Diyabet Kaynakli Görme Kayiplari Sinsi Ilerliyor

Türk Oftalmoloji Dernegi Genel Baskani Prof. Dr. Ziya Kapran: 'Diyabet olan hastalar her sene bir kere göz muayenesi olsunlar. Çünkü ilk basta diyabet nedeniyle gözün bozuldugu, tehlikede oldugu belli olmuyor. Hasta 'çok iyi görüyorum, niye doktora gidecegim' diye düsünüyor. Fakat diyabet sinsi bir hastalik, görme kaybi oldugunda geri getirmek mümkün degil' 'Türkiye'de diyabet orani giderek yükseliyor, nüfusumuzun yüzde 1015'i diyabet hastasi. Bunlarin yüzde 10'u ciddi sekilde gözünü kaybetme tehlikesiyle karsi karsiya'

AYSE YILDIZ - Türk Oftalmoloji Dernegi (TOD) Genel Baskani Prof. Dr. Ziya Kapran, diyabet hastalarinin her yil göz muayenesi olmalarini gerektigini belirterek, "Ilk basta diyabet nedeniyle gözün bozuldugu, tehlikede oldugu belli olmuyor. Diyabet sinsi bir hastalik, görme kaybi oldugunda geri getirmek mümkün degil. Ilk dönemlerde yakalayabilirsek çok etkili tedavilerimiz var." dedi.

Antalya'daki "55. Ulusal Oftalmoloji Kongresi"ne katilan Kapran, AA muhabirine, diyabetin tüm dünyada önemli bir saglik sorunu oldugunu söyledi.

Dikkatli ve tedbirli olmak gerektigini anlatan Kapran, "Diyabet, 21. yüzyilin vebasi diyebiliriz. Dünyada 450 milyon kiside diyabet var. Bunlarin yarisi diyabet oldugunu bilmiyor. Salgin döneminde insanlarimiz hareketsiz olduklari için diyabet hastaliginda büyük artis oldu. Diyabette körlük tehlikesi yüksek." diye konustu.

Kapran, dernek olarak bu hastalik konusunda halki bilinçlendirmek için çesitli projeler hazirladiklarini ifade etti.

Hastalari göz kliniklerine giderek muayene olmalari için tesvik ettiklerini dile getiren Kapran, sunlari kaydetti:

"Salgin sürecinde halkimiz evde hareketsiz kaldi. Diyabet olan hastalar her sene bir kere göz muayenesi olsunlar. Çünkü ilk basta diyabet nedeniyle gözün bozuldugu, tehlikede oldugu belli olmuyor. Hasta 'çok iyi görüyorum, niye doktora gidecegim' diye düsünüyor. Fakat diyabet sinsi bir hastalik, görme kaybi oldugunda geri getirmek mümkün degil. Ilk dönemlerde yakalayabilirsek çok etkili tedavilerimiz var. Damar geçirgenligini düzelten ilaçlarimiz var."

- "Erken yakalarsak hemen hemen hepsini tedavi edebiliriz"

Ilaçlari göze enjekte edebildiklerini, lazer tedavileri oldugunu vurgulayan Kapran, gözün sizdiran damarlarini düzeltebildiklerini aktardi.

Bazen hastalarin göz kanamasi sikayetiyle geldigine dikkati çeken Kapran, çok geç kalindigi durumlarda son çare olarak ameliyat yaptiklarini anlatti.

Saglik Bakanligi ve diger derneklerle çalisma yaparak, diyabetten kaynaklanan göz rahatsizliklarini erken yakalamayi amaçladiklarina isaret eden Kapran, "Türkiye'de diyabet orani giderek yükseliyor, nüfusumuzun yüzde 10-15 i diyabet hastasi. Bunlarin yüzde 10'u ciddi sekilde gözünü kaybetme tehlikesiyle karsi karsiya. 1 milyon insanimiz kontrole gelmezlerse gelecek yillarda görme yeteneklerini büyük ölçüde kaybedecekler. Tamamen körlüge kadar ilerleyebiliyor." ifadelerini kullandi.

Kapran, diyabetten kaynakli göz rahatsizliklarinin çocuklarda da görüldügünü, hastaliga yakalandiktan birkaç yil sonra gözlere vurdugunu sözlerine ekledi.
Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile