İzmir’in Çiğli İlçesi’nde oturan 2 yıllık evli S.B., eşinin 1 yıl boyunca kendisine şiddet uyguladığını ve bardakla yüzünden yaraladığını iddia ederek polise başvurdu. Hamile olduğu belirtilen genç kadın eşinin yanına gitmek istemeyince Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü devreye girdi. S.B.’yi devlet koruması altına alıp, sığınma evine yerleştirdi. Şiddet mağduru S.B., Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne dilekçe vererek eşinin tecavüzü sonrası hamile kaldığını belirtti. Genç kadın “Eşim bana tecavüz etti. Bebeği istemiyorum. Eşimde kürtaj yaptırmama razı olmadı. Bebeği doğurmak istemiyorum. Beni koruyan devlet bana kürtaj yaptırsın” dedi.
ACİL KARAR ŞARTI
Sosyal Hizmetler İlMüdürlüğü, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’ne acilen dilekçe yazarak, S.B.’nin, yasal yoldan kürtaj talebinin gerçekleştirilmesini istedi. Ayrıca dilekçede S.B.’nin bebeği düşürmek için ilkel yollar denediğini, bebeğin 9 haftalık olduğunu, yasalara göre alınması için 10 haftalık sürenin geçirilmemesini, bu nedenle kararın acilen verilmesi gerektiğine yer verildi. Sağlık Müdürlüğü, gönderdiği yazıda kadının karnındaki bebeğin alınması için 2827 Sayılı Kanun’a göre, eşinin imzasının gerektiğini, olmadığı takdirde de kürtajın gerçekleşemeyeceğini açıkladı. Bunun üzerine şok yaşayan S.B., Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne ikinci bir dilekçe vererek “Eğer kürtaj olmazsam, kendime ve bebeğe zarar veririm” diyerek intihar edeceğini yazdı. Şiddet gören kadının kendisine zarar vermemesi için kurumları harekete geçiren Sosyal Hizmetler İlMüdürlüğü, İzmir Barosu İnsan Hakları Müdürlüğü’ne yazı yazarak hukuki görüş istedi. Avukat DevrimCengiz’in hazırladığı raporda, genç kadının eşinin tecavüzüne uğradığı, şiddet gördüğü için TCK’nın 99/6.maddesi gereğince, cinsel saldırıyı gerçekleştiren eşinin rızası alınmadan, acilen kürtaj yapılabileceğini bildirdi. Cengiz ayrıca, Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi’ nin örnek kararları bulunduğunu da belirtti.
ÖZELDE YAPTIRABİLİRDİ
İzmir barosu avukatlarından Aykut Dikencik, tecavüz mağduru kadının devlet ve özel hastanelerde eşinin rızası alınmadan kürtaj yaptırma hakkı olduğunu belirtti. Dikencik, “2827 sayılı Nüfus Planlama Kanunu’na göre, gebeliğin sona erdirilmesi için eşinin imzası şarttır. Ancak, kadın tecavüze uğramış ve bunu belgelemiş ise eşinin imzası gerekmez. Kendi rızası ile gebelik sona erdirilir. Tecavüz yok, eşinin imzası da alınmadan gebeliği sona erdirilmiş ise eşi kürtajı isteyen anne ve doktor hakkında dava açmaya hak kazanır” dedi.
Kürtajla bu bebeği alın yoksa canıma kıyarım
İzmir'in Çiğli İlçesi'nde oturan 2 yıllık evli S.B. “Eşim tecavüz etti, hamile kaldım” diyerek kürtajla bebeği aldırmak istedi. Ancak İl Sağlık Müdürlüğü “Kocanın da izni şart” gerekçesiyle bu talebi reddetti. “Kürtajla bebeği alın yoksa canıma kıyarım” diyen kadına baro sahip çıktı.



















