Erdoğan, konuşmasında Arap Baharı'ndan Libya'ya birçok meseleye değendi. Beklentilerin aksine Suriye konusuna doğrudan girmemeyi tercih eden Erdoğan, İsrail'e yönelik sert eleştirileri yinelerken, Filistin'in tanınmasının bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu ifade etti.
Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
Türkler ve Araplar tarihi dostluk ve kardeşlik bağlarına sahip evlatlarız. Aynı coğrafya üzerinde aynı medeniyeti aynı inancı ve ortak bier kültürü paylaştık. Nesilden nesile aktardık. Birimizin sevinci hepimizi güldürdü birimizin üzüncü hepimizi üzdü.
Bizler geleceği ortak çizilmiş iki milletiz. Toruna tahta bir oyuncak alamayan bir dedenin gönlü burkulur. Gazze'de ağlayan bir çocuk Ankara'daki annenin gözlerini doldurur. Burada yaşanan sevinç Türkiye'de aynı coşkuyla yaşanır. Zira biz köklü bir aileyiz. Aile içinde sevinçler paylaştıkça artar. Üzüntüler paylaştıkça azalır.
.jpg)
GÜN IŞIĞI ARAMIZDAN GEÇMEYECEK KADAR YAKIN OLMALIYIZ
Şimdi tarihi bir dönemeçteyiz. Birbirimizi daha iyi anlıyoruz. İstikbale umutla ve güvenle bakıyoruz. Türk ve Arap kardeşler oalrak aramızdan gün ışığının geçmesine izin vermeyecek kadar saflarımızı sık tutmalıyız.
Daha fazla özgürlük demokrasi hepimizin ortak şiyarı olmalıdır. zira halklarımızın geleceğe umutla bakmayı haketmediğini kimse iddia edemez. Mutlaka meşru yollarla karşılamaya mecburuz. Talepleri gayrımeşru yöntemlerle bastırmaya çalışanlar bugün olmasa yarın yanlışlıklarını anlayacaklardır. Evine ekmek parası götürmekten başka gayesi olmayan Muhammed Aziz'i tekrar hatırlatmıştır.
KARDEŞ HALKIMIZ ARAPLAR
Önümüzdeki Süreç meşakkatlidir zordur. Bu süreci terse çevirmek isteyen gizli mihraklara karşı tedbirli olmalıyız. Ama artık onların gücünü bahane edip çözümleri erteleme zamanı geçmiştir. Kardeş arap halkları asla belirsizliğe müsade etmeden bu süreci sonuçlandıracaklardır. Adalet çizgisine sadık kalınması halinde umut kapılarını açacak olan Allah'ın yardımı mukadderdir. Halkların beklentilerini vakit kaybetmeden karşılamak için reformların gerçekleştirilmesi elzemdir. Adaletin tecelli etmesi emniyet ve güvenin demokrasinin herkesi kuşatacak şekilde işlemesi duruşumuza bağlıdır. Kardeş halkların bu duruşunu saygıyla selamlıyorum.
Libya'nın yeraltı zenginliklerine bakarak değil kardeşlerime bakarak projeler üreten insanlara karşı bunları ifade ediyorum. Bunlar geleceği etkileyecektir. İnsanlık tarihinde çığır açmış yeniliklere imza atmış bölge insanı bugün olması gereken noktada değildir. Bizler bu akışı değiştirecek imkana sahibiz. Bu bağlamda Libya halkının özgürlük mücadelesini zaferle sonuçlandırmasını memnuniyetle karşıladığımızı belirtmek isteriz.
Biz Libya'nın BM Genel Kurulu'nda ve UGK'da da temsil edilmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Aklı selimin bu yönde tecelli edeceğine inanıyoruz.
ELİMİZİ HEP UZATTIK
Türkiye olarak Ortadoğu'daki gelişmelere kayıtsız kalmamızı bekleyemezler. Ortak tarihimizi de dikkate alarak söylüyorum. Bölgedeki her gelişmenin dinamikleri düşünülünce potansiyeilmiz aşikardır. Bölgenin dengelerinden ayrı düşünülmesi asla gerçekçi olamaz. Sürecin başından beri bölgemizde olan değişim ve dönüşüm sürecinde ihtiyaç duyan herkese elimizi uzattık. Muhabbetle elimizi tutanlar gibi elimizi havada bırakanlar oldu. Buna aldırmadan dostane telkinlerimizi ısrarla elimzi uzattık.
BARIŞIN ÖNÜNDEKİ ENGEL İSRAİL'DİR
Bu çağrım her ülke için geçerlidir. İsrail'de bu çağrıya dahildir. Kendi meşruiyetinin sarsan sorumsuz adımlar atmaya devame tmektedir. Tereddüt etmeden insanlık onurunu ayaklar altına alan çocuklara oyuncak götüren bir konvoya uluslararası sularda saldırı düzenleyecek kadar şirazesinden çıkmıştır. 9 Vatandaşımız şehit edilirken aynı şekilde 5 Mısır'lı kardeşimizin orda şehit edilmesi aynı değerdedir. Barışın önündeki engel İsrail'dir. İsrail tarafından kendi halkları ablukaya alınmıştır.
Mavi Marmara raporunun hiçbir hükmü yoktur. Gazze'ye yapılan saldırının tezleri kadar bu rapor bizim için Arapça ifadesiyle Ke'ellem yekündür.
Başta BM olmak üzere çevreler İsrail'in hareketlerine gözlerini kapamaya devam edilirse bu suçun faili olmaktan kurtulamayacaklardır. İsrail ne zaman makul sorumlu ciddi bir devlet olursa o zaman düştüğü yanlızlıktan kurtulacaktır. İsrail ile Türkiye'nin bir araya gelmesi için ön gördüğümüz şartlar geçerlidir. Şehit ailelerinden özür dilemezse karşılığını vermezse bir araya gelinmeyecektir. Gazze'den çekilmezse görüşülmeyecektir.
CİNAYET İŞLEYEN BİREYLER GİBİ DEVLETLER DE CEZA ALMALI
İsrail ile ilişkilerimizde bazı tedbirleri uygulamaya koyduk. Türk İsrail diplomatik ilişkileri 2. Katip düzeyine indirilmiştir. Doğu Akdenizde en uzun kıyısı olan Türkiye Doğu Akdeniz'de seyrüsefer serbestisi için her türlü önlemi alacaktır. Türkiye İsrail'in koyduğu ablukayı dikkate almamaktadır. Bu doğrultuda BM Genel Kurulu'nu harekete geçirmek için elimizden geleni yapacağız. Tarafımızdan tüm destek verilecektir. Daha güvenli bir dünya için bireyler gibi devletler de cinayetlerin bedelini ödemek durumundadır. Türkiye olarak ülkemize ve uluslararası bütünlüğe yapılan eylemlere gerekenleri yapmaya devam edeceğiz.
FİLİSTİN DAVASI KÜRESEL BARIŞ MESELESİDİR
Filistin davası ayağa kalkma ve dik durma ifadesidir. Adaletten hak ve hukuktan yana olan bütün devletlerin ortak davasıdır. Bu mesele asla herhangi bir mesele değildir. İsrail Filistin meselesi devletler arası meselenin ötesinde insanlık meselesidir. Sadece Ortadoğu açısından değil küresel barış açısından önemli bir meselesidir.
Gazze bu durumda oldukça uluslararası düzeyde hak anlamında meşrutiyet genişleyecektir. Zulüm üzerinden siyaset yapanlar zulümlerinin ebedi olduğunu zannedenler sonunda muhakkak kaybedeceklerdir. Filistinli kardeşlerimiz özlemini çektikleri devlete kavuşmalıdır. bu nedenle özlenen devlete kavuşları artık uygundur. Bütün gücümüzle hep birlikte bu devleti destekliyoruz.
Filistin'i çok yakında önemli bir statüde göreceğiz. Bu klonuda Filistin'li kardeşlerimizde ellerinden geleni yapmaları gerekmektedir.
Artık Gazze'li kardeşlerimizin de bayralarının BM'de dalgalanmasının zamanı gelmiştir. Gelin o bayrağı en kısa zamanda göndere hep beraber çkelim. Gelin Filistin bayrağını göndere çekelim ve o bayrak Ortadoğu'da barışın simgesi olsun.
Bu duygu ve düşüncelerle konsey toplantınızın başarılı geçmesini ve hayırlı olmasını diliyorum hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Fiyamanillay. Minesselam.



















