Şov yapmak gibi bir derdin içinde değiliz

Şov yapmak gibi bir derdin içinde değiliz

Başbakan Erdoğan, 1. Dış Ticaret Müşavirleri Toplantısı'nda bir konuşma yaptı. Toplantıda katılımcılara seslenen Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu.

Başbakan Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar şöyle:

Büyükelçilerin toplantısına benzer bir toplantıyı bugün Dış ticaret müşavirleriyle yapılıyor olmasından memnuniyet duyuyorum.

Gerek ihracatımızın rekor seviyelere ulaşmasında rekorları elde etmemizde Dış ticaret müşavirlerimizin büyük katkısı vardır. Dünya'da Çin'den sonra 2. sıraya yükselmemizde, yurt dışı yatırımlarımızın olmasında bölgelere yayılmasında müşavirlerimiz önemli katkılar sağladı.

Dış politikamızda iki önemli başlık var yumuşak güç ve kaba güç. Yumuşak güç artık kaba göçün önüne geçmiş bulunuyor, bölgemizde ve dünyada etkinliğiniz artık silahla, tankla, tüfekle değil ekonomik güç, diplomasinizle ön plana çıkıyor. Bu yumuşak güç boyutuna dış politikamızda özellikle önem verdik. Her denklemde çözüme katkı vermek için yoğun bir mücadele sergiliyoruz. Bizim Türkiye olarak hiç bir ülkenin egemenliğinde gözümüz yok biz bölgemizde özellikle dünyada rol kapmak, şov yapmak gibi bir derdin içinde değiliz.

Küresel kriz içerisinde başta G-20 platformu olmak üzere düzenli harcama uyarılarımız gelmiştir. Biz ulaşabildiğimiz her yere Türkiye'nin barış, kardeşlik mesajlarını iletiyoruz. Bunun yanında Kızılay'la, TRT ile Dış Türk'ler başkanlığı ile Türkiye'nin barış mesajlarını tüm dünyaya iletiyoruz. Kızılay’la, TİKA'yla dünyaya yardım eli uzatıyoruz, Dış Türkler başkanlığımızla vatandaşlarımıza ulaşıyor onların dertlerine çözüm üretiyoruz. Burada da kurumlarımızı reformu etmenin hep gayreti içerisindeyiz, dış ticari ilişkilerimizde de ekonomik çıkarları hem Türkiye hem de irtibat içinde olduğumuz ülkeyi düşünüyoruz.

Tüm dünyada malum dış ticaret hacmi daralırken bizde de gerileme oldu ama 2010 yılını 114 milyar dolar gibi yüksek bir rakamla kapatmayı başardık. Dış ticaretimizin yapısı önemli ölçüde dönüşüme uğradı, ihracat yaptığımız ülkeler çeşitlendi. Türkiye'nin işadamları gerçekten başarılı bir performans sergiledi. Bugün İstanbul'dan, Londra'dan kalkan her uçağın içinde bakıyorsunuz ki elinde bavulla bir Türk işadamına rastlamak mümkün. Kimsenin giremediği, gitmediği yerlere Türk işadamları rahatlıkla gidip girebiliyor. 8,5 yıldır yatırımları arttırmak için ben ve bakan arkadaşlarım adeta mekik dokuyoruz, şu anda kollarımızı dünyaya uzatıyor ve dünyayı kucaklıyoruz. Bu heyecandan müşavirlerimiz kuşkusuz etkileniyor ve ona göre hareket ediyorlar.

Şimdi Türkiye'yi 2023 vizyonu ile farklı bir konuma oturtmak istiyoruz. Bazı hedefler koyduk, 2002'den bugüne 8 yılda Türkiye 3 kat büyüdü 230 milyar dolarlık milli gelirini 730 milyar dolara yükseltti. Kişi başına milli geliri önümüzde ki 12 yılda 2,5 kat artırarak 25 bin dolara yükselteceğiz. Bu hedefler içinde dış ticaretimiz önemli bir yer tutuyoruz, ihracatımızı 2008 sonunda 4 kat arttırarak 132 milyar dolara çıkarttık. Şimdi 114 milyar dolar olması bizim burada kalmamız anlamı değil bu geçici bir olaydır biz bunu aşıp bu yıl zaten 132'yi yeniden yakalayacağız. Bu dayanışmamızla olacak ve 12 yıl içinde de 4 katlık artışla ihracatımızı 500 milyar dolara yükselteceğiz.

Bu noktadan itibaren dış ticaret müşavirlerimizin yükü artıyor bazı Uzakdoğulu ülkelerin burada çalışma yöntemleri çok farklı hiç bir zaman ofislerinde oturup kalmazlar. Devamlı çalışır randevu alırlar, buralarda ki işadamları ile görüşmeler yaparlar sürekli bizde aynen bunu istiyoruz. Bizim arkadaşlarımızda evelallah durmayacak arı gibi girmedik delik bırakmayacaklar o ülkelerin yabancısı olmayacak oralara gidecek gelmeyen varsa davet edecek ve oraları nakış gibi işleyecekler. Yurtdışı teşkilatımızda 59 ülkede 69 merkezde 130 müşavirimiz görevliyken şimdi daha fazlası görev yapıyor ne gerekiyorsa biz yolunu açmaya hazırız. Bu büyük düşünmek değildir bu küçük düşünmektir, en kısa sürede yapacağımız atamalarla yurtdışında görev yapan müşavir sayımızı 205'e çıkartacağız. Alışkanlıkları bir kenara bırakıyoruz, artık alışkanlıklar peşinden gitmeyeceğiz, hedefler koyup bu hedeflerin peşinde olacağız. Özellikle belli saatler arasında ki mesai meftununu aklımızdan çıkartıyoruz. Devletimizin büyüklüğünü temsil ederken beraberinde adeta bir özel sektör temsilcisi gibi yatırımcı, araştırmacı gibi çalışmamız bu işin artık olmazsa olmaz şartıdır.

Bizim 10 yılların ihmalini telafi etmemiz gerekiyor, bununla da yetinmeyip 500 milyar dolar hedefine ulaşmamız gerekiyor. Biz milletin hizmetkârıyız, milletin bize emaneti olan bu makamları bizler zenginleştirerek bu makamlardan ayrılmalıyız. Makamlar bize değil biz onlara zenginlik katmalıyız biz o zaman yüceliriz. Hangi ülkede görev yaptığınızın hiç bir önemi yok, Afrika'da, Asya'da, Amerika'da olabilirsiniz şu ülke sıcakmış, bu ülke soğukmuş bunların önemi yok küreselleşen sermayenin artık sınır tanımadığı bir dünyada yaşıyoruz. Her bir müşavirimiz zekâsını, birikimini ortaya koymak suretiyle fırsatları görecek ve değerlendirilmesinde işadamlarımıza rehberlik edecek. Gittiğim her ülkeden ben yatırımcıyı buraya çekmek için buraya çaba sarf ediyorum. Bir kardeşimizin karne meselesini kendimize mesele edindik, yatırımcının bir alacak takıntısı mı var buna kadar yakından takip ettik. Zaman oluyor bunları yakından takip ediyoruz, ben başbakan olarak ülkemizde oralarda iş takibini yapıyorsan bizim müşavirlerimiz de bunu yapıyor olmalılar, yapıyorlardır da sağolsunlar. Bizim aynı şekilde yatırım ajansımız vasıtasıyla gerek dışardan gerek yerli bütün yatırımcılarımızın iş takibini yakın markajdan takip etmelerini istiyoruz.

Fuzuli'nin dediği gibi; Alemde sadece aşk vardır, gerisi dedikodudan ibaret. Biz dedikodularla zaman kaybetmeyeceğiz, aşkımızın gereğini yerine getireceğiz. Aşkla çalıştığınızda eminim ki bugünkünden daha güzel sonuçlara imzanızı atacaksınız bundan şüpheniz olmasın. Ülke ve millet sevdanızı işinize aksettirerek ülkenizi bugünlere taşıdınız Ankara sizin için hiç bir zaman engelleyici olmayacaktır biz engelleri açarak ufkunuzu açacağız. Bizimle aynı vizyonu taşımayan şurada yaşadığımız heyecanı bizimle paylaşmayan bir muhalefetimiz var ama biz bunu da engel olarak görmüyoruz ve görmeyeceğiz.

Muhalefet partilerinin bir kısmı siyaset tarihimizin en olmayacak vaatleriyle ortaya çıkmış durumdadır neyse ki bu vaatler para piyasalarında dikkate alınmıyor. Geçmişte bu tür söylemlerde para piyasalarında zelzeleler meydana geliyordu, muhalefet ciddiye alınmış olsa sadece söylemler bile faizleri yüksek seviyeye taşıyabilirdi. Sizlerde görüyor, yaşıyorsunuz dünyanın her yerinde siyasi partiler seçime giderken ortaya proje koyarlar, ülkenin geleceğine ilişkin bir vizyon açıklarla bizde ise muhalefetin kazançlardan rahatsızlık duyduğunu ve eline geçen her fırsatı değerlendirdiğini görüyoruz.

Türkiye'de güzel şeyler oluyor, sizler sayesinde, sizin emeklerinizle daha güzel gelişmeler olacak. İnşallah 2023'te Türkiye dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer alacak 8 yıl önce 26. sıradaydık şurada 8,5 yıl içinde 17. sıraya geldik olmaz diye birşey yok. Önümüzde ki 10 yıl içinde 7 basamak koyuyoruz bu 7 basamağıda biz sizinle beraber evelallah çıkarız.




Ana Sayfa
Manşetler
Video
Yenile