Dışişlerinden BM Barış Gücü Misyonunun Süresinin Uzatılması Kararına Tepki

Dışişlerinden BM Barış Gücü Misyonunun Süresinin Uzatılması Kararına Tepki

Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, BM Barış Gücü Misyonunun süresinin uzatılması kararına tepki gösterildi. Yapılan açıklamada,"Ada’daki BMBG hakkında BM’nin KKTC makamlarının rızasını bir kez daha almamış olması ciddi bir eksikliktir. Bu durum, BM’nin kendi kural ve ilkelerine aykırıdır. Doğu Akdeniz’de tansiyon ve gerginliğin azaltılmasının ancak Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı hidrokarbon faaliyetlerini sona erdirmesi ve Kıbrıs Türkleriyle işbirliği tesis etmesiyle mümkün olabileceğini hatırlatmak isteriz" ifadelerine yer verildi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) , Kıbrıs’ta bulunan Birleşmiş Milletler Barış Gücü (BMBG) Misyonunun süresinin uzatılmasında "Kıbrıs Türk tarafının da rızasının alınması" çağrısının sürekli yanıtsız kalmasının kabul edilemez olduğunu bildirmişti. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada karara tepki gösterildi. KKTC Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı tarafından konuyla ilgili olarak dün yapılan açıklamanın desteklendiğinin belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Kıbrıs’ta 1964 yılından beri konuşlu Birleşmiş Milletler Barış Gücü Misyonu’nun (BMBG) görev yönergesinin altı aylık bir süre için yenilenmesine ilişkin son BM Güvenlik Konseyi kararı 30 Ocak 2020 tarihinde kabul edilmiştir.

Öncelikle, geçmişte defaatle vurguladığımız üzere, Ada’daki BMBG hakkında BM’nin KKTC makamlarının rızasını bir kez daha almamış olması ciddi bir eksikliktir. Bu durum, BM’nin kendi kural ve ilkelerine aykırıdır.

BMBG, KKTC topraklarında halen yasal bir zemin olmaksızın, KKTC makamlarının yapıcı ve iyi niyetli yaklaşımı kapsamında faaliyet göstermektedir. Hal böyleyken, Konsey’in, BMBG’nin KKTC topraklarındaki hareket serbestisine atıfta bulunması son derece çelişkili bir tutumdur.

Önümüzdeki dönemde, BMBG’nin Ada’daki faaliyetlerini doğru bir şekilde sürdürebilmesini teminen BM ile KKTC makamları arasında gerekli yasal çerçevenin bir an önce tamamlanmasını bekliyoruz.

Öte yandan, Kıbrıs meselesinin çözüm sürecinin ne şekilde sürdürüleceği hususunda peşin hüküm içeren yazımlar, maalesef bu son karar metninde de muhafaza edilmiştir.

Sözkonusu yazımlar Kıbrıs meselesinin çözümüne bir katkı sağlamamaktadır. Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türkleriyle iktidarı ve refahı paylaşmama iradesi devam ettiği sürece, başlatılacak herhangi bir müzakere süreci yine başarısız olacaktır. Kıbrıs meselesinde ilerleme kaydedilmesi isteniyor ise, öncelikle Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk taraflarının tüm unsurlarını içerecek şekilde siyasi eşitlik konusunda anlaşmaya varması gerekmektedir.

Türkiye bu düşüncelerle, çözüme dair tüm seçeneklerin masada olacağı gayrıresmi 5+BM toplantısının uygun bir zamanda düzenlenmesine destek vermektedir.

Ayrıca, Doğu Akdeniz’de tansiyon ve gerginliğin azaltılmasının ancak Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı hidrokarbon faaliyetlerini sona erdirmesi ve Kıbrıs Türkleriyle işbirliği tesis etmesiyle mümkün olabileceğini hatırlatmak isteriz."

(Neşra Durmaz /İHA)
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile