Kültür Merkezi'nde verilen seminerde konuşan Kızılay Şube Başkanı Yener Tanık, bir sivil toplumu kuruluşu olmalarına rağmen, her zaman vatandaşın yardımına koştuklarını belirtti. Tanık "Bir sivil toplum kuruluşu olarak yalnız savaşta ve felaket anlarında değil, her zaman vatandaşlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Siirt İl teşkilatı olarak da vatandaşlarımıza ve kamu kurumlarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda emniyet teşkilatımız ile birlikte genel merkezimizden gelen iki uzmanın vereceği bu
semineri düzenledik. Bu seminerde emniyet teşkilatımız personeli, suni solunum, kanamalar ve benzeri ilk yardım konularında bilgi sahibi olacaklardır. Özellikle bu teşkilat mensuplarımızın her zaman zor durumda kalan vatandaşlarımızın yanında olduklarını göz önünde bulundurduğumuzda bu seminerin anlamı daha fazla ortaya çıkıyor. Önümüzdeki aylarda, bu tür seminerleri diğer vatandaşlara yönelik olarak da düzenlemeyi planlıyoruz" dedi.
Kızılay Genel Müdürü M. Ali Koç ise, "Yaşamımızın her alanında biliyorsunuz çeşitli risklerle karşı karşıyayız. Bazı meslek mensupları bu risklerle daha fazla karşılaşıyor. Ama şunu söyleyemiyoruz; şu kişilere ilkyardım eğitimi gereksiz. Çünkü biraz öncede söyledim. Apartmanda yaşıyoruz, çeşitli kazalarla karşılaşıyoruz. Pikniğe gidiyoruz, orada da çeşitli kazalarla karşılaşıyoruz. Yola çıkıyoruz trafik kazası, işe gidiyoruz iş kazası, spor yapıyoruz spor kazası. Bunları çoğaltmak mümkün. O zaman şu
sonuca varıyoruz. İlkyardım eğitimlerini herkes almalı. Çünkü bir kaza anında ilk müdahaleyi yüzde 95 oranında orada bulunanlar yapıyor. Peki, orada bulunanlar ilk müdahaleyi neye göre yapıyor? Ya kulaktan duyma bilgileriyle, ya da bilinçli bir şekilde yapıyor. Eğer bilinçli bir şekilde müdahale edilirse oradaki kaza zedeler şanslıdırlar. Zaten bir hasar olabilir ama o bilinçli müdahale sonucunda o hasar artmayacak. Tam tersine gelişi güzel dediğimiz, karga tulumba taşıma şeklinde dediğimiz ki çok
rastlıyoruz maalesef üzülerek. O zaman o kişi şanssız, iki kere şanssız. Zaten kaza geçirdiği için şanssız. Afetlerde de öyle, yüzde 73 oranında orada bulunan komşuları, diğer vatandaşlar, kim varsa onlar tarafından müdahale yapılıyor. O nedenle Türk Kızılayı afet sonrası toplumun zarar görebilirliğini en aza indirmek amacıyla biraz öncede ifade ettiğim gibi 1960 yılından beri ilkyardım eğitimlerini sürdürüyor. İlkyardım eğitimlerini Avrupa standartlarına kavuşturduk ve bunun sonucunda sağlık bakanlığımız
bir yönetmelik çıkardı, işyerlerinde en az bir kişinin ilkyardım sertifikası alması gerekliliğini getirdi. Şu anda Türkiye genelinde 28 adet ilkyardım şubesi oluşturuldu" diye konuştu.
Ulusal İlkyardım Program Yöneticisi Uzmanı Elif Taşkın da, "Ülkemizde yine trafik kazası ya da ev kazalarından dolayı bebek ölüm oranları çok yüksek. İstiyoruz ki bütün ev hanımları ya da anneler ilkyardım bilincine sahip olsun ki bebeklere yönelik ilkyardım uygulamalını bilsinler. İlkyardımda birinci unsur 112'ye haber vermek, tüm yurtta da biliyorsunuz ki 112 geçerli. Kaza sürecinde ilk olarak eldeki imkanlar kullanılır, ne zamana kadar tabi ki sağlık ekipleri gelene kadar. Ve bildiğimiz ölçüde ilk
yardım uygulaması yapıyoruz ve amacımızda hayat kurtarmak. Hayat kurtarmak çok önemli tabi biliyorsunuz dünyanın neresine giderseniz gidin ilkyardım aynı şekilde uygulanıyor. İnsan hayatı kurtarmak hem kurtaran için hem de kurtarılan için maddi değil ama manevi çok büyük önem taşıyor" dedi.
Ulusal İlkyardım Program Yöneticisi Uzmanı Elif Taşkın, ilkyardım ile ilgili manken üzerinde uygulamalı eğitim verdi. Semineri izleyen personele katılım belgesi verileceği açıklandı. Semineri Emniyet Müdür yardımcısı Sinan Beğenir ve 200 civarında emniyet personeli izledi.
Emniyet Teşkilatına İlkyardım Semineri
Siirt Emniyet Müdürlüğü Teşkilatı mensuplarına Kızılay Şube Başkanlığı tarafından ilkyardım semineri verildi.



















