DTO Başkanı Erdoğan Açıklaması'Piyasaların Manipüle Edildiği Çok Açık Bir Şekilde Karşımızda Duran Bir Gerçek'

DTO Başkanı Erdoğan Açıklaması'Piyasaların Manipüle Edildiği Çok Açık Bir Şekilde Karşımızda Duran Bir Gerçek'

Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, son dönemde dövizde yaşanan hareketliliği değerlendirerek, “Piyasaların manipüle edildiği çok açık bir şekilde karşımızda duran bir gerçek. İş dünyası olarak bize düşen çalışmak, üretmek, istihdam ve ihracatımızı artırmaktır” dedi.

Başkan Erdoğan, Türkiye’nin tüm unsurlarıyla, döviz kurlarıyla ilgili son dönemde hızla artan hareketliliği tartıştığını hatırlattı .İş dünyasının temsilcileri ile işverenlerin de tüm gelişmeleri ve açıklamaları yakından takip ettiğini kaydeden Başkan Erdoğan, “Yaşananları, ilgili kurullarımızda değerlendirmesini yapıp akıl süzgecinden geçiriyoruz. Sermaye Piyasası Kurulu, sermaye piyasalarının etkin, güvenilir ve şeffaf bir ortamda işleyişi için tüm tedbirlerin alındığını açıkladı.

Merkez Bankası, likidite yönetimine ilişkin tedbirlerini duyurdu ve bankaların ihtiyaç duyacakları likiditenin tamamının sağlanacağı belirtildi. Türk Lirası işlemler karşılığında alınan teminatların iskonto oranlarının tür ve vadelerine göre güncellenerek bankalara teminat yönetiminde esneklik tanınacağını da bildirdi. Merkez Bankası, ilk adım olarak piyasalara 10 milyon TL ve 6 milyar dolar ile 3 milyar dolar değerinde altın cinsinden likidite kaynak sağladı. TL zorunlu karşılıkları, tüm vadelerde 250 baz puan indirdi. Bankaların Türk Lirası işlemleri için kullanabilecekleri teminat döviz depo limitlerini 20 milyar Euro’ya çıkardı” dedi.



“Piyasaların manipüle edildiği çok açık bir şekilde karşımızda duran bir gerçek”

24 Haziran seçimleri ile sonrasındaki ortama ilişkin de değerledirmelerde bulunan Başkan Erdoğan, “Mart 2018 itibarı ile kamu net borç stokunun milli gelire oranı yüzde 8,4 idi. AB tanımlı genel yönetim borç stokunun milli gelire oranı da yüzde 28,4 idi. 3 ay öncesine göre, hiçbir şey değişmedi. Diğerleri diyebileceğimiz çok sayıda ülke Türkiye’ye göre çok daha kötü. Ülkemizin bankacılık ve finans sistemi, ciddi bir şekilde yabancı sermaye ile güç kazanmış, sermaye yeterlilik oranı Basel Kriterleri’ne göre dünyada en yüksek değerler arasında yer alıyor. Dünyanın her yerinde kriz dönemlerinin en büyük handikabı olarak görülen bankacılık sistemi, bu kez bizde her zamankinden çok daha güçlü. Türkiye’ye göre çok kötü durumda olan ülkelerin hiçbirinde dövize atak yokken, Türkiye’de neden oluyor? Bunu iyi düşünüp, değerlendirmek lazım. Piyasaların manipüle edildiği çok açık bir şekilde karşımızda duran bir gerçek. Cari açığımızı en çok etkileyen dünya petrol ve doğal gaz fiyatları, 3 ay öncesine göre neredeyse aynı. Buna karşın yabancı turist sayısı ve turizm gelirlerimiz ise önceki yıllara göre oldukça yüksek. Dolayısıyla, buradan da hareketle, cari açıkta düzelme olmasını beklemeli” diye konuştu.



“3 ay öncesine göre, bazı şeyler bugün de aynı”

Ekonomik tablo değerlendirildiği olumsuz verilerinde olduğunu ifade eden Başkan Erdoğan açıklamalarını şöyle değerlendirdi:

Peki, hiç mi kötü bir veri yok? diyebilirsiniz. Tabi ki var. Bunlardan en önemlisi 3 ay öncesine göre, enflasyon daha yüksek. Bütçe açığı da devam ediyor. Ancak, TCMB faiz artırımına gitti ve yeni hükümet programında özellikle bütçe açığının azaltılmasına yönelik tedbirler var. Buna göre, 2018’in sonuna kadar 35 milyar TL tasarruf sağlanacak. Bundan sonra da kurumların çalıştırılması ve zamanında önlemlerin alınmasıyla, kısır döngülere mahal vermemek gerekiyor. 3 ay öncesine göre, bazı şeyler bugün de aynı. Örneğin, Türkiye’nin toplam dış borç stoku, Mart 2018 itibarıyla 466,7 milyar dolar idi. GSYH’ya oranı da yüzde 52,9. net dış borcun GSYH’ya oranı ise yüzde 34,3 idi. Bugün de aynı. Türkiye, güçlü bankacılık sistemi ve dinamik ekonomisi ile her zaman dimdik ayakta olacak. Türkiye’de işsizlik oranı, 2016’dan bu yana ilk kez tek haneye indi. Denizli’mize baktığımızda da Mayıs ayı sonu itibarıyla, 4/A kapsamında kayıtlı istihdam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,35 oranında artışla, 224 bin 363 kişi olarak kayıt altına alındı.”

“Bize düşen çalışmak, üretmek ve ihracatımızı artırmaktır”

Başkan Erdoğan son olarak içinde bulunulan durumun hassas bir dönem olduğunu vurgulayarak, bir şeyin dedikodusunun yapılmasının, onun gerçekleşmesinden daha kötü olduğunu hatırlattı.

Başkan Erdoğan, “Hepimizin de çok iyi bildiği gibi, ülkemizde oluşabilecek bir ekonomik istikrarsızlık, hiç kimsenin işine yaramaz. Böyle bir gelişme sadece bizim değil bizimle iş yapan ülkelerin de yararına değildir. Türkiye’nin ekonomisine yön veren dinamikleri, sağlamdır. Döviz kuru, yakında makul seviyeyi görecektir. Önemli olan ise o güne kadarki dönemi en az zararla atlatabilmek ve ortamı manipüle edecek spekülatif hareketlere meyletmemektir ve yine unutmamalı ki hepimiz aynı gemideyiz. Hiçbirimizin eğer varsa zor günler için hazırladığı filikası, yok yere koparılacak bir fırtınayı aşamaz. Bize düşen çalışmak, üretmek, istihdam ve ihracatımızı artırmaktır. Aklıselim davranıp, ticaretin temel esaslarını sekteye uğratmayacak şekilde günlük yaşamımızı sürdürmek ve bunu baltalamaya yönelik her türlü girişimin önünü hissedildiği andan itibaren kesmektir. Biz inanıyoruz ki iş dünyasında, içinde bulunduğu durumun hassasiyetini ve gereğini kavrayamayacak düzeyde hiç kimse yok. Herkes elini taşın altına koymuş durumda. İş dünyamızın, gereksiz meşguliyetlere dalarak enerjisini boşa harcatacak, boşa kürek çektirecek spekülatif oyunlara zaman harcayacak kadar ne boş vakti vardır ne de her koşulda devleti ve milletinin çizgisinden bir adım bile ayrılmamış iş verenlerimiz, dedikodulara kulak kabartıp rotasını belirleyecek kadar işgüzardır. İş dünyası olarak, gerekli önlemlerin uygulanmasıyla, ekonomimizin yeniden dengelenerek sürdürülebilir büyüme sürecine süratle döneceğine inancımız tamdır” şeklinde konuştu.

Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile