Sümer Mahallesi`nde oturan Mehmet Ali Irmak (34), evinde yeniçeri yatağanları yapıyor. Irmak, 7 yıl önce antikacıdan aldığı bir kılıçla bu işe merak sardığını anlatarak, "Yeniçeri yatağanına merak duydum ve bunu imal etmeye başladım. Yaptığım araştırmalarda bu kılıç kültürünün kaybolduğunu fark ettim. 7 yıl çalışarak bu işi öğrendim. Gösteriler yaparak bu kültürü tanıtmak ve yaşatmak istiyorum. Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Gençlik Spor Bakanı Suat Kılıç`tan bu sporu desteklemesiniistiyorum" dedi.
Irmak, "Yatağan, pek çok doğu kılıcı gibi kavislidir ancak geleneksel kılıçların aksine keskin ağzı içe gelecek biçimde ters kavislidir. Çarpışma anında yüksek strese maruz kalan yatağanların ağızları çelikten, sırtları ise esneklik kazanması için demirden yapılırdı. Sapındaki kulaklar bileği kavrayarak kılıcın savrulmasını kolaylaştırır. Halk arasında kulaklı diye de bilinir. Genelde sapından sırtına doğru uzanan bir kemer, darbe anında kırılması muhtemel olan bu bölgeyi destekler. İç kısmı keskin, dışkısmı ise küttür. Yatağan, görünüş itibarıyla doğu esintileri taşısa da kullanımı daha ziyade Romalıların "gladius"larına benzer. Zira, pala, şimşir gibi kılıçlar, darbe enerjisini bıçağa yayarak kesme üzerine odaklanırken, düz kılıçlar daha çok enerjiyi kılıcın ucuna yakın odaklayarak daha sert darbeler vurulmasını sağlar. Yatağanda ise, kılıcın ucu keskin kenar üzerine yatırılarak uç kısmının açısı değiştirilmiş, kılıç daha çok baş-boyun bölgesine vurulması için geliştirilmiştir. Boyna inen sert birdarbe, bu bölgede zaten zayıf olan ortaçağ zırhlarından pek etkilenmeden hasmı öldürebilir. Avrupalılar bu kullanım tarzına istinaden bir çift yatağana "kelle makası" demişlerdir" açıklamasını yaptı.
Mehmet Ali Irmak, Kurşunlu Külliyesi`nde yatağanın nasıl kullanıldığını gösterdi.
Evinde Yeniçeri Yatağanı Yapıyor
Eskişehir`de bir vatandaş, evinde yeniçeri yatağanları imal ediyor.



















