitime önem vermektir’ dedi.
Dünyanın en gelişmiş ülkeleri dahil olmak üzere en öncelikli konunun eğitim, öğretim ve bilgi olduğunu vurgulayan Çiçek, ''Onun için Türk toplumu giderek bilgi toplumu olmaya, teknoloji toplumu olmaya ve bu alandaki rekabette yerini almaya mecburdur. Geleceğini teminat altına almak bakımından. Türkiye'nin geleceği hukukla olmuyor, kuru siyasetle olmuyor, sen-ben kavgasıyla hiç olmuyor, 50 senedir bunu yapıyoruz. Ancak çalışmakla, gayretle, bilgiye, eğitime önem vermekle oluyor. Türkiye'deki eğitim meselesi dünyadaki gelişmeye paralel en önemli en öncelikli konu olduğunun hepimiz farkına varalım, işte üniversiteler bu işin merkezindedir'' diye konuştu.
NİJERYA-JAPONYA FARKI-
Hafta içinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Nijerya programına katıldığını hatırlatan Çiçek, Nijerya'nın 150 milyon nüfuslu, dünyadaki en zengin petrol ve doğal gaz kaynaklarına sahip bir ülke olduğunu belirterek, bu ülkenin sadece petrol gelirinin 50 milyar doların üzerinde olduğunun altını çizdi ve ''Ama dünyanın da en aç ülkesi, en sıkıntılı ülkesi, sokağa çıkmak mesele, altta varlık var üstte açlık var. Burası Nijerya ama öbür tarafta da Japonya var; 120 milyon nüfuslu bir ülke, yediğinin içtiğinin, aldığının sattığının yüzde 95'i dışardan gelir. Hatta havaalanı yapacak kadar toprağı yoktur, okyanusun dibine kazık çaktılar, demir çaktılar havaalanı yaptılar'' dedi.
Bakan Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bir ülke ki her türlü varlığı var, açlıktan geçilmiyor; bir ülke ki hiçbir şeyi yok, dünyanın gelişmiş 7 ülkesinden birisi. Aradaki fark insanını iyi yetiştirmiş olmasından geliyor. İnsanımızı iyi yetiştirebilirsek bizim de geleceğimiz yer bugün bulunduğumuz noktadan çok daha ileri bir yerdir.''
DEMOKRASİNİN KALİTESİ-
Eğitimin bir başka açıdan daha önem arz ettiğini vurgulayan Çiçek, şöyle devam etti:
''Türkiye doğru bir tercih ile cumhuriyeti ve demokrasiyi tercih etmiştir. Çağdaş gelişme de bu yöndedir. Çağın gerisinde ülkemiz kalamaz, siyaseten böyle bir tercihi yapmıştır. İşte cumhuriyetin ve demokrasinin nimetlerinden istifade etmenin yolu da bunun sağlam bir alt yapısının olmasına bağlı, sağlam bir altyapı da eğitimden ve bilgiden geçiyor. Biz bir taraftan ülkemizde demokrasiyi sağlıklı bir zemine oturtmak için eğitime, bilgiye önem verirken, kaynaklarımızı büyük ölçüde bu önceliğe yöneltirken, öbür taraftan da sağlam bir demokrasi, sağlıklı işleyen bir demokrasi, ikide bir tökezleyen, ikide bir topallayan, ikide bir askıya alınan bir demokrasiyle bir yere varılması mümkün değil. Maalesef Türkiye'de bir demokrasi açığı ve açlığı bütün çabalara rağmen vardır. Sadece demokrasi lafının sıkça telaffuz edilmesi Türkiye'de bu işlerin çok ileri bir noktada olduğunu gösteremez. Hala Türkiye'deki demokrasi Uzak Doğu'dan ithal ettiğimiz malların kalitesiyle eş değerdedir.''
''ADAM GİBİ BİR DEMOKRASİ''-
Türkiye demokrasisini ''Adam gibi bir demokrasi'' seviyesine, standardına yükseltmenin herkesin görevi olduğunu bildiren Cemil Çiçek, ''Çünkü Türkiye, hepimiz kabul ediyoruz ki sıradan bir ülke değil, Türkiye artık bir dünya devleti. 180'den fazla dünyadaki devletler içerisinde 3 kategoriye ayrılan devletler var, aynen futbol takımları gibi 3. lig var, 2. lig var, 1. lig var. Türkiye bir süre evveline gelinceye kadar 2. ligin alt sıralarındaydı, bugün Türkiye 1. ligde oynayan bir takım gibi'' dedi.
Çiçek şunları kaydetti:
''Türkiye'yi hesaba katmadan, Türkiye'nin görüşü alınmadan, Türkiye'nin görüşü bilinmeden ne Orta Doğu'da kalıcı bir barış olur, ne Kafkaslarda, huzur ve istikrar olur, ne de Balkanlar'da kalıcı bir barışı temin etmek mümkündür. Onun için Türkiye bir bölgesel güçtür, her geçen gün bir dünya devleti olma yolunda ciddi bir çabanın, gayretin içerisindedir. İşte böylesine bir devlete yakışan bu kalitede bir demokrasidir. Aynen Almanya'da, Fransa'da, İsviçre'de, Avusturya'da olduğu gibi insanın insan olarak kabul edildiği, insanın eşrefi mahluk olarak kabul edildiği, insanı esas alan bir demokrasiyi milletimiz çoktan hak ediyor. Onun için lütuf değildir, milletimizin hak ettiği bir hayat tarzıdır. Onun için böyle bir demokrasiyi Uzak Doğu malı kalitesinde tutamayız ve sürdüremeyiz. Onun için milletimize yakışan bu olduğu için bir Anayasa değişikliği yaptık. Bu değişiklik olmasın diye çok bağıran çağıran oldu, çok takoz koymak isteyenler oldu. Ama şunu bilesiniz Türkiye gerçekten Avrupai anlamda, batılı anlamda, kitabında, defterinde yazıldığı anlamda bir demokrasiyi bu ülkede ya gerçekleştirecek ya da her 10 yılda bir tökezlemeye devam edecektir. Bize yakışan birincisidir, bunun kararını vermek de önemli bir tarih, 12 Eylülde millete düşüyor.Biz tercihimizi yaptık, kararımızı verdik üzerimize düşeni de yaptık, bu işi milletimize havale ediyoruz'' diyen Çiçek, ''Şu kadar yıllık siyasi hayatımdan bilirim ki millet ne dediyse doğru dedi, millet ne dediyse isabetlisini yaptı ve söyledi. Millete rağmen söyleyenler, millete rağmen iş yapmaya çalışanlar da her şeyin yanlışını yaptı. Onun için millet ne diyorsa başımızın tacıdır, 12 Eylüle de şunun şurasında fazla bir zaman kalmadı''
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek Sorgun'a gitti
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, en iyi yatırımın insana yapılan yatırım olduğunu, insanımızı ne kadar iyi yetiştirebilirsek Türkiye'nin bulunduğu noktadan daha iyi bir noktaya geleceğini söyledi.



















